<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230</id><updated>2012-01-19T14:37:28.333+02:00</updated><category term='Köşe başı emlakçışarla diyaloglar part 1'/><category term='e'/><category term='Ulusa sesleniş'/><title type='text'>Emlak toplumun cerahatinin aktığı yerdir.</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>357</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-3636664028192731606</id><published>2011-05-28T08:39:00.007+03:00</published><updated>2011-05-28T10:08:42.926+03:00</updated><title type='text'>"Dağlar Köyler Türkü Söyler. Dağlar Köyler Yolun Gözler."</title><content type='html'>Modern toplum ve kapitalizm tüketim,hız ve önemlisi başarı odaklı bireyler ister. Birey hızla tüketmeli ve başarılı olmalıdır. Ölümsüz gibi çalışmalı ve tüketmelidir hatta. İşyerine kendini ait hisseden çalışanlar yaratmak ve bu çalışanların yaptığı işi istatistiklere göre değerlendirmek kapitalizmin önemli mihenk taşlarından. Tabi çalışan kendini işyerine ait hissetiği anlarda tekmeyi yer o ayır. Trajikomik bir şekilde modern bilimleri yaratan, insanlık tarihindeki büyük buluşları olur kılan matematik, sosyal bilimlere girince insanı tüketen bir bilim olmuştur. Çünkü bir insanın yaptığı herşeyi ölçmek ve buna göre başarılı ya da başarısız kılmak o insanı tüketmeye yol açmıştır. Günde x kişi ile görüşüp bunların y tanesinden randevu alıp z adet satamazsan başarısızsın. Liderlik vasfın iyi ama insanları ikna konusunda yetersizsin ( ikna kabiliyeti: insanlara ihtiyaçı olmayan malları sokma kabiliyeti). Gibi sonsuz değerlendirmelerle insanı yetersiz hissetiren bu ölçümler işveren açısından mantıklı görünebilir. Çünkü kar odaklı olmayan işletme batar. Bu arada sorsan tüm firmalar insan odaklı. İnsanı s... odaklı. Modern toplumun modern köleleri olan bizlerden beklenen it gibi çalışıp domuz gibi tüketmemiz. En az 12 saat işyerinde geçirip,ortalama 6 saat uyusan 2-3 saat yeme içme sıçma desen Kalan 2-3 saatte tv izleyip sevişirsin. İşte bu çılgın döngüde önemli olan senin sürekli tüketmen yeni tv, yeni araba, yeni sen, evet yeni sen almalısın. Spor salonlarına gitmeli, estetik ameliyat olmalı, diyetisyene domalmalısın. Ne için tüm bunlar bilen yok. Bu sistemde para kazanırsan 40 yaşından sonra abuk subuk "New Age" uygulamalarla ruhunu ararsın. Paran yoksa kahvede pişti oynarken ararsın hayatın anlamını.&lt;br /&gt;Psikeart dergisinin son sayısının konusu olan tükenmişlik üzerine dergide yazan makaleleri okuduktan sonra aklımda bu düşüncelerle Zincirlikuyu Metrobüs durağına geldim geçen Pazar. Katar katar Fenerbahçe sevdalılarını taşıyordu Söğütlüçeşme'ye giden metrobüsler. Maç Sivas deplasmanında olmasına rağmen İstanbul'un dört biryanından insanlar maç Kadıköy'de imiş gibi formaları üstlerinde kutsal topraklara doğru gidiyordu. Bri yandan maç sonrası şampiyonluk kutlamalarını Bağdat Cadde'sinde yapma fikri vardı akıllarda. Diğer yandan ise Denizli ve Trabzon facialarına bir yenisi daha yaşanacaksa o akşam dostlarının kendisi ile aynı duyguları paylaşanların omuzlarında ağlamayı tercih ediyordu insanlar.&lt;br /&gt;Benim içinde durum aynı idi. Cuma akşamı Trip'de çalarken Mete ben Mert başımıza ne gelecekse birlikte iken gelsin diye Vintage'da buluşmaya karar vermiştik. Hertürlü vodoo'yu yapmış bir halde gündüz 15.00 sularında bir araya geldik. Sister Müge İngiltere'den gelerek , Cem Bak ise Moda'dan çeteye dahil oldular. Ben Tuborg Gold Mete ve Mert Buzbağ kırmızı mesaisine başladık. Ben 8. Tuborg Mete ve Mert 3. Buzbağ'a geldiğinde maç başladı. Dükkanda laptop'un karşısına yarım ay şeklinde dizilmiştik. İlk gol gelince tamam bu iş dedim. Beraberlik golünü yiyince ise alkolle uyuşmuş beynim izleme bu sefer dayanamam komutunu verdi. Bende bu komuta uyarak laptop'un arkasına geçtim. Benim sadık yarim Tubor Gold'un 9. sunu açtım.&lt;br /&gt;Müge de yanıma geldi. Bende Tüketim Toplumu Ve Tükenmiş Birey'i arkadaşlarla geçirdiğimiz cennetten çalınmış saatlerle aşabileceğimizi düşünmeye başladım. Ölürken eğer gözlerimizin önünden bir film geçiyorsa bu filmin mutluluk dolu dakikaları sevdiklerimizle geçirdiğimiz anların toplamı olacak sanırım. Bu düşüncelerden sıyrılmama hayata geri dönmeme sebep olacak goooool gürültüsü ile irkildim. Maestro Selçuk Leo Franco gollerine bir yenisini ekleyerek akşamın başlığını " Sefiller" den "Zafere Kaçış" a çevirmişti. &lt;br /&gt;Valencia'da bir otel odasında bizim gibi internetten maçı izleyen ama İspanya'da olmasına rağmen görüntüye bizden önce ulaşan Zafo'nun " Alex ne yaptı " mesajını görünce 3 oldu dedim çocuklara. 1 dakika sonra bizde de gol oldu.&lt;br /&gt;Bu iş bitti derken 3-2 , 4-2 ve 4-3 seanlarını yaşadık. Ben skorları önceden öğrenme vodoo'suna devam ettiğim için Vintage yayınından hep önde oldum. Bu sayede 4-3 ızdırabını yaşamadan maç bitti. &lt;br /&gt;Sevinç ve rahatlamanın verdiği duygu boşalması ile ağlayarak kutladık birbirimizi.&lt;br /&gt;Ben aylar öncesinden psikolog sevgilim için biletlerini aldığım " Black Heart Procession" konserine yetişmek üzere koşarak metrobüse yönlendim. Konserin maç ile aynı güne geldiğini gördüğüm ilk an ya sıçarız ya kutlarız konserde demiştim. Mekana vardığımda ilk şarkıyı duydum 10+ Tuborg Gold etkisi ve gotik hüzün diye adlandırdığım müzik  ile merdivenlerde huzur dolu bir uykuya daldım.&lt;br /&gt;Normalde  psikolog ağzıma sıçardı. Ama sezonun duygusal yorgunluğunu atmam için bana o akşamlık izin verdi. Konserin 2. yarısında beni uyandırdı eve döndük. &lt;br /&gt;Ben uyandığımda beynimde "Dağlar Köyler Türkü Söyler. Dağlar Köyler Yolun Gözler." dizelerinin dönüp durduğunu farkettim şampiyonluk yazısının başlığı bu olur dedim. Kutlu olsun hepimize. Birde unutmayın ,sevdiklerinizle geçirdiğiniz anların değerini bilin. Tekrarı olmayabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-3636664028192731606?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/3636664028192731606/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2011/05/daglar-koyler-turku-soyler-daglar.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3636664028192731606'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3636664028192731606'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2011/05/daglar-koyler-turku-soyler-daglar.html' title='&quot;Dağlar Köyler Türkü Söyler. Dağlar Köyler Yolun Gözler.&quot;'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-5104614902569345030</id><published>2011-05-07T10:13:00.008+03:00</published><updated>2011-05-13T22:49:18.964+03:00</updated><title type='text'>"Kaç Kere Yemin Ettim, Kaç Gönüle de Girdim. Sensiz Yapamıyorum Ah Yine Geri Geldim."</title><content type='html'>Normalde maçları oynandıkça sıra ile yazıyorum. Ancak bloglar kapalı olduğu için bu yazıda flash back yaparak geriye döneceğiz. Yazdığım şu iki satır yazıya baktım. Güldüm. Sanki neyi ne zaman yazdığımı umursayan var da:)&lt;br /&gt;Neyse sayın dinleyenler, 3 hafta öncesine gidiyoruz. Gaziantep maçındayız. Dakika 90 maç 0-0. Bu sonuç ile maç biterse şampiyonluk Dulcinea ile Don Kişot'un arasındaki aşk gibi hayal olacak. Ben solumda oturan Mete beye döndüm ve " Ben artık dayanamıyorum, bu maç böyle biterse bu sezon başka maça gelmem, hatta önümüzdeki sezon kombinede almam" dedim. Mete ise " Tek acı çeken sensin sanki bir bekle şimdi Stoch bir şeyler yapacak içime doğdu dedi. Ben " Siktir " dedim içimden. O anda Gökhan sağdan topu Stoch'a verdi. Mete " Vur oğlum vur dedi" Oğlu vurdu. Top direkten geri geldi. O an kaderimle göz göze geldim. "Şimdi değil en azından bugün mahvolmayacak herşey " dedi. Direkten dönen topa kimin vurduğunu göremeden üstüme insanlar atladı. Maçı aldık. Çıkışta Mete bey sigara yaktığında ben "SEVMEKTEN KİM USANIR" dedim. "Ne" dedi Mete. "Yok bir şey Celine'nin okul yemeği var Psikolog , kuzen Serkan ve eşi oradalar ben metrobüse atlayıp oraya gidyorum" dedim.&lt;br /&gt;Metrobüsten Zincirlikuyu'da indim. Taksiye bindim. "Laleli Ramada otel"  dedim. 1987 yılında GS Es-Es'i yenip 14 yıl sonra ilk kez şampiyon olduğunda ben Lale'lide bir dükkanda Yugoslav turistlere triko satıyordum. O dönemde Armada otel Hasanpaşa fırının üzerinde açılmıştı.Bundan mütevellit oraları çok iyi bilir-yordum-dim.&lt;br /&gt;Laleli'ye gelince ben indim. Önce Kapalıçarşı'ya doğru yürüdüm. Otel yok. Sonra aşağı doğru yürüdüm otel yok. Ulan hala sarhoş olamam otel buralarda diye düşünürken baktım yol bitmiş. Otel yine yok. Taksicilere yoldan geçenlere soruyorum. Bilen yok. Çıldırıcam....... Bir büfe gördüm, Ünv.'ye yakın. " Birader Ramada otel nerede idi? " dedim. Eleman bana bakmadan " Bilmiyorum " dedi. Bende " Lan burada bir yerde nasıl bilmezsin" dedim. Eleman " Kardeşim bilmiyoruz ne var uzatma " dedi. Ben " Lan bir şey almadık diye artistik yapıyorsun buralarda bir yerde şerefsiz" diye bağırınca, orada bulunan beyaz saçlı taksici amca yanıma geldi." Sen gel hele buluruz orayı sakin ol" dedi. Taksiye binince aklıma en sonunda Psikoloğu aramak geldi. Psikolog " Ne Ramada oteli Armada otel" dedi. &lt;br /&gt;Taksiciye " Boşver abi Ramada oteli biz Armada otele gidelim" dedim. yolda "TADINA DOYUM OLMAZ "  demişim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O maç gecesi sonrası takip eden hafta içi psikolog sevgilimin annesi geldi. "Buca maçını ne yapacağız" dedi. "Ben Digiturkwebtv' den bağlarım" dedim. "Mete ne yapacak" dedi. "O izlemez "dedim.&lt;br /&gt;O Pazar günü sporumu yaptım. 9 bira aldım. Eve geldim. İzlediğim ve kazandığımız maçlarda olduğu gibi yine Yemek Sepetinden pizza söyledim. Mete aradı ve "Ajan ben bu maçı izleyeceğim "dedi&lt;br /&gt;Maç başladı Lan N'oldu Derken Buca koydu. H'stir diyemeden Emre attı. Ben 8. birada iken devreyi 2-1 geride kapatınca  " İkinci yarıyı izlemeyeceğim, bu maçı kaybedersek bir daha maça gitmem hayatım boyunca da Fener'i izlemem" dedim. Psikolog " Sen ilk defa ciddisin" dedi.&lt;br /&gt;Koltuğa attım kendimi. Behzat Reis'i izler gibi yaptım. Psikolog sevgilimin annesi "Ben maçı izliyeceğim ,bağlayacağım" dedi. &lt;br /&gt;Ben koltukta otururken 3-1 geriye düştüğümüzün mesajı geldi.Ben Mete'ye iyiki maçı izliyorsun anlamına gelen bir mesaj attım :)&lt;br /&gt;Psikoloğun annesine baktım. Tepkisiz durmaya çalışıyordu. Penaltıdan 2-3 olunca bana "Bir gol yedik ama attık." dedi.&lt;br /&gt;Ardından goller yağmur gibi geldi. Biz birbirimize sarılmış ağlarken ben şarkının diğer kısımlarını geçtim ve " KAÇ KERE YEMİN ETTİM , KAÇ GÖNÜLE DE GİRDİM, SENSİZ YAPAMIYORUM. BAK YİNE GERİ GELDİM" dedim.&lt;br /&gt;Arada Karabük maçı oldu. Ben kombineyi yeniledim. Mete İngiltere'ye gitti,geldi. Diana'nın oğlu (Charles'in değil) evlendi. Ben 10.000 kere " Sevmekten Kim Usanır " dinledim. Bu yazıyı yazmaya karar verdim. &lt;br /&gt;Pazar günü A.Gücü ile oynayacağız. Orada olacağım. Sonuç ne olur bilemem. Ama ben Mavi Ay'ı izlerken David Addison'unun Maddie Hayes ile birlikte olamama ihtimalini biliyor buna rağmen tutku ile her Cuma diziyi izliyordum. Ya siz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-5104614902569345030?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/5104614902569345030/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2011/05/kac-kere-yemin-ettim-kac-gonule-de.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5104614902569345030'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5104614902569345030'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2011/05/kac-kere-yemin-ettim-kac-gonule-de.html' title='&quot;Kaç Kere Yemin Ettim, Kaç Gönüle de Girdim. Sensiz Yapamıyorum Ah Yine Geri Geldim.&quot;'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-914118491549540791</id><published>2011-05-02T09:55:00.006+03:00</published><updated>2011-05-03T10:05:48.338+03:00</updated><title type='text'>Bloglar Açılsın Çatışmalar Başlasın</title><content type='html'>Bloglar açılmış. Yazmayalı zaman geçti. Hayat geçti. Birikti mi? Hep birlikte göreceğiz. Artık önümüzdeki yazılara bakacağız. Elimiz alışsın, yeni tarihli bir kaç satır bulunsun diye başlayalım.&lt;br /&gt;Mete bey İngiltere'de. Vintage Records sakinlerinden Cem ve sevgili eşi Esen de oradalar. "Sen niye gitmedin?" diye soranlar olabilir. Vakit, nakit, hayat-memat durumları diyelim. Bana bu Temmuz'da Güney Batı Fransa Şarap Amirliği yazmışlar. Geçen sene gösterdiğim performansı beğenmişler.&lt;br /&gt;Dün yine, yeniden 1 Mayıs idi. Twitter'a yazdım. "İşçilik bir meslek değil hayata karşı duruştur. İşçiyiz, haklıyız ama kazanır mıyız onu bilemem." Adını sanını bilmediğim birilerinin yıllarca süren direnişi sayesinde Taksim halkın oldu, yeniden. Senelerce cop yiyen gaz yutanlara tek tek helal olsun.&lt;br /&gt;Ben bir tek Pazar günü çalışmayanlar familyasındanım. Tatil demeye dilim  varmıyor. Tuzlu su içmek gibi. &lt;br /&gt;Sabah kahvaltı sonrası Celine'i voleybol antremanına götürdüm. Beşiktaş'ta voleybola başladı. Bana çok laf sokan oldu. Ya Beşiktaş'lı olursa diye. İnsanlar Bask'lı değilse eğer tuttuğu takım dışında takımlarda oynayabilirler dedim onlara. Biri kimliğin, diğeri işin, hobin neyse. Ayrıca Beşiktaş'ta oynadı diye Beşiktaş'lı olacaksa NDS'de okuyor diye de Fransız olması gerekir.&lt;br /&gt;Psikolog sevgilimin annesi, 3 kız çocuğundan, bir eşinden  hayır gelmeyince sınır tanımaz Fener sevgisinin karşılığı olarak maça götürme eylemini benden istemişti. Mete beyin boşa çıkan kombine kartı bende olunca atla gel dedim. İzmir'den geldi. Ciddi olduğunu anladım. 68 yaşında kalbinde stent var. Normalde yatak odasına bile taksi ile giden biri olduğu için son bir test olarak metrobüs ile gidip geleceğiz ve yürüyeceğiz dedim. Ona da olur deyince gidelim dedim. Normalde maç başladıktan sonra alkollü maça giden ben, bu özel durumdan dolayı 17.30'da tribünde idim.&lt;br /&gt;Öncelikle hava o saatte aydınlık oluyormuş:)Nasıl vakit gececek derken Guiza sahaya çıktı. Tek tek tribünleri dolaşmaya başladı, ben de ağlamaya. Daha sonra Fenerbahçe sahaya çıktığında Alex takımı tribüne götürdüğünde, Fenerbahçe bayan basketbol takımı, erkek voleybol takımı, U-15 futbol takımı tribünleri selamladığında da ağladım. Oysa göz yaşlarımı bitti sanmıştım, bundan 1 sene önce....&lt;br /&gt;Maç başladı hayt huyt derken sevimli şirin Stoch çaktı köşeden. Hayat böyle dansöz sayın dinleyenler dedim golü görünce. Ne alaka diyecekseniz. Stoch sezon başından beri 100 kere vurmuştur o şutu ama o top hiç girmiyordu. Son 3 haftadır Stoch yeniden popüler oldu her şey pozitif ya, o top da girdi. Erken gelen gol ilk randevuda kızı öpmeyi başarmak gibidir. Üzerinizden baskıyı kaldırır. Vücudunuzda bulunan kanın malum yerde toplanmayıp eşit dağılmasına dolayısı ile mantıklı düşünmenize yardımcı olur. Ama son kullanım süresi vardır. 2. golü makul bir sürede bulamazsanız ters bir atakta gol yeme katsayısı artar. Tam ben bunları düşünürken Fenerbahçe 3-4 gol kaçırdı. Ve fakat İ.B.B savunmasında ve orta sahasında çok iyi organize olup hücum hattında işi pek ciddiye almıyordu. Yinede İ. Akın'ın ve onlarda oynayan kızıl kafanın 1'er şutu bizi sıkıntıya sokmadı değil. &lt;br /&gt;Son 10 dakika rakip oyunun üstünlüğünü eline geçirince böyle bitse şu yarı diye düşünmeye başladım. Ama Prof. Dr. Alex ,G. Gönül'ün ortasına futbola yeni başlayanlara ders mahiyetinde bir kafa atınca ilk yarı 2-0 bitti.&lt;br /&gt;Aslında maç o anda bitti.&lt;br /&gt;İkinci yarı aklımda kalan tribünlerin şampiyonluk çoşkusu ve iştahı ile yaptığı şovlardı. Son 15 dakika Guiza'nın oyuna girmesi dışında sıradışı bir şey olmadı desem yeridir.&lt;br /&gt;Maç bitti. Metrobüs ve taksi ile eve döndük. 8 senedir aynı yerde kombinem olduğu aklıma geldi. 7 senede 3 şampiyonluk 3 tanede 2. lik gördüm. Ama geriye bakınca aklımda 2 kez son haftada kaybettiğimiz şampiyonluk ve ya bu senede olursa korkusu var. Televizyona baktım Behzat Reis vardı. Onun tüm gerçekliği , tüm kaybedenliği bana fazla geldi. Ağlamaya başladım. Ama bu kez yaşlar içime içime akarak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-914118491549540791?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/914118491549540791/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2011/05/bloglar-aclsn-catsmalar-baslasn.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/914118491549540791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/914118491549540791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2011/05/bloglar-aclsn-catsmalar-baslasn.html' title='Bloglar Açılsın Çatışmalar Başlasın'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-2545537449254700029</id><published>2011-03-01T12:43:00.004+02:00</published><updated>2011-03-03T16:21:48.721+02:00</updated><title type='text'>"Deden de Kabile Büyücüsü Müydü Be Mübarek"</title><content type='html'>Benim gibi maç hastaları bilir. Hayatımız totem yapmakla geçer. Takımın kazandığı maçta yapılan bir hareket, giyilen bir kıyafet, aranılan bir kişi, içilen ya da yenilen şey fetiş olur insana. Kaybedinceye kadar. Kaybettiğinizde başınıza gelen olaylar başınıza gelmesin diye de özel bir çaba gösterilir. Hatta bu totemi yaptığını bildiğiniz takımdaşınızı da kontrol edersiniz yapsın gereğini, unutmasın diyerek. Ve gelen galibiyetler sonrasında maçı siz kazandırmış gibi sevinirsiniz; dolayısı ile bu sene Fenerbahçe'nin Sivas maçı ile başlayan galibiyet serisinde benim de payım var:)&lt;br /&gt;Bakalım neler yapıyorum son dönemde:&lt;br /&gt;Sivas maçına özellikle gitmedim. Kombinemi başkasına verdim. Maçı izlemedim, dinlemedim. Alışveriş merkezinde takıldım. Ama 75. dakika olduğunda hala gol olmadığını görünce otoparka indim. Arabada radyoyu açtım. Faul oldu. Alex topun başına geçtiğinde sesi iyice açtım. Gol olunca araba ile otoparktan çıktım.&lt;br /&gt;Ligin ikinci yarısı ilk maçında Trabzon Ankaragücü ile kendi evinde oynuyordu. Ben sporda idim. İlk 10 dakika yürüyüşüm sırasında Trabzon 1-0 önde idi. Ağırlık çalışmaları sonunda koşu bandına çıktığımda CNN Türk kanalını açtım. Sağ üstte maçın skoru yazıyordu. Ben yürürken maç 1-1 oldu. Ben yürüyüş bittikten sonra maç bitene kadar banttan inmedim. Ve o günden sonra Trabzon'un maçları saatinde sporda olmayı kaçırmadım. &lt;br /&gt;Trabzon ve Bursa maçları için daha sonra şöyle bir taktik gelişti. Mete maçları izliyor, ben ise ne izliyor ne de dinliyorum. Sonuç ortada :)&lt;br /&gt;Trabzon ile oynayacağımız gün aklıma en son Trabzon'a 5 attığımızda karşıya vapurla geçtiğim geldi. Normalde metrobüs ile geçerken o gün vapurla geçtim. Evden çıkmadan önce zamanında bir maça kırmızı kazak giydiğim ve maçı kazandığımız geldi. O gün kendi kendime "Maça benden başka kırmızı kazak giyip gelen yoktur" demiştim. Bunu hatırlayınca eve dönüp üstümü değiştirdim. Maçı kazandığımız için o günden bu yana tüm iç saha maçlarına kırmızı kazak ile gidiyorum.&lt;br /&gt;Yıllar önce Daum'un ilk senesinde şampiyon olduğumuzda radyoda yaptığımız programda bir dua uydurmuştum. Ve onu söylediğim her maçı kazanmıştık. Aklıma o geldi. Ve Twitter'a Kayseri  maçı öncesi yazdım. Kazandığımız için BJK ve Kasımpaşa maçlarında da devam ettim. Dua şöyle "Allah'ım sen Fenerbahçe'nin kalesini geçilmez, şutlarını tutulmaz, oyuncularını yorulmaz, şampiyonluklarını sürekli eyle yarabbim."&lt;br /&gt;Şimdi önümüzde Mete ile son 2 senedir GS maçlarında yaptığımız Mete'nin evine gidip telefonlar kapalı DVD izleyerek maçın sonunu bekleme vodoo'muz var.&lt;br /&gt;Bu benzeri konular bu işin tuzu biberi oluyor. Ama insan düşünmeden edemiyor.&lt;br /&gt; " Acaba büyük büyük babam kabile büyücüsü müydü de bu kadar totem yapıyorum ?"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-2545537449254700029?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/2545537449254700029/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2011/03/deden-de-kabile-buyucusu-muydu-be.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2545537449254700029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2545537449254700029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2011/03/deden-de-kabile-buyucusu-muydu-be.html' title='&quot;Deden de Kabile Büyücüsü Müydü Be Mübarek&quot;'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-371267964538342349</id><published>2011-02-23T17:09:00.003+02:00</published><updated>2011-02-23T17:33:49.329+02:00</updated><title type='text'>Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz.</title><content type='html'>Çok şey birikti,biliyorum. 1980'lerin sonunda  "Doğu Blok"u yıkıldığında üniversite'ye başlamıştım. Olan biteni anlıyordum. Çoğunlukla TRT 'den izlerdik. Çavuşesku ailesinin idam edilmesini hatırlamayan azdır benim kuşaktan. O dönemden aklımda kalan şey &lt;br /&gt;"Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz" cümlesidir. O dönemden sonra asla dünya düzeni aynı olmadı. Bir çok ulus devlet dağıldı. Spor organizasyonları dahil herşey baştan aşağı değişti. Yugoslavya hariç diğer dönüşümler az kanlı ve başarılı oldu. &lt;br /&gt;Tunus ile başlayan "Arap Devrimi" ya da adını ne koyarsanız koyun çok daha sancılı oluyor. Dış politika ile yakından ilgili bir birey olarak yıllardır fakir Arap ülkelerinde bu tür dikatörlüklerin nasıl ayakta kaldığını üç aşağı beş yukarı anlayabiliyordum. Ama bugün oluşan durumun olup olmayacağı soru işareti aklımın bir ucunda hep dururdu. Olacağına dair beklentim vardı dersem saçmalamış olurum.&lt;br /&gt;Libya dışında olup biten nispeten sağduyulu oldu diyebiliriz. Ama Libya özeli enteresan öyle görünüyor ki bu durum çok kanlı bir süreç ve son içerecek. Ama sellerin önüne set çekilmiyor. İnsanca yaşama hakkı olmayan birey yeri geliyor yaşama hakkından vazgeçebilecek psikolojiye gelebiliyor. Ölümle dahi korkutamaycağınız toplulukları önlemekte imkansız. Bu işin sonunda Kaddafi uzar ya da idam edilir.&lt;br /&gt;Türkiye özelinde seçilmiş bir iktidarımız var. Bakış açısına göre belirli açılardan da başarılı icraatları var. Ama gerek liderlerinin karakteri gerekse tek iktidarın verdiği fütursuzluk zaman zaman demokrasiden diktaya kaydığımız hissini veriyor bana. &lt;br /&gt;Öte yandan "Ergenekon" ve "Balyoz" operasyonları haklı gerekçe ve tutuklulamaları içerse de çok fazla kuşkulu işlem var. Bu da bir "Cadı Avı" havası veriyor.&lt;br /&gt;Görünen o ki bu iktidar en az bir seçim daha kazanacak. Ancak tüm toplumu kucaklayan bir tavır sergilemezler ise maalesef kendilerine oy vermeyen halk sadece onları onaylamayan değil onlardan en nazik ifade ile hoşlanmayan bir halk olacak. Ve bu zafer havası ve mağrur tavırlar karşı cephede negatif bir güç oluştaracak. Sonuçta da bu demokrasi ile başlayan daha iyi yönetme iddası bir kan davasına dönüşecek.&lt;br /&gt;Bu durumunda kimseye bir faydası olmaz.&lt;br /&gt;İktidara nacizane tavsiyem demokrasiyi çoğunluğun azınlığa tahakkümü olmaktan çıkarıp azınlıkta da olsa kendisine oy vermeyenleri de dinleyen ve kucaklayan bir hale getirmesidir. Tayyip Erdoğan'ının da dediği gibi " Hepimiz ölümlüyüz" Baki kalan hoş bir seda. Umarım öyle kalırız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-371267964538342349?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/371267964538342349/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2011/02/eskiya-dunyaya-hukumdar-olmaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/371267964538342349'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/371267964538342349'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2011/02/eskiya-dunyaya-hukumdar-olmaz.html' title='Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz.'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-6296991293408173397</id><published>2011-01-07T09:49:00.005+02:00</published><updated>2011-01-07T10:51:11.392+02:00</updated><title type='text'>" Papa'yı Neden Vurdum"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/TSbT-yUzzZI/AAAAAAAAAJQ/wkMbgSqKpd0/s1600/untitled.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 138px; height: 201px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/TSbT-yUzzZI/AAAAAAAAAJQ/wkMbgSqKpd0/s320/untitled.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5559363865649859986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşı öncesi alışveriş tehlikelidir. Ne görsen alacak hale gelirsin. 1 Ocak devrim olacak gibi beklenir. Ama tırt olur genelde. Neyse ben 31 Aralık günü Real Süpermarket alışverişinde iken Mehmet Ali Ağca'nın "Papa'yı Neden Vurdum" kitabını aldım. Kitap hayatım boyunca en çok para harcadığım kalem. Eve gidince hemen okumaya başladım. Ağca Papa'yı vurduğunda ilkokul da idim. "Öğretmen dün ne oldu ? Bilen var mı?" dediğinde sınıfta bir ben cevap vermiştim. Abdi İpekçi'den dolayı aşina idim kendisine. Uzun yıllar süren muamma yani "Papa'yı neden vurdu" benim de kafamı kurcalamıştır. Abdi İpekçi'yi vurması sebebi malum idi. Neyse bu soruya cevap bulma beklentisi ile kitaba başladım. İlk on sayfadan sonra gerek içerik gerek kullanılan dil ile hevesim kaçtı. Ağca kendisinin Mesih olduğunu, Papa'yı vurmasının Fatima mucizesinin bir sonucu olduğunu anlatıyor. Mesih olduğunu desteklemek üzere bir sürü safsata anlatıyor. İnandırıcı değil uzun lafın kısası. Bir ara kitabın arkasına baktım. Fiyat etiketi gözüme çarptı. " Hassssss" dedim. 25 TL. Nerede ise 10 pound. Vay be marketing dedikleri bu olsa gerek. Bir de zaman kaybettik. &lt;br /&gt;Bu esnada Yaşar Nuri Öztürk " İmamı Azam  Ebu Hanife" kitabı ile, Jack Kerouac " Yolda" kitabını okumaya devam ediyorum. Yaşar Nuri'nin kitabını okudukça Arap ırkının kendilerine bir armağan olarak indirilen İslamiyet'e yarardan çok zarar verdiğini görüyorum. Bu konuları bilmek hem kişisel gelişimim hem de bu konular tartışılırken donanımlı olmak yönünde çok iyi.&lt;br /&gt;Jack Kerouac " Yolda" daha önce okuyup okumadığımı hatırlamadığım için okumaya başladım. Çok başarılı , çok keyifli ve bir o kadar akıcı. Amerika'da yolda olmak güzel. Hele cefayı başkası çekerken sadece okumak çok kıyak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-6296991293408173397?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/6296991293408173397/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2011/01/papay-neden-vurdum.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6296991293408173397'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6296991293408173397'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2011/01/papay-neden-vurdum.html' title='&quot; Papa&apos;yı Neden Vurdum&quot;'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/TSbT-yUzzZI/AAAAAAAAAJQ/wkMbgSqKpd0/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1293113664331320903</id><published>2010-12-22T13:03:00.003+02:00</published><updated>2010-12-22T13:05:50.403+02:00</updated><title type='text'>Behzat Ç.</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRHbEFXdI7I/AAAAAAAAASY/3CrzJUuhBFc/s1600/images4.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 271px; DISPLAY: block; HEIGHT: 186px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553460678731047858" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRHbEFXdI7I/AAAAAAAAASY/3CrzJUuhBFc/s320/images4.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Sevilen dizinin başrol oyuncusu olan Erdal Beşikçioğlu'nu daha önceden Vali adlı filmde izlemiş ve oyunculuğunu çok beğenmiştim.Bence dizide de döktürüyor,tebrikler.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1293113664331320903?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1293113664331320903/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/12/behzat-c.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1293113664331320903'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1293113664331320903'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/12/behzat-c.html' title='Behzat Ç.'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRHbEFXdI7I/AAAAAAAAASY/3CrzJUuhBFc/s72-c/images4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7486865838907921203</id><published>2010-12-22T10:53:00.004+02:00</published><updated>2010-12-22T11:11:09.474+02:00</updated><title type='text'>Kasia SKOWRONSKA</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRG9HbJUlaI/AAAAAAAAASQ/mWajei5zGa8/s1600/imagesCATDXNQS.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 107px; DISPLAY: block; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553427750768121250" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRG9HbJUlaI/AAAAAAAAASQ/mWajei5zGa8/s200/imagesCATDXNQS.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRG81kGTfGI/AAAAAAAAASI/RbzA9egE8Kc/s1600/imagesCA30Y6JT.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 131px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553427443933740130" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRG81kGTfGI/AAAAAAAAASI/RbzA9egE8Kc/s200/imagesCA30Y6JT.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRG8v4NQRVI/AAAAAAAAASA/4aGXZSHPqzs/s1600/images1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 141px; DISPLAY: block; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553427346252383570" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRG8v4NQRVI/AAAAAAAAASA/4aGXZSHPqzs/s200/images1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyavuş10 notu: Ja cie kocham Kasia :-))&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7486865838907921203?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7486865838907921203/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/12/kasia-skowronska.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7486865838907921203'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7486865838907921203'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/12/kasia-skowronska.html' title='Kasia SKOWRONSKA'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRG9HbJUlaI/AAAAAAAAASQ/mWajei5zGa8/s72-c/imagesCATDXNQS.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-6940424923601263377</id><published>2010-12-22T10:36:00.004+02:00</published><updated>2010-12-22T10:46:46.996+02:00</updated><title type='text'>Sarı Melekler</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRG48mNuE0I/AAAAAAAAAR4/O5OixbbZ3Po/s1600/583619_detay.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 195px; DISPLAY: block; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553423166714286914" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRG48mNuE0I/AAAAAAAAAR4/O5OixbbZ3Po/s200/583619_detay.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRG4up-JeyI/AAAAAAAAARw/Qjry1MSWDDk/s1600/imagesCAUXH23H.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 90px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553422927204547362" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRG4up-JeyI/AAAAAAAAARw/Qjry1MSWDDk/s200/imagesCAUXH23H.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dünya Kulüplerarası Voleybol Şampiyonası'nda Fenerbahçe Acıbadem, Brezilya ekibi Sollys Osasco'yu 3-0 yenerek Dünya Şampiyonu oldu.Türkiye tarihinde ilk kez bir kulüp takımı,takım sporlarında kıtalar arası Dünya Şampiyonu oldu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu muhteşem başarılarından ötürü, Sarı Melekleri tebrik ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Siyavuş10 notu:En güzel melek olan Kasia Skowronska'yı ayrıca tebrik ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-6940424923601263377?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/6940424923601263377/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/12/sar-melekler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6940424923601263377'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6940424923601263377'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/12/sar-melekler.html' title='Sarı Melekler'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TRG48mNuE0I/AAAAAAAAAR4/O5OixbbZ3Po/s72-c/583619_detay.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-4203152439360199464</id><published>2010-12-14T09:40:00.005+02:00</published><updated>2010-12-14T11:27:18.532+02:00</updated><title type='text'>Etgar Keret</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/TQcjeJmVE_I/AAAAAAAAAI8/s-Jc5u94jOM/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 139px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/TQcjeJmVE_I/AAAAAAAAAI8/s-Jc5u94jOM/s320/images.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5550444066637157362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Daha önce çok sefer yazdım, az konuşan kendini az kelime ile ifade eden insanlara hayranım. Ben çok konuşuyorum. Sanırım aslında kendimi ikna etmeye çalışıyorum. Çok konuştuğum için arada spot cümleler de kuruyorum. Keçi boynuzu gibiyim. Çok çiğnersen ağzında tat bırakırım. Hayat boyu beni edit edecek kişilerden oluşan yakın çevrem oldu Allah'a şükür:)&lt;br /&gt;Etgar Keret bu anlamda tamamdır. İki, üç sayfa süren hikayeleri var. Ama o kısa süren hikayeler olan bitenin öncesi ve sonrasını hissetterecek kadar yoğun. Güçlü bir mizah anlayışı var. Tam benim sevdiğim gibi ironik. Hoşuma giden diğer özelliği bir bütün olarak gördüğüm İsrail'in bireylerden oluştuğunu tek tek hepsinin acıları, özlemleri, yalnızlıkları olduğunu anlatması oldu. &lt;br /&gt;Askerde iken sıkıntıdan yazmaya başlamış. Bu kadar kolay değildir herhalde. Yani ya canı sıkılmasa idi. Benim yeteneksiz olduğum da tescillendi bu durumda. Her an canım sıkılıyor. Ama sonuç rakamla ve yazı ile 0 (sıfır). &lt;br /&gt;İnsanlık tarihi koca bir yalan ve vakit kaybı bence. Makul, mantıklı ve anlamlı tek &lt;br /&gt;uğraş yazı sanatı olmuş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-4203152439360199464?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/4203152439360199464/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/12/etgar-keret.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4203152439360199464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4203152439360199464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/12/etgar-keret.html' title='Etgar Keret'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/TQcjeJmVE_I/AAAAAAAAAI8/s-Jc5u94jOM/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-2024011616835309474</id><published>2010-12-04T12:09:00.002+02:00</published><updated>2010-12-04T13:50:26.092+02:00</updated><title type='text'>Berlin is in Germany</title><content type='html'>Hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum , hoşgeldiniz arkadaşlar.&lt;br /&gt;Bayram tatilinde bizi ziyarete gelen annem ve kardeşime Almanya`da Hamburg`dan başka bir yer gösterelim diyerek atladık arabaya tuttuk Berlin yolunu . Mesafe 350 km ama tamamı otoban olduğu için 3 saatte alınabiliyor yol. Yolculuğun çoğu eski Demokratik Almanya topraklarında geçiyor ama her taraf orman olduğu için ben bir fark göremedim yol boyunca , sadece yüzlerce rüzgar türbini olması dikkatinizi çekiyor. Berlin savaş sonrasında önce  dörde ( Fransa , İngiltere , ABD , SSCB  ) sonra ikiye bölündüğü için şehirdeki bu izler hala tam olarak silinmemiş. Binalar grileştikçe ve pencereler küçüldükçe anlıyorsunuz ki Doğu Berlin`desiniz. Gerçi onlarında çoğu restore edilmiş , şaka gibi gelecek ama eski Doğu Alman evlerinin çoğunda özel tuvalet yokmuş , her katta umumi tuvalet ve banyo varmış. O yüzden bütün evleri modernleştirmişler.&lt;br /&gt;Zamanında taş taş üstünde kalmamış olmasına rağmen ben Berlin`i çok beğendim , bir kere birleşmeden sonra Hükümetler parayı basmışlar. Ulaşım ağı ,  Devlet Daireleri , Hükümet binaları müthiş. Mevcut metro istasyonu meclise kadar gelsin  diye sadece 1 durak uzatarak Spree`nin altından geçirmişler , sadece o 300 milyon euroya patlamış. Ama toplam restorasyon ve yeni yapılan altyapı harcamaları 20 milyar Euro üzeriymiş.Her köşe başında devasa boyutlarda tarihi binalar var. Duvardan doğru dürüst birşey kalmamış , sadece bir kısmı açık hava müzesi gibi kalmış , kalanı yıkılmış ve hediyelik eşya olmuş.&lt;br /&gt;Berlin ` in de ortasından bir nehir geçiyor ( Spree ) aynı Hamburg gibi. Onun üzerinde düzenlenen gemi turuna katıldık ve eskiyle yeni arasındaki farkı daha iyi anlayabildik.Rehberin anlattığına göre 1949 - 1961 arası 300.000  kişi kaçmış Batıya o yüzden kendilerini böyle bir şey yapmaya mecbur hissetmişler. Fakat o zaman ki tren ağı kullanılmaya devam edildiği için doğunun trenleri batı topraklarına girip çıkıyor ama durmuyor aynı şekilde batının trenleri doğu topraklarına girip çıkıyor ama tabii ki o da istasyonları pas geçiyormuş.&lt;br /&gt;Berlin`de hem en beğendiğim hem en sinirlendiğim bölüm Müzeler adası dedikleri bölgeydi. Yürüme mesafesindeki 4 büyük müzeden oluşan bu bölgenin en özel yeri sizin de tahmin edebileceğiniz gibi Bergama Müzesi . Adamlar o kadar içselleştirmişlerki bazı Almanlar Bergama`yı Almanya`da sanıyor. Hadi insan bir heykel , bir kaç küp , eski savaş aleti çalar ama koskoca sunak ve Pazar kapısı çalınır mı be kardeşim ( gerçi adamlar bizde bunların karşılığında demiryolu yaptık , alan razıydı satan razıydı şimdi ne konuşuyorsunuz zaten sizde kalsaydı bu zamanı görmezdi bunlar diyorlar ama o zaman başımızdakilerin olayla alakaları olmadığı için bence çalmaktan farkı yok , bir çocuğu kandırıp elinden şekerini almak gibi birşey). Önce o kadar şeyi tek tek birbirine monte edip eserleri birleştirip onun üzerine müzeyi kurdukları için insan iyice bir aptala dönüyor . Normal apartman kapısı büyüklüğündeki bir kapıdan içeri giriyorsunuz sağa döndüğünüzde birden 20 metre genişliğinde 10 metre yüksekliğindeki Milet Pazar kapısıyla karşılaşınca insan büyüleniyor.&lt;br /&gt;Bergama Sunağı ise sanki yeni yapılmış gibi ,  insanın inananası gelmiyor , merdivenlerin ve kulelerin muntazamlığına . Bu iki katlı devasa sunağı 150 sene evvel nasıl söktüler, gemilerle nasıl taşıdılar , sonra nasıl birleştirdiler , çıldırmak işten değil. Bir Allahın kulu da durun hemşerim dememiş. Bunun haricinde İslam sanatları bölümü ve Babil Mozaikleri de gerçekten görülmeye değer.&lt;br /&gt;Berlin gece hayatı bakımından da çok canlıymış ama maalesef o kısmına vaktim yetmedi ama en kısa zamanda 2 - 3 günlüğüne tekrar gitmek istiyorum . Çünkü bu aralar 2. Dünya Savaşı`na kafayı iyice taktığım için , Doğu Almanya müzesini  , eski tünelleri ve sığınakları görmek istiyorum .&lt;br /&gt;Eğer izlemediyseniz Berlin is in Germany`i de izlemenizi tavsiye ederim. Duvarın yıkılması sırasında 10 yıl boyunca hapishanede olan bir Doğu Almanın serbest kalıp dışarı çıkınca yeni düzen karşısında sudan çıkmış balığa dönmesini anlatıyor.&lt;br /&gt;Bu arada Gino 20 Aralıkta geliyorum , mutlaka birşeyler yapalım , toplam 10 gün kalacağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-2024011616835309474?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/2024011616835309474/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/12/berlin-is-in-germany.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2024011616835309474'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2024011616835309474'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/12/berlin-is-in-germany.html' title='Berlin is in Germany'/><author><name>plugger</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17302707675488799289</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-6556189075276056588</id><published>2010-11-23T21:26:00.002+02:00</published><updated>2010-11-23T21:43:40.487+02:00</updated><title type='text'>NBA Update</title><content type='html'>Bu sezon NBA'de oynayan oyuncularımızın en son istatistiki ortalamaları şu şekilde;&lt;br /&gt;19 Hedo Türkoğlu-Phoenix Suns...10.6 ppg, 4 rpg, 2 apg&lt;br /&gt;7 Ersan İlyasova-Milwaukee Bucks...6.2 ppg, 4.5 rpg, 0.5 apg&lt;br /&gt;86 Semih Erden-Boston Celtics...3.4 ppg, 2.5 rpg&lt;br /&gt;3 Ömer Aşık-Chicago Bulls...3.6 ppg, 3.5 rpg&lt;br /&gt;13 Memo Okur-Utah Jazz...DNP&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyavuş notu:Hedo artık kendini kanıtladığı,Memo'da sakat olduğu için onlardan fazla bir beklentim yok.Semih ve Ömer'in ilk seneleri ama ben bu sene Ersan'dan açıkcası bir patlama bekliyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-6556189075276056588?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/6556189075276056588/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/nba-update.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6556189075276056588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6556189075276056588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/nba-update.html' title='NBA Update'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1166786378245582662</id><published>2010-11-23T13:32:00.004+02:00</published><updated>2010-11-23T15:21:00.391+02:00</updated><title type='text'>Ne Mutlu Seni İzleyene Alex De Souza</title><content type='html'>Mahallenin en yakışıklı, en yetenekli, en sevilen abisinin, mahallenin en güzel kızını alması ne ise Alex'in 3.000. golü atması odur. Yediden yetmişe her Fenerli bu golü Alex'ten başkasına yakıştıramıyordu. Jack Pot'da yüzlerce jetonu atanın ardından gelen alakasız birinin kazanması gibi, konu ile alakası olmayan bir futbolcunun bu golü atması en büyük korkumuzdu. Korkulan olmadı. Biz stada girdik, gol oldu. Ben maça girince tuvalete gitme vodoomu yapmış tribüne doğru yönelmiştim ki gooool sesi geldi. Televizyona baktım Allah'tan görüntü ile gerçeği arasında 10 sn. fark varmış dedim. Golü tribüne girerken televizyondan izleyerek tarihe geçtim. Maça girmeden önce Başkan'a 5-2 biter dedim. O da ilk gol erken olursa olur dedi. 3000. golü 3001. golü 3002. golleri de Alex atsın dedim. Keşke başka bir şey isteseymişim, olacakmış. &lt;br /&gt;Maç 3-0 olunca skor boarda baktım. Dakika daha 25 idi. Sadece seks birlikteliği yaşadığınız bir partner ile tüm geceyi geçirmeye karar verirsiniz ama saat daha dokuz olduğunda artık yapacak seks kalmamış, kaçmak için de saat çok erken durumu gibi yani. Ben de sıkıntıdan detayları izlemeye başladım . &lt;br /&gt;Gökay çok iyi niyetli, çok koştu, çok mücadele etti. Risk almadı ki anlaşılır bir durum, olur mu olur. Santos ve Christian'ı artık kimse görmek istemiyor. Stoch ve Niang iyilerdendi. Mehmet Topuz nerede ise Kayseri formunu yakalayacak. Gökhan Gönül'ü eleştiren taş olsun. Yobo motorundan  ses çıkmayan Ferrari gibi, hızından, ihtişamından hiç mi hiç kuşkun yok. O da bunun farkında ama gözümüze sokmuyor bunu.&lt;br /&gt;2. yarı Alex çıkınca başkan kızdı. Ben Aykut alkışlatmak için çıkardı diye düşündüm. Alex koşarak soyunma odasına girince üzüldüm. Genç Semih'in içi geçmiş diye düşünürken gol attı. Maç 5-2 olunca Metrobüs ile dönüş yoluna vurdum kendimi. &lt;br /&gt;Takım beş gol attı ama iki gol yedi diyenler var, her takım Buca değil ki diyenler var. Takım bu sene istikrarlı değil bence. Ama öte yandan 3 ve üstü gol attığımız takım sayısı da az değil hani. Tabii bir de evde Barca'yı izleyip Fener'den aynı performansı bekleyenler var. Onların karıları ve kız arkadaşları da onlardan Brad Pitt performansı bekliyor. Haberleri olsun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1166786378245582662?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1166786378245582662/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/ne-mutlu-seni-izleyene-alex-de-souza.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1166786378245582662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1166786378245582662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/ne-mutlu-seni-izleyene-alex-de-souza.html' title='Ne Mutlu Seni İzleyene Alex De Souza'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-9188092154872687655</id><published>2010-11-22T23:36:00.004+02:00</published><updated>2010-11-23T21:45:51.436+02:00</updated><title type='text'>Alex 3000</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TOricHAYBuI/AAAAAAAAARo/spLRmAbRZ2Q/s1600/12080290.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5542491263977653986" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TOricHAYBuI/AAAAAAAAARo/spLRmAbRZ2Q/s320/12080290.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Fenerbahçe'nin kaptanı Alex de Souza,Bucaspor karşısında 1.dakikada attığı golle takımının lig tarihindeki 3000. golüne imza atarak, tarihe geçti.Ayrıca kaptan, toplamda attığı 103 golle, 100'ler klubüne adını altın harflerle yazdırdı.&lt;br /&gt;Ülkemizde hala bu büyük oyuncuyu tartışanlar var.&lt;br /&gt;El insaf yahu,ayıptır...&lt;br /&gt;Siyavuş notu:Mr.Özdana,bu da sana kapak olsun..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-9188092154872687655?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/9188092154872687655/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/alex-3000.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/9188092154872687655'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/9188092154872687655'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/alex-3000.html' title='Alex 3000'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TOricHAYBuI/AAAAAAAAARo/spLRmAbRZ2Q/s72-c/12080290.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-3290866308359875660</id><published>2010-11-15T15:30:00.002+02:00</published><updated>2010-11-15T16:08:22.081+02:00</updated><title type='text'>İstanbul'u artık sevmiyorum</title><content type='html'>İzmir'i her dakika daha çok seviyorum. Buna yardımcı olan Feyyaz bey zulasından yürüttüğüm "Tellibağ Sek Kırmızı Şarap" a sonsuz şükranlarımı iletirim. Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ne bakan evimizin 30 m2 lik balkonunda idim az önce. " Devlis" destekçileri eylem  yapıyordu. "Devlis": "Devrimci Lise Gençlik". "Liseler Devlis ile özgürleşecek." " Parasız , Eşit, Bilimsel ,Ana Dil'de Eğitim" sevdim bu sloganları. &lt;br /&gt;"Direne Direne Kazanacağız" son noktası idi eylemin. Desteklerim ben bu düşünceleri. Naif , gerçekleşmesi imkansız, seslendirmesi güzel. &lt;br /&gt;Dün evden saat 13.20 de çıktım. Yürüyerek "Alsancak Stadı" na gittim. Kapalı tribün bileti aldım. Paraya kıydım. On beş TL. Açık tribün bizim maraton muadili, beş TL. &lt;br /&gt;Altay seyircisi İngiltere Division 2 seyircileri gibi. 10-15 yaş grubu ile 50+ . Dedeler ve torunları gibi. Arada benim gibi maç izlemeye gelmiş insanlar da mevcut.&lt;br /&gt;Altay geçen sene Süper Lig için play-off oynamıştı. Bu sene durumlar biraz kel. Rakip Giresunspor onların durumu dazlak. Maçtan önce maraton seyircisi iki takım taraftarını tribüne çağırıyor. Giresun'a ithafen "Hoşgeldiniz" diye bağırıyor. Aralarında gerilim yok. Maç başlıyor. Giresun'un 61 numarası topu ayağına her aldığında küfür yiyiyor. "Erhan Küçük" ben yanımdaki amcaya " Günahı nedir? " diye soruyorum. Önceki senelerde play off ta hem Altay hem Karşıyaka'yı mundar etmiş. Kasımpaşa'yı Süper Lig'e taşımış. "Hatırladım şimdi, Sami Yen'de GS'ye kitlemişti" diyorum. &lt;br /&gt;İlk yarı karşılıklı cılız ataklarla 0-0 bitiyor. İkinci yarı Altay benim taraftaki kaleye hücüm edecek. Bizim tribünde arada bölme olmadığı için ilk yarı diğer tarafta oturanlar bizim tarafa hicret ediyor. Nostalji oluyor bana. Devrede Can, Mete, Mert, Zafo, Kayhan ile konuşuyorum. Onlar burada olsa her maça gelirdik güzel de olurdu, diye düşünüyorum. Hatta Loto bana çıksa bir ev Alsancak'ta bir Milwall'da alsam. 10 tane de kombine alsam .Away-Home game lere göre bir orada bir burada olsak.&lt;br /&gt;İkinci yarı başlıyor. Bir karambolde Altay'lı futbolcuyu yere indiriyorlar. "Hoca Allah Belanı Versin" en ağır küfür. Beş dakika sonra bir uzun topta Altay'ın forveti topa vuramıyor, savunma kornere atıyor topu. Forvet yalandan iki takla atıyor. Yuh derken ben ,hakem penaltı veriyor. Giresun'lu futbolcular haklı olarak deliriyor. Biri kırmızı kart görüyor. Arkamdaki çocuklar atılanın son beş sene hangi takımlarda oynadığını sayıyor. Vay be "Bank Asya Birinci Lig" bilgim zayıf diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;"Atamaz İnşallah" diyorum, içimden. Kaçırıyor. Adalet!!!!! &lt;br /&gt;Beş dakika sonra Okay kitliyor 1-0. Eksik rakip karşısında Altay fark yapar derken, hoca Murat Hacıoğlu'nu çıkarıp Mehmet Şen'i alıyor. Takım duruyor. Ulan aman derken 85. dakika da Giresun durumu eşitliyor 1-1. Ben de mi uğursuzluk derken uzatmalarda Altay'ın hocası yedekten bir şopar alıyor. Amma Yılmaz Vural imitasyonu adam bu hoca diye düşünüyorum. Maç bitti gitti derken Burak 90+5 te savunmanın hatasını affetmiyor 2-1. Dışarı çıkıyorum. Şurup gibi hava, maçı almışız. Gerçek kumru alıyorum. Peynirli domatesli olandan. Mete olsa yarım saatte yerdi diye düşünürken tek hamlede yutuyorum.&lt;br /&gt;Dönüş yolunda " İstanbul'u artık sevmiyorum" şarkısını söylüyorum.&lt;br /&gt;Not: Fenerbahçe ile ilgili yazmadın diye düşünen var ise ağır küfür ederim , uğraşmayın benimle :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-3290866308359875660?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/3290866308359875660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/istanbulu-artk-sevmiyorum.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3290866308359875660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3290866308359875660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/istanbulu-artk-sevmiyorum.html' title='İstanbul&apos;u artık sevmiyorum'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-6872578169336774188</id><published>2010-11-15T00:43:00.002+02:00</published><updated>2010-11-15T00:58:00.299+02:00</updated><title type='text'>NEW YORK'TA BEŞ MİNARE</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TOBm9SRXikI/AAAAAAAAARg/W8swc08tfLQ/s1600/imagesCALBVK5Z.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 225px; DISPLAY: block; HEIGHT: 225px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5539540744728447554" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TOBm9SRXikI/AAAAAAAAARg/W8swc08tfLQ/s320/imagesCALBVK5Z.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Emeği geçen herkese eline sağlık diyorum ama özel bir teşekkür üçlemem var;&lt;br /&gt;Yönetmen ve oyuncu Mahsun Kırmızıgül:Oyuncu olarak olmasa bile yönetmen olarak olayı bitirmişsin be Zazam.&lt;br /&gt;Haluk Bilginer:Her zamanki gibi müthiş bir karakter oyunculuğu.&lt;br /&gt;Mustafa Sandal:Bence bundan sonra söz,müzik,dans falan hikaye diyorum,oyunculuğa devam.Helal olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-6872578169336774188?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/6872578169336774188/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/new-yorkta-bes-minare.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6872578169336774188'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6872578169336774188'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/new-yorkta-bes-minare.html' title='NEW YORK&apos;TA BEŞ MİNARE'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TOBm9SRXikI/AAAAAAAAARg/W8swc08tfLQ/s72-c/imagesCALBVK5Z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-931695452291333394</id><published>2010-11-15T00:33:00.003+02:00</published><updated>2010-11-15T00:38:09.004+02:00</updated><title type='text'>Sebastian VETTEL</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TOBkC0rFBtI/AAAAAAAAARY/EjZcFHS-r_E/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 202px; DISPLAY: block; HEIGHT: 249px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5539537541327554258" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TOBkC0rFBtI/AAAAAAAAARY/EjZcFHS-r_E/s320/images.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Formula 1'de Red Bull Renault adına yarışan Alman Vettel 2010 sezonunu 1.likle bitirdi ve F1 tarihinin en genç şampiyonu oldu..&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-931695452291333394?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/931695452291333394/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/sebastian-vettel.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/931695452291333394'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/931695452291333394'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/sebastian-vettel.html' title='Sebastian VETTEL'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TOBkC0rFBtI/AAAAAAAAARY/EjZcFHS-r_E/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-134016533615102965</id><published>2010-11-09T10:55:00.005+02:00</published><updated>2010-11-10T10:08:44.361+02:00</updated><title type='text'>Weeping Song</title><content type='html'>Cumartesi günü "Ceren ve Emek Can evleniyor" diyerek uyandım. Bir gün önce Mete beye "Ben nikaha gelmesem maça gitsem nasıl olsa eğlence Trip'te dediğimde; niye sen maça geç gidince maç başlamıyor mu? " diyerek konuşmayı bitirmişti. &lt;br /&gt;GS'lı damadın 6 Kasım'da evlenmesi yeteri kadar ironik değilmiş gibi bir de nikah saati Fenerbahçe-Eskişehir maçı ile aynı ana denk gelmişti. İnşallah biz maça girmeden bir tane kitleriz diye düşünmem işe yaradı. Alex dakika üç itibarı ile selamını çaktı.&lt;br /&gt;Zafo da bizle tribüne geleceğini söyleyince Evlendirme Dairesi'nden stada yöneldik. Fenerium'un önünde iken gol sesi geldi. Ben iki zannetim Mete "Yok ya yedik" dedi. İçeri girdik; yemişiz. Ne oluyor derken Alex ortadan bağladı, Gökhan Semih'e yuvarladı, fileler ağladı 2-1. Emre anlamsız bir topa anlamsız eforla saldırıp sakatlandı. Lugano üstüne vazife olmayan bir pozisyonda sarı kart gördü. Bunların üstüne Gökhan "Cesur Yürek" harika bir gol attı 3-1. Devrede Mete'ye "Ben olsam Lugano'yu direkt çıkarırım, kaşınıyor bu herif" dedim. Bilica'yı ısınırken görünce sevindim. Sonrasında anons geldi. Lugano koridorda kırmızı kart görmüş. Açık konuşuyorum Lugano, Emre, Bilica türü oyuncular dünyanın en iyi topçusu olsalar da bu tahmin edilmez davranışları nedeni ile benim olduğum hiç bir takımda forma bulamazlar. İkinci yarı bunların üstüne "El Bombası" Bilica gol yedirince iyice keyifler kaçtı 3-2. Bilica'yı ıslıklayanlara şaşırmadım. Bilica'nın ıslıklanması yanlış ama o da çok sevimsiz geliyor artık tribünlere. Neyse ki "Dr" Alex reçeteyi biliyor da maçı bağladı. 4-2 bitirdik. &lt;br /&gt;Maçtan erken çıktık. Mete evden plakları topladı. "Düğün After Party" için Trip'e yol aldık. İlk defa tanıdıklarım genel içinde azınlık kaldı. Ceren'in Mavi Jeans tayfası enteresan, "Birleşmiş Milletler" gibi. Şaşkın bakışlarla her kıtadan gelen temsilcileri izlerken,çekik bir çift geldi. Çekiklerden anlarım. Bir bakışta Çin'li, Japon,Kore'liyi ayırırım. Kıza baktım. Bizim çocuklara "Bunlar Japon dedim ve ekledim: Bir Japon'a Koreli ya da bir Koreli'ye Japon dersen seni döverler. Ben İngiltere'de bir Koreli'ye Japon musun dedim bir hafta konuşmadı. Ama bunlar Japon" dedim. Sezyum'un kardeşi Elif gel gidip soralım dedi. Gittik ve Kız Koreli'yiz dedi. Ben tüydüm. (Sonradan öğrendim ki kız yarı Japonmuş.)&lt;br /&gt;Ceren çok güzel bir gelin olmuştu. Kadınların hepsi gelin olmak, bazıları da anne olmak için yaratılmış. Gelin olunca bir başka  parlıyorlar. Erkekler mi? Biz ya kabullenmeye yani baba olmaya yollanmışız; ya da direnmeye yani asi olmaya.&lt;br /&gt;Emek'te kabullenmiş bir asilik var. Düğün gecesi müzik çaldı. Çocuklarına anlatmak için ne hikaye ama.....&lt;br /&gt;Aklıma geldi şimdi bak Fenerbahçe'yi de ya baba şevkati ile sevip kabulleniyoruz; ya da sevgilimiz gibi düşünüp bir küsüp bir barışıyoruz.&lt;br /&gt;O değil de sayın dinleyenler yarın 10 Kasım 2010.... 30 yaşıma kadar 10 Kasım bana angarya idi. Ne zaman aklım erdi, ne zaman kendim tanıdım, işte o zaman sevdim Mustafa Kemal'i. O andan beri 10 Kasım'larda bir taş oturur içime. Şu an 9 Kasım saat 22:35. Düşünüyorum da Atam sen, babaannem, anneannem, Nursel bir bir gittiniz. Psikolog sevgilim, Celine, Mete ve diğer tüm arkadaşlar bana emanet. Yüküm ağır. Neyse ki çok seviyorum ayrı ayrı hepsini. Ve biliyorum ki sizin öldüğünüz günden beri aldığımız her nefes, geçen her saniye bizi size yaklaştırıyor. Bunu düşünüyorum da avunuyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-134016533615102965?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/134016533615102965/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/weeping-song.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/134016533615102965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/134016533615102965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/weeping-song.html' title='Weeping Song'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-710874283081139535</id><published>2010-11-09T10:27:00.002+02:00</published><updated>2010-11-09T10:35:06.236+02:00</updated><title type='text'>Allen IVERSON</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TNkGPOLvewI/AAAAAAAAARQ/q7usNrhFfnc/s1600/iver3_HB547.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 160px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537464075403885314" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TNkGPOLvewI/AAAAAAAAARQ/q7usNrhFfnc/s320/iver3_HB547.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Allen ''the answer'' Iverson İnönü'ye kondu.Öyle veya böyle,Türk basketbol tarihinin en büyük transferi.Bakalım,parke üzerinde BJK basketbol takımı için nasıl bir çözüm üretecek.Hadi hayırlısı..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-710874283081139535?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/710874283081139535/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/allen-iverson.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/710874283081139535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/710874283081139535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/allen-iverson.html' title='Allen IVERSON'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TNkGPOLvewI/AAAAAAAAARQ/q7usNrhFfnc/s72-c/iver3_HB547.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7089969919594831451</id><published>2010-11-05T10:04:00.004+02:00</published><updated>2010-11-05T13:32:22.442+02:00</updated><title type='text'>BLACK</title><content type='html'>Her sabah aynı saatte arabana biner kontak anahtarını çevirirsin. Otopark açılırken radyoyu açarsın. Psikolog camını açar, sen 40 derece sıcak olsa bile ne camı ne klimayı açmazsın. Araba kendi kendine mi gidiyor? Yoksa ben mi kullanıyorum? derken düşünmeye başlarsın:&lt;br /&gt;-Önder Sav 53 yıldır CHP'deymiş. Milletvekilliği dışında bir mesleği var mıdır?&lt;br /&gt;-Utanmadan "Bu Mustafa Kemal'in partisi kimseye bırakmam" nasıl der." O Mustafa Kemal sağ olsa ağzını burnunu kendi elleri ile kırardı" demezler mi adama.&lt;br /&gt;-Etrafımda tanıdığım ekonomik olarak ya da kariyer anlamında başarısız insanlar var.Bu insanlar çevrelerindekiler tarafından hep hakir görülür. Ama ben onlara saygı duyuyor ve seviyorum. Her bireyin tek tip, hedef sahibi,amaçları, kazanma hırsı olan bir tüketim makinasına çevirilmesinden nefret ediyorum. Yaşasın başarısızlık.&lt;br /&gt;-Bir insanı ne uğruna olursa olsun canlı bomba olmaya ne iter? Başka insanları hunharca öldürerek neyi elde edebiliriz? Nefret hariç.&lt;br /&gt;Bu ve benzeri düşünceler aklına gelince "Psikolojik intihar bombacısı gibiyim birine kötü patlayabilirim" dersin. O sırada radyoda Pearl Jam "Black" çalar. Normalde kanal değiştirirsin ama şarkının "And now my bitter hands chafe beneath the clouds&lt;br /&gt;Of what was everything. Oh, the pictures have all been washed in black, tattooed everything..." bölümünü duyunca için için ağlarsın; kendin dahil kimse duymaz sesini.....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7089969919594831451?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7089969919594831451/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/black.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7089969919594831451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7089969919594831451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/black.html' title='BLACK'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-8605820371411773706</id><published>2010-11-04T20:28:00.002+02:00</published><updated>2010-11-04T20:37:19.483+02:00</updated><title type='text'>Gareth BALE</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TNL7oJrY48I/AAAAAAAAARI/jJg_Qv5qOf4/s1600/bale.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 260px; DISPLAY: block; HEIGHT: 194px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5535763559203005378" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TNL7oJrY48I/AAAAAAAAARI/jJg_Qv5qOf4/s320/bale.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Galler doğumlu,21 yaşındaki Tottenham'lı futbolcu,şu anda bana göre Avrupa'nın en iyi sol kanat oyuncularından birisi.Takip edip görelim bakalım,nerelere kadar yükselecek?..&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-8605820371411773706?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/8605820371411773706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/gareth-bale.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/8605820371411773706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/8605820371411773706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/11/gareth-bale.html' title='Gareth BALE'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TNL7oJrY48I/AAAAAAAAARI/jJg_Qv5qOf4/s72-c/bale.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-5127568699476673520</id><published>2010-10-31T10:12:00.006+02:00</published><updated>2010-10-31T10:33:19.707+02:00</updated><title type='text'>Çıktıkça zorlaşıyor hayat yokuşu</title><content type='html'>Yemek yemek benim için vakit kaybı. O yüzden hızlı ve zevksiz yerim. İçmek ise zaman zaman keyifli ve tadını aldığım bir aktivite; kimi zaman ise maalesef hayatımızın büyük bir bölümünü kapsayan ayıklıktan bir an önce kopma vizesi. O yüzden ayıklıktan kopmak istediğimde hızlı hızlı içerim. Değersiz olanı tüketmek benim yaptığım. Geçenlerde artık okuduğum bazı kitapları, seyrettiğim film ve dizileri hatırlayamadığımı farkettim. Kolayca çok okuyorum, izliyorum diyebilirim, yalan olmaz.&lt;br /&gt;Ama bence sorun miktar değil maalesef ruh hali. Dışarıdan kendime baktığımda bu durumda olduktan sonra ha hızlı bedenini hızlı beslemişsin ha ruhunu. &lt;br /&gt;Geçen Cuma akşamı önce Vintage'a gittim. Arkadaşlar ile sohbet ve demlenmek üzerine iki saat geçirdik. O esnada Fener maçı oynandı. Maçı izlemedik , dinlemedik. Anladığım kadarı ile güzel maç olmuş. Aykut Kocaman gerçekten bir dönüşümün peşinde.Bu doğrudur, yanlıştır tartışılır. Sonuçlar neticesinde başarılı olur ya da olmaz, değişir. Ama bende bıraktığı izlenim : Aykut Kocaman idare etmeye çalışmıyor. Zaman zaman bocalıyor ama yol alıyor. Umarım başarılı olur.&lt;br /&gt;Hocam ben maçı izlemedim. Emeğini tüketmek istemedim. Çünkü bir gün Fenerbahçe maçlarını da hatırlamadığıma şahit olmak istemiyorum.&lt;br /&gt;Anılar ve yaşanmışlıkları unutur önce insan , sonra da kendini.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-5127568699476673520?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/5127568699476673520/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/cktkca-zorlasyor-hayat-yokusu.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5127568699476673520'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5127568699476673520'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/cktkca-zorlasyor-hayat-yokusu.html' title='Çıktıkça zorlaşıyor hayat yokuşu'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-3558372535474488609</id><published>2010-10-26T16:08:00.002+03:00</published><updated>2010-10-26T16:42:01.480+03:00</updated><title type='text'>Türkler NBA'de</title><content type='html'>Bu sene NBA,hepimiz için daha zevkli ve daha takip edilebilir olacak gibi gözüküyor.Çünkü,Türkler NBA'i bastı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene tam 5 temsilcimiz dünyanın en büyük basketbol liginde boy gösterecek.İşte oyuncularımız ve takımları;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***19 Hedo TURKOGLU...Phoenix Suns&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***13 Mehmet OKUR...Utah Jazz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***19 Ersan ILYASOVA...Milwaukee Bucks&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***86 Semih ERDEN...Boston Celtics&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***3 Ömer ASIK...Chicago Bulls&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepsine başarılı ve sakatlıksız bir yıl diliyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-3558372535474488609?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/3558372535474488609/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/turkler-nbade.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3558372535474488609'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3558372535474488609'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/turkler-nbade.html' title='Türkler NBA&apos;de'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-4881307504803060546</id><published>2010-10-25T13:30:00.010+03:00</published><updated>2010-10-25T17:50:51.718+03:00</updated><title type='text'>Hope In A Hopeless World</title><content type='html'>Zeki Alasya - Metin Akpınar &lt;em&gt;Deliler&lt;/em&gt;'den bu yana tiyatroya gitmemişim. Aslında o da tiyatro sayılmaz, kabare. Arada A.K.M'de &lt;em&gt;Vişne Bahçesi&lt;/em&gt;'ni izlemiştim, o da sayılmaz. "Tiyatro Dot" adını çok duyduğum bir kumpanya. Hakan Günday'ın &lt;em&gt;Malafa&lt;/em&gt; romanını  oyunlaştırdılar, biz de kaçırmayalım; tanışalım dedik. Psikolog ve ben Cuma akşamı taksi ile mi gitsek, metroya mı yürüsek derken metro ile vardık Taksim'e. Saat 20.00'de çıktık evden 20.45 gibi tiyatroda idik. Biletleri gişeden teslim aldık. Kapının açılmasını beklerken  &lt;em&gt;Kaybedenler Kulübü &lt;/em&gt;filminde oynayan ve &lt;em&gt;Malafa&lt;/em&gt;'da da rol alan  Rıza Kocaoğlu'nu merdivenlerde gördüm. Oyuncuların da bizle birlikte kapıda bekliyor ve gördüğü arkadaşları ile sohbet ediyor olması enteresan geldi. İçimden "Ulan tiyatro zaten hayale yer bırakmayan bir gerçeklik, bir de böyle karşımızda sizi görünce lise müsameresine döndü ortalık " demek geldi. İçeri girdik. Tiyatro sahnesi alışageldiğimizin dışında ortada bir yere konulmuş sandalyelerden ibaret idi. İnteraktif bir oyun olduğunu duyduğumuz için psikolog ile kuytu bir yere sotelendik. Oyun korkunç bir tempo ile başladı ve bitti. Oyunculuklar on numara. Bence kitabın senaryolaştırılması başarılı kotarılmış. Tek eleştirim: Kitabı okumamış bir izleyicinin kitabın en vurucu yerlerinden biri olan sonunu kavraması zor görünüyor.&lt;br /&gt;Ben okumuştum o yüzden problem yok :)&lt;br /&gt;Romanda anlatılan turist kadınlara değdirme sahnelerini o kadar gerçekçi sahnelemişler ki bir kaç temsil sonra kadın oyuncular hamile kalırsa kimse şaşırmasın.&lt;br /&gt;Tek perde oyunu izlerken seyirciler arasında Hıncal Uluç'u gördüm. Yanında baş tasdikçisi yoktu. Belki ondan, belki de artık yaşlandığından pek bir tepkisiz izliyor gibi geldi bana. İçimden acaba o da beni görüp "Aha  Çelik burda la" demiş midir? sorusu geçti. Gazete yazılarına bakıyorum. Oyunu yazdığında "Çelik'te tiyatro da idi. Ama bana selam vermedi." yazarsa tamamdır bu iş. &lt;br /&gt;Sonuçta oyunu beğendim. 31 Ekim Pazar G-Mall'da &lt;em&gt;Punk Rock&lt;/em&gt;'a gidiyoruz psikolog ile.&lt;br /&gt;Ben bir yazarı beğendim mi tüm kitaplarını okumak, yönetmeni beğendim mi tüm filmlerini izlemek gibi bir soruna sahibim. Sanırım bu kumpanyanın tüm oyunlarını da izleyeceğim. Bu da bir tüketip bitirme hastalığı, ya da çölde gördüğümüz her vahaya saldırma içgüdüsü. Karar size ait.&lt;br /&gt;Pazar günü yıllardır bize bayram, GS'li arkadaşlara yük olan "Derby Günü" idi. Psikolog sevgilim bana büyük bir kıyak yaptı. Celine ile Pazar gününü geçirmek üzere bir plan yapıp beni azad etti. Kapıda kuzen Serkan ve zevcesini gördüm. Maçla ilgili iyi dilekleri ile yolcu ettiler beni.&lt;br /&gt;Ben büyük maçlara Hacca giden bir Hacı gibi ritüeller eşliğinde giderim. Mesela maça giderken Gayrettepe'de GS'li taraftarları gördüğüm hiçbir maçı kaybetmedik. Metrobüs son durakta inince Kadıköy'e hep aynı yoldan yürürüm.&lt;br /&gt;Vintage'a vardığımda kapıda Esen'i gördüm. Cembak'ın eşi Esen. En son Selçuk'un gol atıp yendiğimiz maçta görmüştüm onu. Bunu da uğur sayıp girdim dükkana. Mete bey en son on iki sene önce gördüğüm bir bayan ile sohbet ediyordu. Psikolog olmuş. Fransa' da yaşıyormuş. Tanıdığım kadınların çoğu psikolog olmaya başladı ya da ben sanrılar görüyorum. Bir süre bira içip Fransa'da grevlere yol açan sebepler ve bu sebeplerin çok daha ağırının İngiltere'de olmasına rağmen grev olmaması üzerine konuştuk.&lt;br /&gt;Psikolog Paris'li gidince biz bira ve sohbete Cem'in dj liği eşliğinde devam ettik. Altı saat nasıl geçti anlamadık desem yeridir. Arkadaşlarla geçen saatler paha biçilmez. Bruce babadan Nebraska albümünü iki kez dinledik.&lt;br /&gt;Maça girdiğimizde dakika beş idi. Dakika onbeş olduğunda bari ilk yarı gol yemesek diye düşünmeye başladık. Devre'de başkan "GS hep kazanmaya gelip yenilip gidiyordu, bu sefer kaybetmemeye gelmişler nerede ise yenecekler" dedi. Ben de "Bence GS elini oynadı. Yedeklerde oyunu değiştirecek kart yok. Hamle sırası bizde" dedim.&lt;br /&gt;Sayın Aykut Kocaman hamle yapmadı, ki bu da bir hamle idi; Bence. Ben bu oyun sisteminde ve oyuncularda ısrarlıyım hamlesi. Maç sıkıcı 0-0 bitti.&lt;br /&gt;GS tahminimden iyi Fener tahminimden etkisizdi.&lt;br /&gt;Eve dönerken düşündüm hayat GS'ın Kadıköy macerasının tam tersini istiyor. Yani hayata kazanmaya geldiysen kazanırsın. Kaybetmemeye gelirsen hayata, kaybedersin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-4881307504803060546?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/4881307504803060546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/hope-in-hopelles-world.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4881307504803060546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4881307504803060546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/hope-in-hopelles-world.html' title='Hope In A Hopeless World'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-564232868821539459</id><published>2010-10-24T13:30:00.003+03:00</published><updated>2010-10-24T13:43:08.279+03:00</updated><title type='text'>Dragons'Den(UK)</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TMQLQ6oKCFI/AAAAAAAAARA/XOCxW8l9HCU/s1600/dragons_den.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5531558627561310290" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TMQLQ6oKCFI/AAAAAAAAARA/XOCxW8l9HCU/s200/dragons_den.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TMQLJWeJ18I/AAAAAAAAAQ4/Nx-tb9EsbZA/s1600/dragonsden1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 158px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5531558497596594114" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TMQLJWeJ18I/AAAAAAAAAQ4/Nx-tb9EsbZA/s200/dragonsden1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yatırımcılar ve mal varlıkları;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;*Deborah Meaden...40m sterlin&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;*Theo Paphitis...185m sterlin&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;*Duncan Bannathyne...320m sterlin&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;*Peter Jones...220m sterlin&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;*James Caan...130m sterlin&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;İngiltere'de BBC'de,ülkemizde ise Bloomberg TV'de yayınlanan ve çok tutan yatırımcı-girişimci programı olan Dragons'den deki ejderhaları ve mal varlıklarını gördükten sonra bizim ülkemizdeki programdaki Türk yatırımcılar bence biraz hafif kalıyorlar.Şunu bir türlü anlamayadık gitti,bazı programların bizim ülkemizde taklit edilmesi komedi filmi gibi oluyor valla...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-564232868821539459?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/564232868821539459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/dragonsdenuk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/564232868821539459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/564232868821539459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/dragonsdenuk.html' title='Dragons&apos;Den(UK)'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TMQLQ6oKCFI/AAAAAAAAARA/XOCxW8l9HCU/s72-c/dragons_den.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-5483831529449919429</id><published>2010-10-23T12:30:00.005+03:00</published><updated>2010-10-23T13:44:16.132+03:00</updated><title type='text'>Hamburg meine perle</title><content type='html'>Selam gençler. Uzun zamandır yazamadım umarım herşey yolundadır.&lt;br /&gt;Ben hala buraya alışmaya çalışıyorum ama en azından artık düzenimizi kurduk biraz daha rahat yaşıyoruz.&lt;br /&gt;Temmuzdan beri Almanca kursuna gidiyorum , artık yaşlandığımdan mı , 4. dil herşeyi iyice karışmaya zorladığı için mi , yoksa bu Almancanın çok zor bir dil olduğundan mı bilmiyorum çok zorluk çekiyorum . Yoksa hep yabancı dil öğrenmeye bir yatkınlığım olduğunu düşünürdüm. Yazma , anlama fena değil ama konuşma sıkıntılı. Yani hala düzgün bir iş bulma şansım yok.&lt;br /&gt;Kurs fena değil , fazla yabanilik yapmıyorum , sonuçta Sydney`deki İngilizce kursuna benzemiyor tabii , hepimiz belli bir yaşın üstünde , bir şekilde feleğin sillesini yemiş ve Almanya`ya düşmüş insanlarız. Sınıfta 1 Kürt , benle beraber 2 Türk , 3 Filipinli , 2 Afgan , 1 Endonezyalı , 1 Moldovalı , 1 Mısırlı , 1 Nijeryalı , 1 Ganalı , 1 Kosta Rikalı , 1 Ekvadorlu , 1 Venezuelalı , 1 Brezilyalı , 1 Perulu , 1 Nepalli ,1 Koreli var . Bu insanların bazıları 10 senedir Almanya`da olmalarına rağmen hala öğrenememişler Almancayı. Kasım sonunda bir sınava gireceğiz onu geçersek Alman vatandaşlığına geçebilmeye ( diğer şartlarla beraber tabii ) ve İş Bulma kurumuna başvurmaya hak kazanacağız. Benim kankalarım Brezilyalı kardeşim Claudio ve Gana aslanı Isaac. Claudio veteriner , Portekiz`de bir klinik açmış ama Brezilyalılara karşı ırkçılık yüzünden batmış ( anlattığına göre ingilizlerin Hintlilerle Pakistanlılara yaptığını Portekisliler bunlara yapıyormuş ) , karısı da at psikoloğu bir Alman ( gerçek hayatta The Horse Wisperer`daki adamdan ders almış , sorunlu atlara eğitim veriyormuş , ulan ne hayatlar var Türkiye için masal gibi geliyor böyle meslekler) , bari çocukların eğitimini falan düşünmeyelim diye kızın memleketi olan Hamburg`a taşınmışlar. Çoluk çocuk onlarla görüşüyoruz.Sınıftaki en ilginç kişi , belki hatırlarsınız , Peru`nun Japon asıllı eski Devlet Başkanı ( kimilerine göre diktatör , 2000 yılında JAponya`ya kaçarak istifa etmek zorunda kaldı ) Fujimori`nin kızı. Kız Alman bir Uçak mühendisiyle evlenmiş buraya gelmiş , ama babasının 10 milyonlarca dolar servetine rağmen bizim entegrasyon sınıfında ( kurs parasının çoğunu devlet ödüyor ) ne işi var anlamadım. Bu arada nedense onun kızı olduğunu kabul etmedi ama tabii artık internet var , google`da hemen resimleri çıkıyor karşınıza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlanın sağlığı Maşallah iyi , artık makineye falan bağlı değil , ve 4 aydır geceleri de kalkmıyoruz , saat 11de bir karışım ( sıvı ) veriyoruz ve sabaha kadar birşey yapmamıza gerek kalmıyor. Ama kız gibi değil aşırı yaramaz , bir dakika gözümüzü ayıramıyoruz.Biraz geç yürüdü ama şimdi şeyine kurşun yetişmiyor. Buraya taşınmamıza değdi yani. Aman tahtalara vurun .&lt;br /&gt;Kız da iyi Ağustos itibariyle ilkokula başladı , şimdilik sorun yok. Zaten ilk 2 sene hiç zorlamıyorlarmış çocukları , bu yaşlarda zorlanırlarsa ileride daha büyük sorunlar yaşarlar diyorlar o yüzden şu an ne zaman isterlerse o zaman ders yapıyorlar . Sınıflarında 3lü koltuk falan var sıkılan gidiyor oraya uzanıyor , kendi kendine oynuyor. Bizim sisteme çok ters ama hamama giren terler , o yüzden sesimizi çıkarmıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Ayla Warner Bros`da işe girdi ( ilk gelişimde size bir sürü dvd ve eğer isterseniz oyun getireceğim ) .Derin`i de kışın yuvaya göndermek istemediğimizden , bundan sonra hafta da 2 gün ben 3 gün ananesi bakacak. Yani ben pazartesi perşembe çocuk bakacağım, salı , çarşamba , cuma kursa gideceğim , hafta sonları da bir Kiosk`da çalışacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evimiz 55 metrekare ama artık ona da alıştım , bu arada 1901 yılında inşa edilmiş ( genç bina emlakçı tabiriyle ) ve limana yakın bir yerde. 2. Dünya savaşında müttefikler yangın bombalarıyla bütün şehiri cayır cayır yaktıkları için tabii bayağı bir tadilat görmüş burası da . Almanların savaşı kaybettikleri belli olmasına rağmen biraz da yaldır yaldır gelen Sovyetler`in gözünü korkutmak amacıyla Dresden ve Hamburg` u dümdüz etmişler . Şehirde sadece Hitler`in yaptırdığı sığınaklara birşey olmamış.Adamlar savaşı başlatmanın utancıyla seslerini çıkarmıyorlar.Aradan 65 yıl geçmesine rağmen hala limanda patlamamış bomba bulunabiliyor , hemen sirenler çalınıyor ve yakındaki evler boşaltılıyor , sonra müdahale ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaya Peker`in transfer edildiğini öğrendiğimden beri içimden Fenerle ilgili bir şey yazmak gelmiyor . Ama yarın buranın saatiyle 12 de içmeye başlayıp maç saatini bekleyeceğim , gino benim için de bağır bu maçta ( Alex attı 4 - 0 oldu de mesela ). Bol şans yarın için.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-5483831529449919429?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/5483831529449919429/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/hamburg-meine-perle.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5483831529449919429'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5483831529449919429'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/hamburg-meine-perle.html' title='Hamburg meine perle'/><author><name>plugger</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17302707675488799289</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-3501250978717235020</id><published>2010-10-20T15:49:00.003+03:00</published><updated>2010-10-21T09:02:19.863+03:00</updated><title type='text'>LOVE ME OR LEAVE ME</title><content type='html'>Yine araba kullanırken dinlediğim bir şarkının düşündürdükleri üzerine bir yazı. Bu sefer "The Seahorseas"dan "Love Me Or Leave Me" çaldı. Şarkının başında "Jesus'a, Yehova'ya savaşa inanmıyorum" der. Bu şarkı çıktığında Bristol'daydım. O zaman müzik olarak çok severdim. Bu sefer duyduğumda sözlerine ilk defa dikkat ettim. Aslında sözleri açısından  ilkokul seviyesinde. Ancak bu aralar period geçiren kadınların ruh halinde olduğumdan bu sözler hoşuma gitti. İçimden ulan sen onlara inanmıyorsun ben bu ülkede doğduğuma, bu gördüklerime inanmıyorum dedim. Sonra da ekledim, güzel kardeşim sizde Avam Kamarası vardır. Benim gözümde Avam Kamarası ezikler kamarası gibi bir şeydir. Avam'ın dertlerini, tasalarını pışpışlayan meclis. Bu meclisin üstünde bir de Lord'lar Kamarası vardır. Eskiden Avam Kamarası ne derse desin son sözü Lord'lar söylerdi.Artık Avam'ın borusu ötüyor. Bizdeki meclis benim gözümde Avam Kamarası zaten, iktidarda Avam İktidarı. Amaan ne halleri varsa görsünler. Zaten bu coğrafyada üreten, emekçi nüfus yok ki. Çünkü üreten, emekçi sınıfın hakları konusunda ne kadar hassas olduğunu Fransa'da görüyoruz. Koskoca Fransa'da benzin kalmadı ama halk sokaklarda eyleme destek veriyor. Bizde olsa benzin bulamayanlar eylem yapanlara saldırır. Bu ülkede herkes bir yerinden sistemi deldiği, kendi çıkarına göre biçimlendirdiği için herhangi bir sıkıntı olmuyor. Lafa gelince kahvede atıp tutar herkes, ama aynı kahvehaneye atıp tuttukları politikacı gelse hepsi götünü yalar. Şarkıda "Ben kahramanlara, arkadaşlarıma inanıyorum" der. Benim kahramanım kim diye düşündüğümde Atatürk dışında siyasi kişilik yok gibi. Spor dendiğinde ise aklıma Muhammed Ali, Michael Schumacher, Boris Becker geliyor ilk anda. Fenerbahçe özelinde Harald Schumacher, Kenneth Anderson, Uche, Hooijdonk ve son olarak Alex. Rıdvan dışında Türk futbolcu zorlamazsam yok. &lt;br /&gt;Arkadaşlarım listesi ise uzun, buraya sığmaz.&lt;br /&gt;Geçenlerde Kusturica geldi Türkiye'ye üçüncü kez. Nedense bu sefer adamın ırkçı olduğunu hatırladılar. Daha önce böyle bir sorun olmamış. Nasıl bir ikiyüzlülüktür. Ama şaşırmadım, Mesut Özil'e yapılanlara şaşırmadığım gibi. Ulan adama sorarlar Marco Aurelio Türk Milli Takımında oynadığında oluyor da Mesut Almanya'da oynayınca mı zorunuza gidiyor.&lt;br /&gt;Neyse o yüzden sizin bakanınız dalga geçer gibi "Şili'de olanları abartmayın, bizde olsa üç günde çıkarırdık" dediğinde de zorunuza gitmesin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-3501250978717235020?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/3501250978717235020/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/love-me-or-leave-me.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3501250978717235020'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3501250978717235020'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/love-me-or-leave-me.html' title='LOVE ME OR LEAVE ME'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-4096169738569878761</id><published>2010-10-12T12:44:00.004+03:00</published><updated>2010-10-12T13:59:38.212+03:00</updated><title type='text'>Would You Be My Enemy?</title><content type='html'>Topağacı'ndan Nişantaşı'na çıkarken, arabanda  10'da yapacağın performans toplantısını düşünürken bulursun kendini. Toplantıda gerçekten düşündüklerini mi, yoksa onların duymak istediklerini mi söylemen gerektiğini düşünürsün.  Dışarıda yağmur pis pis yağmaktadır. Üzerinde giydiğin takım elbise sevmeden, önemsemeden kaldırdığın için ütüsüzdür, iğreti durmaktadır sende. Bu arada Celine'i haftasonu amcasının tanıdığı ultra zengin bir ailenin kızının doğum gününe götürmen gerekmektedir. Ki bu esnada Cuma akşamı sen cezalı olduğun için Mete'nin doğum gününe gidemiyorsundur. Yaşamakta bulunduğun hayatı maddi olarak sürdürülebilir kılmak (kira, okul taksitleri, market alışverişleri, Celine'in spor ve drama kursları) için bu hızla en az 20 yıl daha çalışman  gerekmektedir. Tam "Ne olacağım ben?" diye düşünürken, radyoda The Departure'dan "Be My Enemy" çalar.  "Would you be my enemy? It's easier that way" der nakarat kısmında. İçinden eklersin "Lütfen benim düşmanım ol, ben kendi düşmanım olmaya devam edersem elimden bir kaza çıkacak"...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-4096169738569878761?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/4096169738569878761/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/would-you-be-my-enemy.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4096169738569878761'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4096169738569878761'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/would-you-be-my-enemy.html' title='Would You Be My Enemy?'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1653487076449706060</id><published>2010-10-04T10:19:00.006+03:00</published><updated>2010-10-05T16:47:05.903+03:00</updated><title type='text'>Ölüleri Gömün</title><content type='html'>Savaşlarda ölen askerler mezarlarından kalksalar ve dünyada savaş kavramını ortadan kaldırsalar tezi üzerine bir tiyatro oyunu "Ölüleri Gömün". Cumartesi Celine'nin elini tutmuş metrobüse doğru yürürken gördüm afişi. İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sergilenen "Irwin Shaw" oyunu.&lt;br /&gt; Metrobüs yolu boyunca aklıma bizim kaybettiklerimiz kalkıp geri gelseler neleri değiştirirlerdi?  Ya da biz her seferinde ölmek için içip ayıldığımızda yeniden geldiğimiz dünyada neleri değiştiriyoruz? sorusu geldi. Eğer ölümden sonraki hayat kazanç, kayıp, öfke, nefret, sevgi gibi duygu ve beklentilerden arındırılmış bir ortam ise oradan kim buraya dönmek ister? Ya da bir şekilde dönse bile orayı gördükten sonra burada kalır mı? Tam bu nokta da yaşarken ölmeye en yakın deneyimler olan uyku ve sarhoşluk bu yüzden mi cazip? Bu ve benzeri düşüncelere dalmışken son durak anonsu ile kendime geldim. &lt;br /&gt;Yol boyunca Celine ve Duu otobüste 38 Fenerli saymışlar. Stad içersinde bu işi yapmaya kalkmayın sayı sayma manyağı olursunuz dedim. Gölgede serin, güneşte terleten bir sonbahar günü sonrası tribünler de sonbahar manzarası gibi idi. Kimi umutlu, kimi üzgün, kimi ilk aşkın beklentileri içinde heyecanlı, kimi her aşkın sonunun hüsran olduğunu bilmenin verdiği yılgınlıkla maça gelmiş insanlar topluluğu vardı Kadıköy'de. &lt;br /&gt;Takım maça iştahlı başlayınca  Gençlerbirliği'ni yiyip bitirdiler. Uche'nin veliahtı  Y3 (Yobo Yobo Yobo ) aynı selefi Nijerya'lı gibi soğukkanlı olunca savunma hattı Çanakkale'ye dönmüş. Lugano ile ikisi Uche-Högh karışımını en azından bir siyahi bir sarışın olarak tutturmuş  durumdalar.&lt;br /&gt;Alex, aşkın diğer adı, gülünce bizim yüzümüzde güller açıyor. "Kara Yılan Niang" ve "Yaban Domuzu Dia" ile çok can yakarlar bu sene. Selçuk sakatlanınca benim canım yandı. Bir pozisyon önce ne iyi dediğim Selçuk önümüzde yere devrilince şom ağızlıyım dedim sustum.&lt;br /&gt;Celine bir maçı daha almanın gururu ile sonuna kadar kalalım dedi, ama ben hem kalabalığa kalmayalım hem de çocuklar yürümesin diye erken çıkıp taksiye bindirdim kafileyi. Cumartesi trafiği ise beklememiz gerektiğini hatırlattı bize. Vızır vızır metrobüsler yanımızdan geçerken 1 saat yolda yalan oldu.&lt;br /&gt;Döndüğümüzde Psikolog uyuyordu. Psikologlar kendi söküğünü dikemez misali benim gibi bir arıza ile birlikte olduğu için yorgun ve bıkkın görünüyordu uyurken.&lt;br /&gt;Ben de Cuma akşamı çok ama çok içtiğim için, 2. ölüme en yakın tecrübeyi yaşamak için uyudum, uyudum, uyudum. &lt;br /&gt;Sonra uyandım, bu yazıyı yazdım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1653487076449706060?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1653487076449706060/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/oluleri-gomun.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1653487076449706060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1653487076449706060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/10/oluleri-gomun.html' title='Ölüleri Gömün'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1887170404300407936</id><published>2010-09-29T16:01:00.003+03:00</published><updated>2010-09-29T16:16:31.074+03:00</updated><title type='text'>Selçuk Şahin &amp; Alexandra Loizou</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TKM7E8ZzGVI/AAAAAAAAAQw/wrF5RyrLEWw/s1600/A21221203.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 252px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5522322524206209362" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TKM7E8ZzGVI/AAAAAAAAAQw/wrF5RyrLEWw/s320/A21221203.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hiç mi hiç tasvip etmediğimiz birliktelikler bunlar..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1887170404300407936?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1887170404300407936/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/selcuk-sahin-alexandra-loizou.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1887170404300407936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1887170404300407936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/selcuk-sahin-alexandra-loizou.html' title='Selçuk Şahin &amp; Alexandra Loizou'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TKM7E8ZzGVI/AAAAAAAAAQw/wrF5RyrLEWw/s72-c/A21221203.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-5537312255358141672</id><published>2010-09-28T10:25:00.002+03:00</published><updated>2010-09-28T10:29:42.470+03:00</updated><title type='text'>Robert KUBICA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TKGYXrIEmBI/AAAAAAAAAQo/p7ZCrdFBFmI/s1600/_47406171_kubica466.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 194px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5521862150613932050" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TKGYXrIEmBI/AAAAAAAAAQo/p7ZCrdFBFmI/s320/_47406171_kubica466.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Formula 1'de Schumi'den sonra,takipcisi ve fan'ı olabileceğim bir pilot.Sürüşündeki teknik,agresiflik ve gözü karalık bana büyük üstad Schumi'yi anımsatıyor.İlerki sezonlarda Ferrari F1 koltuğunada oturursa hiç şaşırmam..&lt;br /&gt;Go kubi go..&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-5537312255358141672?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/5537312255358141672/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/robert-kubica.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5537312255358141672'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5537312255358141672'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/robert-kubica.html' title='Robert KUBICA'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TKGYXrIEmBI/AAAAAAAAAQo/p7ZCrdFBFmI/s72-c/_47406171_kubica466.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-8979524714472955906</id><published>2010-09-28T10:21:00.001+03:00</published><updated>2010-09-28T10:22:44.491+03:00</updated><title type='text'>Ola Toivonen(PSV)</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TKGXrr2CHSI/AAAAAAAAAQg/mnrBOo4c4jw/s1600/toivonen.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 275px; DISPLAY: block; HEIGHT: 183px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5521861394892463394" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TKGXrr2CHSI/AAAAAAAAAQg/mnrBOo4c4jw/s320/toivonen.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-8979524714472955906?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/8979524714472955906/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/ola-toivonenpsv.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/8979524714472955906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/8979524714472955906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/ola-toivonenpsv.html' title='Ola Toivonen(PSV)'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TKGXrr2CHSI/AAAAAAAAAQg/mnrBOo4c4jw/s72-c/toivonen.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7096386073522234633</id><published>2010-09-22T17:59:00.004+03:00</published><updated>2010-09-23T09:00:56.059+03:00</updated><title type='text'>Özgürlük Palavra</title><content type='html'>Ülkede naif azınlık beni güldürmeye devam ediyor. Bir gün Yılmaz Özdil'in yazısı yayınlanmadı diyerek ağlıyorlar, diğer gün Tophane'de galeri açılışında olay olduğu için. Bir kısmı Cemil İpekçi hede hödö diyor. Bakın son kez yazacağım iyi okuyun.&lt;br /&gt;Bu coğrafyada bu genlerde Demokrasi, Cumhuriyet, İnsan Hakları, Hukuk gak gukuk hiç olmadı, olmaz.&lt;br /&gt;Dönemsel yanılsamalarla iktidara geldiğinizi, özgür olduğunuzu sandınız. Geçti o günler. Şarkısı da var hatta "Gelmez o günler, mazide kaldı hep". &lt;br /&gt;Sizlerin de  umurunda değil, gelin itiraf edin. Umurunuzda olsa oturduğunuz yerden hem de çakma isimlerle internet sitelerini ağlama duvarı yapmazsınız.&lt;br /&gt;Ya Mustafa Kemal gibi taşın altına elinizi koyarsınız ya da proletarya gibi zammı alınca oturur davadan dönersiniz. Dönenleriniz milletvekili, bakan olur hem de.&lt;br /&gt;Rahat olun "Kaybedecek birşeyi olmayanlar ile kaybedemeyecek kadar şeyi olanlar kaybetmez".Bu iki taraftan birine dahil olun. Ya da zamanla olacaksınız. Olmazsanız böyle ağlar durursunuz.&lt;br /&gt;Sizin durumunuzda olanlara için "Küçük Burjuva Bunalımı" yaşıyor derler.&lt;br /&gt;Rahat olun hepimiz ölücez. Mutlak olan tek gerçek son. &lt;br /&gt;Göz açıp kapayıncaya kadar sizi de beni de bu zulmü yaşatanları da bulur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7096386073522234633?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7096386073522234633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/ozgurluk-palavra.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7096386073522234633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7096386073522234633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/ozgurluk-palavra.html' title='Özgürlük Palavra'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7801063466486527993</id><published>2010-09-21T10:12:00.002+03:00</published><updated>2010-09-21T10:52:21.971+03:00</updated><title type='text'>Derbi Notları</title><content type='html'>Pazar günü derbi maçını yoğun istek üzerine,2 çook eski arkadaşımla(ajan ve buki) beraber buki'nin evinde seyrettik.Bilenler zaten bilir ama bilmeyenler için hatırlatayım;ben içinde gizli Fenerlilik olan bir Beşiktaşlıyım.Genelde FB'li kardeşlerim benle maç seyretmeye bayılırlar,herhalde onlardan daha çok heyecan yaptığım içindir..İnsan tabii 40 yaşına gelince, maalesef tam olarak dönemiyorda..Nerden gittim kardeşim yahu 9 yaşında BJK-FB maçına ,neydi o Lukovcan kovasının içeri aldığı toplar..ahh ahhhh..skor 4-0 BJK bende mecburen dayımında dayatmasıyla karakartallı..&lt;br /&gt;Neyse,geçelim derbi maça.Maç öncesi kankalar skor tahmini yapıyor ve tahminler şu şekilde;ajanım 3-0,buki ise 2-1 BJK alır diyor,hatta hafta arası müneccim kankam ginom bile 4 olur abi gibi bir yorum yapmıştı.Eh bende bir tahminde bulunayım diyorum ve ağzımdan 1-1 gibi bir skor çıkıyor.Maç başlıyor,FB golü buluyor ve biz tabii havalarda.2.yarı bir penaltı kazanıyor BJK,Guti ve beraberlik.Biz sus pus vaziyetlerinde tabiikide.&lt;br /&gt;Maç berabere bitiyor ve o, maç öncesi BJK yener denen kankalarım mutsuz,bende ise sadece skor tahminin doğru çıkması sonucunda gelen bir tebessüm.Ne şiş yandı ne kebap hesabı..&lt;br /&gt;Maçtan sonra,ajanım beni eve bırakırken,1 şişe keglevich votka içmenin verdiği rehavetle şunu düşünüyorum;ginom,bu nasıl müneccimlik yahu,sana uzun süre skor tahmini yasak kardeşim,ona göre..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7801063466486527993?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7801063466486527993/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/derbi-notlar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7801063466486527993'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7801063466486527993'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/derbi-notlar.html' title='Derbi Notları'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-580207453220354193</id><published>2010-09-14T15:01:00.006+03:00</published><updated>2010-09-14T16:10:02.950+03:00</updated><title type='text'>BÜTÜN DERTLER BENİ BEKLER YATAĞIMIN BAŞUCUNDA</title><content type='html'>Hayatı fazla önemsiyoruz. Çünkü sonu olan bir olgunun içindeki kazanımlarımız da sonlu.&lt;br /&gt;İktidar, para, mal, mülk gelip geçici. Anların kıymeti var. Referandum tartışmalarını, sonuçlarını, sonuçlar hakkındaki yorumları izledikçe aklıma bu geldi. AKP kazanmış, kazanmazsa hatırım kalır. AKP değil de CHP kazanmış olsa değişen çok şey olmaz bu ülkede. Ayrıcalıklı olan bir azınlık ve de her şekilde işini bilen, adamı olan uyanıklar dışında, olan bitenin kimseye yararı yok. Dünyada yıkılmayan, modası geçmeyen siyasi akım-parti yok. He bunlar gitmez mi diyorsunuz, o zaman biz gideriz. Bu ülkeden daha yabancı olamazsanız dünyanın herhangi bir ülkesinde. Ne yenildim diye düşünün, ne de yılgınlığa kapılın. Önemsemeyin. Ben öyle yapıyorum.&lt;br /&gt;Marmaris'de Kayseri maçını izlemek için daha önce de maç izlediğim bir yeri tercih ettim. Bu sene "Fener maçı başladığında bugün kazanamayız diyorsanız, kesin kazanamayız" kampanyasının devam ettiği bir maç oldu. Devre arasında sırası ile kardeşimi, Mete beyi, Kayhan beyi aradım. Başkana da mesaj attım. Mesaj "Hep sıkıntı, hep sıkıntı a.k" şeklinde idi. İlk yarıdan yarıldım. Öyle ya da böyle iki tane yediğimiz maç bittiğinde hesap öderken beş Efes içtiğimi gördüm. Bu sıkıntıya az bile demişimdir. Hatırlamıyorum. Eve yürürken aklıma "Çocuk iken Fener platonik aşkımdı, şimdi hep tüketmemi istiyor, ama ben de tükeniyorum" cümlesi geldi. &lt;br /&gt;Çocukken hem çirkin olduğum, hem de param olmadığı için kızlardan uzak dururdum. (Onlar da benden) O zamanlarda Fenerium yoktu karne hediyesi bir Fenerbahçe formam olurdu üstümde. Açık tribün  bileti bugüne göre 10 TL.nin alım gücü kadar idi. Aksi takdirde gidemezdim. Evden götürdüğüm ekmek arasını yerdim. Beklerken tezahürat ezberler, kitap okurdum. Saatler öncesinden maça girerdim. Ekmeği genelde stada girdikten hemen sonra yerdim. Kalabalıktan geri dönemem diye tuvalete bile gitmezdim. Eve döndüğümde aç, susuz, yorgun ama mutlu olurdum. Yediğim yemek, TRT'3 de dinlediğim programlar enerjimi yerine getirirdi. O zamanlar tek spor programı vardı. O da korku programı gibi olan "İpek Yolu"nun arkasından, gecenin bir yarısında ekrana gelirdi. Maçlar hakkında yorum olmazdı. Taktik, diziliş önemli değildi. Saatler boyu futbolcular, antrenörler konuşulmazdı. Biz Fenerbahçe'de oynayan futbolcuların seslerini bile bilmezdik. Konuşturulmazlardı.&lt;br /&gt;Şimdi kombinem var, maçlar inanılmaz lüks stadımızda oynanıyor. İstesem on kişiye forma alır, hediye ederim. (Hala çirkinim) Televizyon ve yazılı basından dakika dakika takım ve oyuncular hakkında bilgi sahibi oluyorum. O zamanlar hayalimde göremeyeceğim futbolcuları sahada izliyorum. Ama mutsuzum. Fenerbahçe kazansa da kaybetse de bir bıkkınlık oluştu bende. Bildikçe mutsuz oluyoruz sanırım. Çocukken bir gol, ya da bir güzel şut görmek, stada girdiğimde "Edirne'den Fenerbahçe'mize sevgiler getirdik" pankartını gördüğümde aldığım mutluluk yok.&lt;br /&gt;Çözümü ne diye soruyorsanız, yazının başına dönün ve önemsemeyin derim. Ben bu konuda da öyle yapacağım.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Şarkımız Doğan Canku'dan gelsin o vakit;&lt;br /&gt;"Bütün dertler beni bekler&lt;br /&gt;yatağımın başucunda,&lt;br /&gt;esir kalır hep dilekler&lt;br /&gt;kaderimin avucunda"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-580207453220354193?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/580207453220354193/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/butun-dertler-beni-bekler-yatagimin.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/580207453220354193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/580207453220354193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/butun-dertler-beni-bekler-yatagimin.html' title='BÜTÜN DERTLER BENİ BEKLER YATAĞIMIN BAŞUCUNDA'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1620528709763986227</id><published>2010-09-14T10:45:00.004+03:00</published><updated>2010-09-14T10:48:45.097+03:00</updated><title type='text'>SPARTACUS - Blood and Sand</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TI8oeFFrvwI/AAAAAAAAAQY/X04co2Qede4/s1600/spartacus+2.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516672565779349250" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TI8oeFFrvwI/AAAAAAAAAQY/X04co2Qede4/s200/spartacus+2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TI8oXwYME3I/AAAAAAAAAQQ/lTsNJVXo-WA/s1600/spartacus+1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 125px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516672457140605810" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TI8oXwYME3I/AAAAAAAAAQQ/lTsNJVXo-WA/s200/spartacus+1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dizi olarak en son takıntım.Şiddetle* tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1620528709763986227?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1620528709763986227/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/spartacus-blood-and-sand.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1620528709763986227'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1620528709763986227'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/spartacus-blood-and-sand.html' title='SPARTACUS - Blood and Sand'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TI8oeFFrvwI/AAAAAAAAAQY/X04co2Qede4/s72-c/spartacus+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-2758673939110948258</id><published>2010-09-14T10:12:00.002+03:00</published><updated>2010-09-14T10:35:01.589+03:00</updated><title type='text'>Best 5</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TI8j2tD182I/AAAAAAAAAQI/uoSi_oCDQx0/s1600/Logo_800x600_1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516667491267769186" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TI8j2tD182I/AAAAAAAAAQI/uoSi_oCDQx0/s320/Logo_800x600_1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;G...Milos TEODOSIC...Sirbistan&lt;br /&gt;G...Hido TURKOGLU...Türkiye&lt;br /&gt;F...Kevin DURANT...ABD&lt;br /&gt;F...Linas KLEIZA...Litvanya&lt;br /&gt;C...Luis SCOLA...Arjantin&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-2758673939110948258?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/2758673939110948258/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/best-5.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2758673939110948258'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2758673939110948258'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/best-5.html' title='Best 5'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TI8j2tD182I/AAAAAAAAAQI/uoSi_oCDQx0/s72-c/Logo_800x600_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-3399550259868744211</id><published>2010-09-07T04:56:00.003+03:00</published><updated>2010-09-13T14:50:17.111+03:00</updated><title type='text'>REFERANDUM</title><content type='html'>Annem ve babam Makedonya göçmeni.Kendisine Allah gani gani rahmet eylesin, babaannem yaşayan tarih idi. Makedonya'daki hayatı hep ondan dinlemiştim. Vatan kaybetmenin acısını, doğduğun topraklarda yabancı olmayı büyük bir hüzünle anlatırdı. Ben aklım erdiği günden itibaren hep sorardım, "Babaanne biz niye Türkiye'ye geldik? Almanya,İsviçre, Amerika'ya gidenlerden olmadık." diye. Babaannem hep aynı cevabı verirdi, "Bizim başka vatanımız yok. Biz Atatürk'ün memleketine geldik." derdi.&lt;br /&gt;Ben şimdi babaannem sağ olsa idi "Babaanne be evet burası Atatürk'ün kurtardığı memleket, ama burada Atatürk'ü sevmeyen o kadar çok ki, bu halk Atatürk'ün halkı olamaz" derdim. Sevsinler diye bir isteğim yok, anlasınlar desem çok naif kaçar. Tek isteğim saygı duysunlar. Kabul ediyorum bu ülkede "Tanzimat Fermanı"ndan bu yana bir iktidar savaşı var. Ve AKP iktidarı ile bu iktidar taraflardan birine geçti. Haklı, haksız bir çok operasyon ile bu iktidar devletin bir çok kurumunu ele geçirdi. Geriye Adalet mekanizması kaldı. Bu referandum ile onu da ele geçirecekler. Hayır'lı uğurlu olsun.&lt;br /&gt;Sayın Erdoğan'a haddim olmayarak şunu söylemek isterim. "Dost arıyorsan Allah yeter". Onun dışında edindiğin dostların, hizmet ettiğin emellerin, hepsi yalan. Hepsi seni terk eder. En başta bu dünyada edindiğin mal, mülk,güç..... Karşısında hesap vereceğin tek güç Allah. Allah adına yaptığını düşünüyorsan yaptıklarını, iki kere düşün. Çünkü belli oldu. Bu dünyada bu gidişle kimse sizden hesap soramayacak.&lt;br /&gt;Son söz Adalet güçlü iken değil, güçsüz iken lazım olur insana.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-3399550259868744211?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/3399550259868744211/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/referandum.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3399550259868744211'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3399550259868744211'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/referandum.html' title='REFERANDUM'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-5047610382972599740</id><published>2010-09-01T13:15:00.003+03:00</published><updated>2010-09-01T13:47:51.788+03:00</updated><title type='text'>Spor Toto Süper Lig 2010-11</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TH4n0qNsR1I/AAAAAAAAAP4/-bIEf8F1R4o/s1600/spor-toto3.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 250px; DISPLAY: block; HEIGHT: 250px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5511886779586463570" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TH4n0qNsR1I/AAAAAAAAAP4/-bIEf8F1R4o/s320/spor-toto3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;3 büyükler ideal 11'ler;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;sistem:4-2-3-1&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;FENERBAHÇE&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;GK...Volkan&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DL...Caner&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DC...Lugano&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DC...Joseph Yobo&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DR...Gökhan Gönül&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DMC...Emre&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DMC...Mehmet Topuz&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AML...Miroslav Stoch&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AMC...Alex&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AMR...Issiar Dia&lt;/div&gt;&lt;div&gt;SC...Mamadou Niang&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;BEŞİKTAŞ&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;GK...Hakan&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DL...İ.Üzülmez&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DC...Zapo&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DC...İ.Toraman&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DR...Ekrem Dağ&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DMC...Ernst&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DMC...M.Aurelio&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AML...Quaresma&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AMC...Guti&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AMR...Roberto Hilbert&lt;/div&gt;&lt;div&gt;SC...Bobo&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;GALATASARAY&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;GK...Ufuk&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DL...Emiliano Insua&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DC...Lucas Neill&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DC...Servet&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DR...Sabri&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DMC...Lorik Cana&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DMC...M.Sarp&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AML...Harry Kewell&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AMC...Misimoviç&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AMR...Arda Turan&lt;/div&gt;&lt;div&gt;SC...Milan Baros&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Zevkli ve çekişmeli bir sezon dilerim...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-5047610382972599740?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/5047610382972599740/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/spor-toto-super-lig-2010-11.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5047610382972599740'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5047610382972599740'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/spor-toto-super-lig-2010-11.html' title='Spor Toto Süper Lig 2010-11'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TH4n0qNsR1I/AAAAAAAAAP4/-bIEf8F1R4o/s72-c/spor-toto3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-5797387050841760402</id><published>2010-09-01T10:03:00.004+03:00</published><updated>2010-09-01T10:11:54.133+03:00</updated><title type='text'>Maestro</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TH365cl_iGI/AAAAAAAAAPw/Up3vN9QeeTY/s1600/turkiye-yunanistan-kerem-tunceri.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 271px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5511837383806388322" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TH365cl_iGI/AAAAAAAAAPw/Up3vN9QeeTY/s320/turkiye-yunanistan-kerem-tunceri.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Hakkını teslim etmek lazım;Dünya Basketbol Şampiyonasında takımımızın Ersan İlyasova ile birlikte 2 gerçek yıldızından birisi.Kerem Tunçeri..&lt;br /&gt;Aynen Kaan Kural'ın yorumuna katılıyorum;''Süper yetenek bir genç,beklentierin çok altında kalan bir ilk kariyer.Fakat sonra küllerinden doğan bir maestro''..&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-5797387050841760402?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/5797387050841760402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/maestro.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5797387050841760402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5797387050841760402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/09/maestro.html' title='Maestro'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TH365cl_iGI/AAAAAAAAAPw/Up3vN9QeeTY/s72-c/turkiye-yunanistan-kerem-tunceri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-2454788529763625312</id><published>2010-08-27T15:08:00.005+03:00</published><updated>2010-08-27T16:31:53.009+03:00</updated><title type='text'>Kingdom Of Rust</title><content type='html'>Fransız Katalunya'sında gece 10'da 3. şişe Languedoc'a tek başıma devam ederken karşı evde oturan sabah 9'da konuşmaya başlayan ve susmayan sayesinde Katalanca'yı söktüğüm teyzenin artık konuşmadığını  farkettim. Güneşin akşam 8'de Pirenelerin ardında kalmasına rağmen karanlık gece 11'den önce gelmiyordu Paziols'a. Bir yandan da ay tüm güzelliği ile karşımda duruyordu. &lt;br /&gt;Şarap'ın verdiği cesaret ve sarhoşukla çok mutlu olduğumu düşündüm. Son bir haftadır sürekli içiyor, dağları aşıyor, nehirlere, denizlere giriyordum. TV, internet ve telefon olmayan bir tatil yapıyordum. Sevdiğim insanlar yanımda idi. İşte bu ruh halinde iken o akşam birden son altı ayda olanlar aklıma geldi. Her şey Bursa maçı ile başlamıştı. 2-0 önde iken Özer'in sakatlanıp çıkması, ardı ardına gelen 3 gol ile maçı kaybetmiştik. Aynı hafta Lille karşısında turu geçmemize dakikalar kala gol yemiş, turu kaybetmiştik. Bu iki maçın üstüne ve kıyas kabul etmez acı ile Nursel'i uğurlamıştık. Biz artık kendimizde değildik.&lt;br /&gt; Kendimize aynada bakmaya cesaret ettiğimiz dönemlerde, önce Trabzon'a kupayı, ardından Bursa'ya ligi vermiştik. Futbolda ne buluyorsunuz diyenlere cevabım standarttır. Varoloşun yükünü hafifletmek, dünyanın etkilerinden kurtulmak için içmek, aşık olmak gerekir. Hepsini karşılayan ve her seferinde orada olan Fenerbahçe'dir. &lt;br /&gt;Yanlız Fenerbahçe'nin Denizli maçından bu yana geliştirdiği kötü bir huyu var. Final ya da eleme maçlarında işlerin kötüye gitme ihtimali var ise illaki o kötü ihtimal gerçekleşiyor.&lt;br /&gt;Dün akşam uzatmalar başladığında yukarıda yazdıklarım aklıma geldi. Artık korktuğumuz değil, beklediğimiz yine başımıza geldi. Mete bey maça giderken&lt;br /&gt;"Hayatımın her anlamda en kötü yılını yaşıyorum" dedi. "En kötüsünü yaşıyor isen bu bir açıdan iyi, artık iyiye gider" dedim.&lt;br /&gt;Biz Fenerbahçe'liler son yıllar için en kötü yılın Aragones zamanı olduğunu, iyi günlerin bizi beklediğini düşünmüştük. Sanırım düşüş orada bitmemiş, Daum ile Araf'ta kalmışız. Bu sene ya yukarı çıkarız ya da tam dibe vururuz.&lt;br /&gt;Ders çıkarmak en büyük erdemdir.&lt;br /&gt;Yazının şarkısı Doves "Kingdom Of Rust" olsun. Videosu ile izlemek bünyede yıkıma yol açıyor ama siz yine de videosunu izleyin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-2454788529763625312?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/2454788529763625312/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/kingdom-of-rust.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2454788529763625312'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2454788529763625312'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/kingdom-of-rust.html' title='Kingdom Of Rust'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7112225750372629479</id><published>2010-08-26T14:38:00.002+03:00</published><updated>2010-08-26T14:43:41.733+03:00</updated><title type='text'>Casella Concept - Modoko</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/THZSar2vybI/AAAAAAAAAPo/MZmvePUDuUc/s1600/cas1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5509681812536805810" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/THZSar2vybI/AAAAAAAAAPo/MZmvePUDuUc/s320/cas1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Casella concept mağazası Modoko'da..Kardeşim gibi sevdiğim arkadaşım açtı diye söylemiyorum,vallahi güzel mağaza..Bekleriz.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7112225750372629479?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7112225750372629479/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/casella-concept-modoko.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7112225750372629479'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7112225750372629479'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/casella-concept-modoko.html' title='Casella Concept - Modoko'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/THZSar2vybI/AAAAAAAAAPo/MZmvePUDuUc/s72-c/cas1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7832538729265476847</id><published>2010-08-26T14:22:00.002+03:00</published><updated>2010-08-26T14:27:31.492+03:00</updated><title type='text'>Citroen Ds3</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/THZOqrD5VYI/AAAAAAAAAPg/TjWwI4-b29I/s1600/citroen_ds3_1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 224px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5509677689154917762" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/THZOqrD5VYI/AAAAAAAAAPg/TjWwI4-b29I/s320/citroen_ds3_1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir kız arkadaşım almış bu Ds3'ü.Bindim,test ettim onaylıyorum.Tam bir bayan arabası;şirin,hızlı ve güvenli..Tavsiye edilir..&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7832538729265476847?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7832538729265476847/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/citroen-ds3.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7832538729265476847'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7832538729265476847'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/citroen-ds3.html' title='Citroen Ds3'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/THZOqrD5VYI/AAAAAAAAAPg/TjWwI4-b29I/s72-c/citroen_ds3_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7200666256309538460</id><published>2010-08-26T14:08:00.003+03:00</published><updated>2010-08-26T14:14:48.105+03:00</updated><title type='text'>Mario SALIERI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/THZLXB0_lZI/AAAAAAAAAPY/xTziXbfCNEw/s1600/m_bf356ba1676349cd9d65fd2b48bf1dca.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 170px; DISPLAY: block; HEIGHT: 179px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5509674053134161298" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/THZLXB0_lZI/AAAAAAAAAPY/xTziXbfCNEw/s320/m_bf356ba1676349cd9d65fd2b48bf1dca.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kendisi İtalyan porno film direktörü olup,yıllarca sevgi ve saygımızı kazanmıştır.Her ne kadar kendimi biraz güç bir duruma soksamda,bu büyük ustayı sizlerle paylaşmak istedim..&lt;br /&gt;Salute King of Porn..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7200666256309538460?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7200666256309538460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/mario-salieri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7200666256309538460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7200666256309538460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/mario-salieri.html' title='Mario SALIERI'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/THZLXB0_lZI/AAAAAAAAAPY/xTziXbfCNEw/s72-c/m_bf356ba1676349cd9d65fd2b48bf1dca.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-429458185312107073</id><published>2010-08-26T10:59:00.002+03:00</published><updated>2010-08-26T11:47:59.857+03:00</updated><title type='text'>SANAT SANAT İÇİNDİR</title><content type='html'>Sevgili Fazıl Say,&lt;br /&gt;Bu topraklarda yaşayan halk bilmese de en sevdiği şarkı "We Hate It When Our Friends Become Successful" dur. Sen adı üstünde dahisin. Yani hem başarılı, hem de bizden kat ve kat yeteneklisin. Seni nasıl sevebiliriz. Senden beklediğimiz yurtdışında yaşaman, büyük paralar ve ün kazanman. Arada bir Ayşe Arman ve muadillerine röportaj verip, Türkiye'yi İstanbul'u nasıl özlediğini, necip Türk halkını nasıl sevdiğini anlatman. Ama sen bu ülkeyi sevip, sahiplenip, gördüğün yanlışları yüksek sesle dile getirirsen, bir aydın gibi ülke meselelerine sahip çıkarsan bozuşuruz. Seni yerin dibine gömeriz. Ağlayarak kaçarsın. Sana ne Arabesk'ten, ülkenin elden gidiyor olmasından. Bak bir etrafına rahatsız olan var mı? olması gerekenler arasından. Görüntüde aç açıkta olanların hepsi devletten yolunu buluyor. Olmadı gecekondu sahibi olup sonra onu yıkıp üstüne bina dikiyor. Okumuşu KPS sorularını çalıyor, yalandan öğretmen, Dr. oluyor. Memuru devlete değil tarikatına hizmet ediyor. Namus kavramları ben herkesi kimse beni ..... diyerek oluşuyor.&lt;br /&gt;Yani uzun lafın kısası biz iyiyiz böyle Fazıl'ım. Sen ya Yiğit Bulut gibi başbakanın yavrukurtu ol istediği soruları sor, ya da Cüneyt Özdemir'in sana yaptığı gibi vur abalıya. &lt;br /&gt;Uzun lafın kısası Devlet Su İşleri bırak sen bu işleri Fazıl'ım. Hani hep sorarlar ya "Sanat sanat için midir? Toplum için mi?" Toplum için yapılan sanat vardır. Ama o sanat bu toplum için değildir. "Sanat sanat içindir" bu topraklarda. Toplum olamadığımızdan dolayı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-429458185312107073?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/429458185312107073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/sanat-sanat-icindir.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/429458185312107073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/429458185312107073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/sanat-sanat-icindir.html' title='SANAT SANAT İÇİNDİR'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-8419578906132700472</id><published>2010-08-24T14:41:00.004+03:00</published><updated>2010-08-24T15:54:50.137+03:00</updated><title type='text'>Bodrum'a gittik beraber</title><content type='html'>Bu sene Fenerbahçe maçları iç sahada ise git, deplasman maçlarını ise izleme/dinleme kampanyamız dahilinde geçtiğimiz hafta PAOK deplasmanı süresince Kadıköy "Arka Oda" da idim. Dolu bir mekan. Bir ara Fener 1-0 mağlup, GS 2-0 geride sonuçlarını duyduk. Mete bey, ben ve Emek ayakta laflıyorduk. GS 2-2'ye bağlar, Fener inşallah 3 yemez dedik. Dediğimiz gibi oldu, kısmen. GS eğer isterse orada turu geçer. Fenerbahçe maçı ise 3,4-0 Fener galibiyeti ile de bitebilir, tersi de olabilir. Hayırlara vesile olsun. &lt;br /&gt;Bu aralar "Dr. House" dizisinin ilk sezonunu izliyorum. İlk 6 bölümünü bitirdim. Anlatıldığı kadar var. Ben bu dizinin Türkiye'de bir emlakçıda geçen  versiyonunu yazarım. Dizi olarak çeken olur mu? bilemem. Dizinin ilk 6 bölümünde vakalara uygulanan 5 ya da 6. tedavinin  doğru tedavi olması, zaten sevmediğim hastahaneler konusunda iyice midemi bulandırdı. 5 ve 6. bölümü Fenerbahçe-TS maçı esnasında izledim. 1 ve 2. gol mesajları arka arkaya gelince diziyi izleme isteğim azaldı, açıkcası dizinin 6. bölümünün 2.yarısı güme gitti. Fenerbahçe bu aralar benden uzak Allah'a yakın olsun. Ergenlik zamanlarımda ak sakallı bir dede gelip "40 yaşına geldiğinde zaman zaman Fener maçlarını izlemeyecek hatta  dinlemeyeceksin" deseydi  "S... lan kodumun ihtiyarı" diye kovalardım. O zamanlar Fenerbahçe ve Hale Soygazi'ye aşıktım. Fenerbahçe ile love and  hate yaşıyorum. Hale Soygazi ise Murat Belge ile evlenerek gözümden düştü.&lt;br /&gt;Perşembe PAOK maçı rövanşı var. Orada olacağım. Ama demedi demeyin 1 gol yersek çıkarım. &lt;br /&gt;Sözlerimi başlıkta bulunan Hande Yener'in söylediği  şarkının  benim yazdığım sözleri ile bitereyim bari.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" Young Boys'a yenildik beraber, Trabzon'dan da üç yedik.&lt;br /&gt;  Sorun futbolcularda değildi&lt;br /&gt;  Aziz Yıldırım hep yalandı"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-8419578906132700472?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/8419578906132700472/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/bodruma-gittik-beraber.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/8419578906132700472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/8419578906132700472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/bodruma-gittik-beraber.html' title='Bodrum&apos;a gittik beraber'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1061391969502306184</id><published>2010-08-17T17:01:00.009+03:00</published><updated>2010-08-18T09:23:11.759+03:00</updated><title type='text'>TİTRERİM MÜCRİM GİBİ BAKTIKÇA İSTİKBALİME</title><content type='html'>Young Boys maçının çıkışında başlıktaki dizeler geldi aklıma. Takım hiç top oynamamış, eksik yerler yıllardır malum olduğu halde transferler yapılmamış, takımın kovulup tekrar geri getirilen Teknik Direktörü yeniden kovulmuş. Asla Teknik Direktörün yerine geçmem diyen Sportif Direktör takımın başına geçmiş. (Bu kadar saptamayı alt alta yazınca gençliğe hitabedeki tasvir gibi olmuş.) Üstüne takımın eskisinden de kötü halde olduğunu görünce başlıktaki şarkıyı mırıldanmışım. "Ne diyorsun mır mır ?" dedi Mete. "Bu sene maçlar bize ızdırap olur" dedim. "Boşver maça girer, beğenmezsek 10.dakikada çıkarız" dedi. Bu diyaloğun üstünden iki hafta geçti. Lig başladı. "Spor Toto Süper Lig" ne söylemesi kolay ne de akılda kalıyor.....&lt;br /&gt;Cumartesi Galatasaray'lı babam ile önce Stoke, sonra GS ve en son BJK maçını izledik. Stoke ne anlamsız bir takımdır, ne akar ne kokar. Yedikleri ilk golde serbest vuruş organizasyonu ders diye okutulur.&lt;br /&gt;Galatasaray'da bir ölü toprağı var. Takımın iyi ya da kötü oynaması değil sorun. Lige daha başlayamamışlar. Galatasaray'ı görünce genelde rakipler korkar, ama Cumartesi akşamı bende böyle bir duygu uyandırmadılar. Hakemin GS'nin yediği golden önce GS aleyhine verdiği faul  ne kadar fiyasko ise Aykut'un senelerdir aynı golü yemesi de o kadar fiyasko. Keza Rijkaard'ın Arda'yı çıkarmasını da anlamadım. Bu hafta Bursa ile oynuyorlar daha sezonun başı ama GS için ya tamam ya devam maçı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş'ta Quresma topu ayağına alsın diye beklemek çok zevkli. Sürprizlerle dolu bir adam. Ayrıca hakikatten doğuştan Beşiktaş'lı tipi var elemanda. Aynı bağlantı &lt;br /&gt;Hagi-GS ve Alex-Fenerbahçe arasında da var bence. Guti ile birlikte BJK'ye hava getirmişler. Savunma göbeği ve ilk yarıda koparamadıkları maçlar başlarını ağrıtır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü Liverpool-Arsenal maçını izledim. Arsenal maça çok güzel başladı. Şimdi atarlar derken Liverpool'dan Joe Cole atılınca maç terse döndü. 10 kişilik Liverpool haysiyet mücadelesi yaptı. Az daha maçı alıyordu.  Son dakikada gelen beraberlik golü dramatikti. Liverpool'a sempatim uzun yıllardır vardır. Bu sene tüm kombineleri satamamışlar, düşündürücü. Arsenal ise Fenerbahçe olsa, bu kadar uzun süre şampiyonluk olmadan Wenger'e dayanır mıydık diye düşündürüyor. Ama Arsenal 4 sene daha uzattı kontratını Wenger ustanın. Futbolu bizden iyi bildiklerine göre bizim bildiğimiz yanlış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fener maçından bir gece önce Mete beyi aradım. "Madem Trip'te Can çalıyor biz maçı izlemeyelim, dinlemeyelim belki bize nispet olsun diye Fener 3 atar" dedim. O da "Hay hay " dedi. Vintage'da oturduk bir süre. Can gelince toparlandık Trip'e geçtik. Hayat ,hayatımız, beyhuda olan ömrümüz hakkında konuşurken arda arda 4 mesaj aldım. Biz bu sene maç saatlerinde Trip'te  oturur, maçları takip etmeyiz kararına vardık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Can Bruce'dan "Downbound Train" çalarken "Ben bu şarkıyı yanlız dinlersem ağlıyorum" dedim. Alkan "O da o yüzden çalıyor ya dedi"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;She just said "Joe I gotta go. We had it once we ain't got it any more" dizelerini duyunca ağlamayan taş olsun zaten.  Ya da; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Last night I heard your voice &lt;br /&gt;You were crying, crying, you were so alone &lt;br /&gt;You said your love had never died &lt;br /&gt;You were waiting for me at home &lt;br /&gt;Put on my jacket, I ran through the woods &lt;br /&gt;I ran till I thought my chest would explode &lt;br /&gt;There in the clearing, beyond the highway &lt;br /&gt;In the moonlight, our wedding house shone &lt;br /&gt;I rushed through the yard, I burst through the front door &lt;br /&gt;My head pounding hard, up the stairs I climbed &lt;br /&gt;The room was dark, our bed was empty &lt;br /&gt;Then I heard that long whistle whine &lt;br /&gt;And I dropped to my knees, hung my head and cried &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bölümü başladığında  önce umutlanıp sonra yıkılmayan varsa bizden değildir. Gece dönerken yolda maç yazısını böyle yazarım dedim. Fenerbahçe maçından hiç bahsetmeden. Başlıktaki şarkıdaki gibi hissetmeye devam ettiğim sürece de devam ederim bu ambargoya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son sözüm size Sayın Aziz başkan, sorun takımın oyunu ya da sonuçlar değil. Yıllardır süren yanlış uygulamalarınız bizdeki sabrı, hevesi tüketti. Ben 40 yaşındayım. Benim kabusum olan iniş çıkışlı ama ilkesiz 80'li 90'lı yıllara dönecekmişiz gibi geliyor bana. Yukarıda anlattığım gibi duygusal insanlarız biz Sayın Başkan. Sevdiğimizi uzaktan da severiz. Ama sevmek bazen bırakıp gitmektir.&lt;br /&gt;Sana git demeyeceğim ama sen yine de git Sayın Başkan.......&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1061391969502306184?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1061391969502306184/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/titrerim-mucrim-gibi-baktikca.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1061391969502306184'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1061391969502306184'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/titrerim-mucrim-gibi-baktikca.html' title='TİTRERİM MÜCRİM GİBİ BAKTIKÇA İSTİKBALİME'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-8076906325865195890</id><published>2010-08-12T17:17:00.006+03:00</published><updated>2010-08-13T10:07:32.316+03:00</updated><title type='text'>Barcelona Paziols hattı</title><content type='html'>Herkese merhaba,&lt;br /&gt;Çok daha uzun bir yazıya başladım ama bitiremedim. Ben de sildim. O yüzden başlıklar halinde aklımda kalanları yazacağım. İdare edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Barcelona'ya giderken "World Lounge"ta 4 pint Efes, uçakta 4 şişe kırmızı şarap içtim. Yolda dağıtılan kalacağınız yer formunun yarısını atmayın dönüşte lazım olur kısmını unuttuğum için attım. Dönüşte Information Point'te ablaya ne olacak diye sordum, "Hiçbir şey yapamazsın" yanıtını aldım. Sonraki cümlesinin "Yani birşey yapmana gerek yok" olması ile ulan senin gibi çeviri İngilizce'nin...... dedim. Bu arada Barcelona havaalanında Information Point'te bulunan iki görevliden biri çekik diğeri zenci idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Barcelona ilk görüşte aşık olunacak abla kategorisinde bir şehir. Ablalar ayrıca tarz. Kaldırımlarda bulunan Cafe'ler, banklarda gazete okuyan ihtiyarlar çok güzel. Sokakta gördüğün insanların 10'da 9'u Türkçe konuşsa hiç şaşırmazsın o da ayrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-La Sagrada Familia'ya yürüyerek gittik. 1 saat baktık. Psikolog "Ben daha güzel bir yer olduğunu görmüştüm resimlerde" dediğinde, "Amma müşkülpesentsin bence harika " konu başlıklı bir söylev çektim. Gitmeden etrafını bir dolaşalım dedik. Göt oldum. 1 saat arka tarafta takılmışız. Binanın önü bambaşka bir dünya. Psikolog "Senin bu bilmediğin konularda ukalalık ve aşırı özgüven sorununa çözüm bulmamız lazım" dedi. Sustum. İçimden "Bir kere de ben haklı çıksam olmaz mı anasını satim" dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İspanya'dan kiraladığımız Opel Zafira ile 2500 km yol yaptık. Güzel araba. Dizeldi ve neredeyse hiç yakmıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Katalanlık goy goyu almış yürümüş. Bizim kaldığımız bölge Fransız Katalunya'sı idi. Her yerde İspanyolca, Katalanca, Fransızca tabelalar var. Katalanların milli rengi bozuk: Sarı-Kırmızı:) Her yerde bu renkleri görmek bünyede kabus etkisi yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kaldığımız yer Paziols, tam bir dağ köyü idi. Filmlerde gördümüz gibi bir cafe, bir bakkal bulunan, cafede bütün gün aynı insanların oturduğu, tipik Fransız köyü idi. Cafe'ye bira almaya gittiğim ilk gün cafe'nin sahibi "İspanyol değil misin? Niye Fransızca parçalıyorsun" diye sorduğunda "Yok be ablam standart Türküz" dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Her yer göz alabildiğine üzüm bağlarıydı. Pirene dağlarında dolaşıp durduk. Arada ovalardan geçiyorduk. Fransa bisiklet turunun Güney Batı parkurunun tamamını gezdik. Andorra'ya giderken yolda geleneksel bir Fransız restoranına girdik. Vahşi Batı'da Saloon'a giren yabancılar gibi herkes bize baktı. Yemek yerken benim tarzanca Fransızcam ile yaptığım dünya kupası muhabbeti sayesinde şarap ısmarlanarak uğurlandık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Andorra hakikatten dağbaşı, çık çık bulutların arasında yolculuk yapıyorsun. Vergisiz bir ülke olduğu için ucuz bir yer olduğu imajı var herkeste. Allahın dağı yerde her yer Türk dolu idi. Ucuz lafını duymak bile bizimkileri oraya zıplatmaya yetmiş. Yalan! ucuz mucuz değil. Gittiğiniz yola değmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bulunduğumuz yerden araba ile 45 dakikada deniz kenarına ulaşabiliyorduk. 5 gün denize girdik. Kilometrelerce kum plajı muhafaza etmişler. Tertemiz deniz. Ne kadar dolu olursa olsun plajda kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Şezlong kiraları Türkiye'ye göre kol. Tüm gün 10 Avro. Su, bira alınca da bedava olmuyor. Denedikte biliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yemekleri sevmedim. Günde ortalama 3 şişe kırmızı şarap ile beslendim. Şaraplar şerbet gibi. Carrefour'da 2-3 Avro ortalama fiyatlı şaraplardan çok içtim. İçtiklerim o kadar güzeldi ki 4 Avroluk şarap hiç içmedim. Degustasyon merkezlerine gitmeye hiç gerek yok anlamsız pahalı şarapları kaskallarlar. Aperatif adlı bir şarp var. Meyveli beyaz şarap tadında. Normalde bir kadeh içip, başka şarap içerlermiş. Ben bir şişesini bitirdim. Üstüne bir şişe kırmızı içtim. Benim aperatifim bir şişe ne yapalım:) Favori kırmızı şarap seçimim Languedoc oldu. Tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Şato görmeden dönmeyelim dedik. Carcasonne, Perpertus, Queyribus şatolarına gittik. Hiçbirinin içine girmedik. 10 Avrodan aşağı olan giriş yok. Zaten şatoyu dışardan görmekle içerden görmek arasında fark olduğunu sanmıyorum. Perpertus'un yolunda az daha uçuruma iniyorduk. Adamlar zamanında oraya nasıl çıkıp yapmış o şatoları pes.&lt;br /&gt;O yüksekliğe çıkınca karşınıza kartallar, şahinler çıkıyor. Uçuruma doğru bir iskele yapmışlar. Yürek ister kenarına gidip bakmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kaldığımız köyün tamamının yüzmeye gittiği nehire iki kere gittim. Havuz gibi bir yer yapmışlar. Bir gün 20'li yaşlarda iki erkek ve bir kız geldi. Erkek anadan üryan soyundu. Kız soyunmadı, bozuldum. Bende soyunsam dedim. "Hayır birşey değil, eleman soyunur kültür olur. Ben soyunsam pis doğulu yabani diye taşlarlar" diye düşündüm vazgeçtim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta çok güzel bir tatildi. Biz orada iken İspanya dünya kupasını aldı. Hakettiler. Tercihim değildi. Ama helal olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar selamlar herkese.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-8076906325865195890?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/8076906325865195890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/barcelona-paziols-hatt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/8076906325865195890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/8076906325865195890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/08/barcelona-paziols-hatt.html' title='Barcelona Paziols hattı'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-2938458960603757851</id><published>2010-07-13T12:26:00.003+03:00</published><updated>2010-07-13T12:34:47.433+03:00</updated><title type='text'>Hedo&amp;Suns</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TDwxerXXywI/AAAAAAAAAPQ/ioxl9-tN6Xo/s1600/Phoenix_Suns_Logo.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 317px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5493320048591751938" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TDwxerXXywI/AAAAAAAAAPQ/ioxl9-tN6Xo/s320/Phoenix_Suns_Logo.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; NBA'deki başarılı oyuncumuz Hedo Türkoğlu takas yoluyla Phoenix Suns'da..&lt;br /&gt;Geçen sezonu Toronto'da mutsuz ve başarısız geçiren Hedo, umarım yeni takımında Steve Nash ve Grant Hill'le beraber yine Magic'de olduğu gibi başarılı günlerine döner.Gönül isterdiki takımın yıldızı Amare Stoudemire'de takımda kalsaydı ama, neyse..&lt;br /&gt;Hedo,you must do...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-2938458960603757851?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/2938458960603757851/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/07/hedo.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2938458960603757851'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2938458960603757851'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/07/hedo.html' title='Hedo&amp;Suns'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TDwxerXXywI/AAAAAAAAAPQ/ioxl9-tN6Xo/s72-c/Phoenix_Suns_Logo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-5477293515358985550</id><published>2010-07-12T20:18:00.002+03:00</published><updated>2010-07-12T20:32:49.421+03:00</updated><title type='text'>Dünya Kupası 2010 - Altın 11'im</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TDtOnqFko_I/AAAAAAAAAPI/nkPCnxeJo6M/s1600/463fe2981d2c41d1a0fc5e4632d846b1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 260px; DISPLAY: block; HEIGHT: 210px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5493070613727978482" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TDtOnqFko_I/AAAAAAAAAPI/nkPCnxeJo6M/s320/463fe2981d2c41d1a0fc5e4632d846b1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Sistem 4-2-3-1&lt;br /&gt;GK...Iker CASILLAS...İspanya&lt;br /&gt;DL...Carlos CALCIDO...Meksika&lt;br /&gt;DC...Carlos PUYOL...İspanya&lt;br /&gt;DC...John MENSAH...Gana&lt;br /&gt;DR...Douglas Sisenando MAICON...Brezilya&lt;br /&gt;DMC...Bastian SCWEINSTEIGER...Almanya&lt;br /&gt;DMC...Xavi HERNANDEZ...İspanya&lt;br /&gt;AML...Mesut OZIL...Almanya&lt;br /&gt;AMC...Wesley SNEIJDER...Hollanda&lt;br /&gt;AMR...Arjen ROBEN...Hollanda&lt;br /&gt;SC...Diego FORLAN...Uruguay&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-5477293515358985550?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/5477293515358985550/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/07/dunya-kupas-2010-altn-11im.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5477293515358985550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5477293515358985550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/07/dunya-kupas-2010-altn-11im.html' title='Dünya Kupası 2010 - Altın 11&apos;im'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TDtOnqFko_I/AAAAAAAAAPI/nkPCnxeJo6M/s72-c/463fe2981d2c41d1a0fc5e4632d846b1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-4085790024470850826</id><published>2010-07-12T19:54:00.002+03:00</published><updated>2010-07-12T20:04:42.429+03:00</updated><title type='text'>Dünya Kupası 2010 - Göze Batanlar</title><content type='html'>Top 10;&lt;br /&gt;1-Carlos SALCIDO...Meksika...PSV&lt;br /&gt;2-Keisuke HONDA...Japonya...CSKA Moskova&lt;br /&gt;3-Giorgos SAMARAS...Yunanistan...Celtic&lt;br /&gt;4-Mesut OZIL...Almanya...Werder Bremen&lt;br /&gt;5-Hong YONG-JO...Kuzey Kore...FC Rostov&lt;br /&gt;6-Simon KJAER...Danimarka...Palermo&lt;br /&gt;7-Diego PEREZ...Uruguay...Monaco&lt;br /&gt;8-Alexis SANCHEZ...Şili...Udinese&lt;br /&gt;9-Robert VITTEK...Slovakya...Ankaragücü&lt;br /&gt;10-Raul MEIRELES...Portekiz...Porto FC&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-4085790024470850826?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/4085790024470850826/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/07/dunya-kupas-2010-goze-batanlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4085790024470850826'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4085790024470850826'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/07/dunya-kupas-2010-goze-batanlar.html' title='Dünya Kupası 2010 - Göze Batanlar'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-4114848436399597334</id><published>2010-06-28T19:48:00.003+03:00</published><updated>2010-06-29T09:09:00.540+03:00</updated><title type='text'>Ben tatile gidiyorum.</title><content type='html'>"I'm going to Spain where it doesn't rain" nerede ise gerçek olacak bu deyim benim için. 2 Temmuz'da önce Barcelona ardından Güney Fransa'ya gidiyorum. 16 Temmuz'da oradan dönüp Marmaris İçmeler'e gidiyorum. Ağustos ayına kadar yokum. Hayatım boyunca Temmuz'da çalışmamayı hedefledim. (Asıl hedefim hiç çalışmamak, o ayrı) Bu sene bu iş oldu. Bünyeyi kırmızı şarap ile boğmaya gidiyorum. On civarı kitap alıyorum yanıma dönünce anlatırım.&lt;br /&gt;Dünya kupasına gelince; yarı finaller Hollanda-Brezilya, Arjantin-İspanya olur. Finali Arjantin-Brezilya oynar. Arjantin şampiyon olur. Hakem hatalarına gelirsek; günümüz "Endüstriyel Futbol"unda böyle bariz hatalar sponsorları, reklam verenleri, yayıncı kuruluşları direkt etkiliyor. Basketbol gibi futbolda da hakemlerin tartışmalı pozisyonları tekrar izlemesi şart.&lt;br /&gt;En son Haruki Maruki'nin "Sahilde Kafka" kitabını okudum. (Ebru'dan görmüştüm) Çok beğendim. Metaforlar içerisinde korkunç gerçekci ve acılı bir hikaye. Tavsiye ederim.&lt;br /&gt;Durum budur. Ben kaçtım kendinize iyi bakın. Marmaristen yazarım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-4114848436399597334?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/4114848436399597334/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/ben-tatile-gidiyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4114848436399597334'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4114848436399597334'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/ben-tatile-gidiyorum.html' title='Ben tatile gidiyorum.'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-3029416563881277002</id><published>2010-06-27T16:47:00.001+03:00</published><updated>2010-06-27T16:49:06.489+03:00</updated><title type='text'>27 Haziran Almanya - İngiltere maçı</title><content type='html'>Herhalde milli takımlar düzeyindeki en önemli maç , ve sahadaki 22 oyuncudan , en yaratıcı olanı Türk . Olaya bak !Eğer Almanya için oynamayı seçmesinde Türk yetkililerin en ufak bir hataları veya ukalalıkları varsa günahları boyunlarına. Gelmiş geçmiş en iyi türk oyuncu kaçtı resmen.&lt;br /&gt;Tamamen özgür iradesiyle bu kararı verdiyse ,yapacak birşey yok . Umarım daha da başarılı olur.&lt;br /&gt;Almanya`da hala , inatla adını doğru dürüst söylemeyenler var ama artık açık ara alman milli takımının en iyi oyuncusunun Mesut olduğunu onlar bile anladı.Ballack olsaydı da birşey değişmezdi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-3029416563881277002?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/3029416563881277002/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/27-haziran-almanya-ingiltere-mac.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3029416563881277002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3029416563881277002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/27-haziran-almanya-ingiltere-mac.html' title='27 Haziran Almanya - İngiltere maçı'/><author><name>plugger</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17302707675488799289</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-208034958714043833</id><published>2010-06-26T23:01:00.004+03:00</published><updated>2010-06-26T23:44:10.087+03:00</updated><title type='text'>Sky Sports Almanya</title><content type='html'>Değerli arkadaşlar son söyleyeceğimi en baştan söyleyeyim senelerdir Digiturk tarafından soyulduğumuzun farkındaydım ama bu kadarını da bilmiyordum. Bu ay iyi bir kampanya yakalayınca , HD dekoderi de bedava verdikleri için Sky dijital platformu aldım ve hayatım değişti.&lt;br /&gt;Platformda 300`e yakın TV , 100 kadar radyo kanalı var . Hadi onları boşverin , onlar başka bir yazı konusu . Ben size platformun spor segmenti olan Sky Sports Almanya`dan bahsedeceğim. Öncelikle Sky şirketinin İtalya ve İngiltere için de özel kanalları varmış herhalde tek farkları kendi liglerine odaklanmalarıdır.&lt;br /&gt;Bir kere paket 40 kanaldan oluşuyor , tabii ki her zaman hepsi açık değil . Bu arada bunlar tamamen Sky kanalları , öyle Eurosport , Motorsport , Ntvspor gibi ulusal kanallar değil. Adamlar şu an Dünya Kupası maçlarının hepsini HD olarak yayınlıyorlar , Effenberg , Buchwald , Lars Ricken gibi adamlar da yorumluyor maçtan önce ve sonra , bir kanal devamlı o günkü maçların özetini gösteriyor , 2 kanalda Wimbledon var , 1 kanal US Open Golf turnuvasını canlı veriyor , NBA olduğu zaman her gün mutlaka 1 maç , premier league , şampiyonlar ve Europa ligden aynı anda birkaç maç , bundesliga`dan aynı anda olsalar bile bütün maçlar ,hangisini seyredeceğim diye düşünenler için radyo günleri gibi gol olan maça bağlanan konferans kanalı , WWe Wrestling ve bugün gördüm inanamadığım Formula 1 yayını .&lt;br /&gt;Adamlar Formula 1 `i 5 kanaldan yayınlıyorlar . İlk önce anlamadım , bir baktım ki ; birincisi normal uluslararası yayın , ikinci kokpitten yayın yapıyor , üçüncüsü sadece sürücülerin kafasının üstündeki kameralardan gösteriyor , dördüncü mercedes kanalı sadece mercedeslerle ilgili şeyleri gösteriyor , beşinci de o sırada kim son turu kaçta bitirmiş hangi segmenti kaçta geçmiş , en iyi tur zamanı kaç, anlık olarak listeleyerek veriyor.Tabii o da HD yayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunlar için ilk 4 ay 16 Euro ondan sonrası için ise 32 Euro ödeyeceğim. Daha Rıdvan`ı bile transfer edemeyen Lig Tv`ye senelerdir verdiğim paraya yanmayayım da ne yapayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada bizim ne zaman Asamoah Gyan gibi bir santraforumuz olacak Gino , senelerdir beyaz almayın diyoruz ama dinleyen yok tabi , herif Rennes`de oynuyor ya çıldıracağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Dünya Kupası maçlarını isterseniz vuvuzela sesi olmadan seyredeceğiniz ikinci audio seçeneği de var .&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-208034958714043833?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/208034958714043833/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/sky-sports-almanya.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/208034958714043833'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/208034958714043833'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/sky-sports-almanya.html' title='Sky Sports Almanya'/><author><name>plugger</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17302707675488799289</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-6593692348905008453</id><published>2010-06-15T20:12:00.008+03:00</published><updated>2010-06-16T15:11:26.618+03:00</updated><title type='text'>Geçen Pazar günü ve biraz da Dünya Kupası</title><content type='html'>Geçen Pazar akşamı Trip'te Paolo Nutini'den Candy'i beş kere çalmışım. Ebru öyle söyledi. Onun doğum günü idi o akşam. Geceyarısı patrondan "Cover Me" çal yeter dedi. Minimal beklenti, minimum sevinç severim. Arkadaşları gördük o akşam. Yeni Vintage çok güzel bir buluşma mekanı oldu. Televizyon bile var. Daha ne olsun. Sabah Slovenya-Cezayir maçını izlemiştim. Fiyasko forever. Sırbistan beni şaşırttı. Gana'yı harcarlar diye düşünüyordum. Gana Afrika Şampiyonası'nda olduğu gibi sürpriz yapacak gibi görünüyor. Akşam çocukluk aşkım Almanya Avustralya'ya "O kadar yolu boşuna geldiniz, bundan sonra bol bol hediyelik eşya alın" mesajı verdi. Trip'te ikidir Pazar gecesi çalıyorum. İkidir zaman ve mekandan kopmuş bir grup insan oluyoruz gibi geliyor bana. Geçen sefer şampiyon  Bursa olmuştu. Biz vur patlasın çal oynasın durumunda idik. Bu sefer ise ertesi gün Pazartesiymiş iş varmış diye düşünmeden eğlendik. Gerçi ben Pazartesi öğlen gibi ayıldım. Yok, sabah kalktım saat sekizde. İşe gittim. Ama öğlene kadar olanları pek hatırlamıyorum. Bir ara işte yere uzanıp uymak istedim. Evsizler gibi. &lt;br /&gt;Vuvuzela'ya gelince, adamların kültürü bu diyenlere, kültürsüz halleri yamyamlık mı oluyor diye sormak lazım. Belki saçmaladılarını anlarlar.Bir stadyum dolusu insanın bizim zurna muadili bir şeyi zotturu zotturu çalmasının mantıklı bir açıklaması olamaz,  bana da kimse anlatamaz. Tek iyi tarafı Ömer Üründül dahi duyulmuyor.&lt;br /&gt;Turnuvada daha İspanya ve Brezilya'yı izlemedim; ama böyle giderse finali onlar oynar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-6593692348905008453?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/6593692348905008453/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/gecen-pazar-gunu-ve-biraz-da-dunya.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6593692348905008453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6593692348905008453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/gecen-pazar-gunu-ve-biraz-da-dunya.html' title='Geçen Pazar günü ve biraz da Dünya Kupası'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-3946656337175926349</id><published>2010-06-14T10:22:00.002+03:00</published><updated>2010-06-14T10:34:57.231+03:00</updated><title type='text'>Acapulco Tatil Köyü - Kıbrıs</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TBXY-lrq1oI/AAAAAAAAAPA/ci0Q2ixe79k/s1600/acapulco.bmp"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5482526691172210306" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TBXY-lrq1oI/AAAAAAAAAPA/ci0Q2ixe79k/s320/acapulco.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gittim,gördüm ve sizin için değerlendirdim;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Deniz,havuz,yemekler,bungalow odaları,spa; süper,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;otel odaları,aktiviteler,eğlence;orta,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;lokanta'nın konumu,resepsiyon görevlileri,casino;berbat...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sadece dinlenmek,bronzlaşmak ve de güzel yemekler yemek istiyorsanız tavsiye edebilirim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not:Dışardan misafiriniz gelirse,sakın odanıza almaya çalışmayın.Çünkü kameralarla tespit edip, günlük oda ücretini hesabınıza yazıyorlar..Evet, maalesef ben birkaç kere yazdırdım,hehe..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-3946656337175926349?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/3946656337175926349/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/acapulco-tatil-koyu-kbrs.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3946656337175926349'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3946656337175926349'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/acapulco-tatil-koyu-kbrs.html' title='Acapulco Tatil Köyü - Kıbrıs'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TBXY-lrq1oI/AAAAAAAAAPA/ci0Q2ixe79k/s72-c/acapulco.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-3726927341380207584</id><published>2010-06-14T10:15:00.003+03:00</published><updated>2010-06-14T10:17:57.464+03:00</updated><title type='text'>Vuvuzela</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TBXXORqMUEI/AAAAAAAAAO4/W1vhz_vQRck/s1600/vuvuzela.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 192px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5482524761651957826" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TBXXORqMUEI/AAAAAAAAAO4/W1vhz_vQRck/s320/vuvuzela.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu aleti icat edeninde,stadlara sokulmasına izin verenlerinde, taa......&lt;br /&gt;Dünya kupasından soğudum yahu..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-3726927341380207584?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/3726927341380207584/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/vuvuzela.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3726927341380207584'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3726927341380207584'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/vuvuzela.html' title='Vuvuzela'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TBXXORqMUEI/AAAAAAAAAO4/W1vhz_vQRck/s72-c/vuvuzela.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-4497867523733175068</id><published>2010-06-11T16:04:00.004+03:00</published><updated>2010-06-11T16:36:18.178+03:00</updated><title type='text'>Erojen Bölge, Dünya Kupası</title><content type='html'>Son kitap fuarında Ayrıntı Kitapevinde sergilenen kitapların nerede ise hepsini aldım. Phillipe Djian tarafından yazılmış Erojen Bölge'yi yeni bitirdim. "Betty Blue" yu kitap olarak okumuş olmasam bu kitabı okuduktan sonra yazar için "Yuh yani insan bu kadar mı  Bukowski imitasyonu olur" derdim. Kitabı elinize alın yazarına bakmadan herhangi bir sayfayı okuyun. Bukowski'ye ait bir kitabı okuduğunuza yemin edersiniz. Üslup,kurgu,kahramanlar aynı. İyidir ya da kötüdür diyemem. Ama başka kitabını okumam. "Betty Blue" ile hatırlamayı tercih ederim. &lt;br /&gt;Pazar akşamı Trip'te çalıyorum. Pazar akşamları çalışanlar için sıkıcı bir gece. Ben kendi dinlemek istediğim müzikleri çalacağım umarım size de uyar.&lt;br /&gt;Dünya kupası başlıyor. Ben bu sene hayatımda ilk defa Arjantin'den yana gönül koyacağım. Maradona'nın Tanjuvari tavırları değil bana sempatik gelen. Arjantin futbolunu seviyorum. Brezilyanın gölgesinde kalmalarını sevmiyorum. Almanya , Hollanda plase adaylarım. Nedense bu Dünya Kupasını İspanya, İngiltere, Brezilya gibi favorilerden birinin kazanamayacağını düşünüyorum. Ben adaylarımı yazdım hep birlikte göreceğiz. Süprizi Sırbistan ya da Meksika olarak bekliyorum. Kuzey Kore ölüm grubunda en az bir beraberlik alır bu arada.&lt;br /&gt;Saygılar sevgiler.....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-4497867523733175068?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/4497867523733175068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/erojen-bolge-dunya-kupas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4497867523733175068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4497867523733175068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/erojen-bolge-dunya-kupas.html' title='Erojen Bölge, Dünya Kupası'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-6760616471564243843</id><published>2010-06-08T10:43:00.004+03:00</published><updated>2010-06-08T11:49:16.668+03:00</updated><title type='text'>SİL BAŞTAN (REPLAY)</title><content type='html'>Psikolog sevgilim geçenlerde bir arkadaşının bu kitabı önerdiğini anlattı. İlk düşüncem kişisel gelişim tarzı bir kitap olduğu yönünde idi. Pazar  günü evde yeni kitapların arasında görünce elime aldım. İlk anda 10 sayfa okudum. Ve son 10 sayfasını dün bitirdim. Yani elime aldım bırakamadım durumu. Kitapta 43 yaşında bir adamın kalp krizi geçirip ölmesi ve akabinde 18 yaşında üniversite yurdunda gözünü açması ile gelişen olaylar anlatılıyor. Kahramınımız birden fazla sefer 18 yaşı ile 43 yaşı arasında yaşıyor. Herseferinde kolaylıkla bahis ve borsadan para kazanıyor. Kitabı okurken acaba ben o yıllara bu bilinçle dönsem ne yapardım diye düşündüm. Çok fazla şey yapılabilir ama aynı zamanda yapmak istmezdim diye cevap verdim. Çünkü bir yandan bugün sahip olduğun bilinçle o yıllara dönmek büyük bir ceza. Neler olacağını bilmek  lanet. İnsan kazanacağını bildiği oyunlardan zevk almaz. En başta sürekli kazanmak iyi gelebilir ama ne kadar tam tersi gibi görünse de geleceğin belirsiz olması aslında bize verilmiş bir hediye. Ben hep reenkarnasyonun aynı hayatı bir önceki hayatı hatırlayarak olması gerektiğini düşünürdüm ama bu kitabı okurken farkettim ki  en büyük hediye/ceza farkında olmaktır. Belki de Camus aynı hayatı birden fazla yaşamış ve Varoluşçuluk akımını bulmuştur. Kitap başarılı sonuçta. Hele Ken Grimwood'un bu kitabı 20 yıl önce yazdığı düşünülürse çok başarılı. Bende kitap sonrası  oluşan düşünce : Geçmişte yaptıklarını yargılamayı bırakıp an'a odaklanmak lazım. Çünkü geçmişte farklı seçimler yapmış olsa idik şu an başka konumda olurduk; ve büyük bir ihtimalle yeni konumumuzda da  geçmişte düzeltmek istediğimiz başka olaylar olurdu.&lt;br /&gt;Dün akşam Ezel'de "Sefiller" romanından bahsedilince ben "Zola" dedim. Psikolog ise yuh ne "Zola" sı "Hugo" dedi. İçimden "Hugo' nun" a.k dedim. 2-0 mağlubum bu yolda.&lt;br /&gt;Kim bilir belki bu seferde "Victor Zugo" yazmıştır "Sefiller" i herkes yanlış biliyordur. Son olarak Tostoyevski Dolstoy'a sen hiç " Victor Zugo okudun mu ? diye sormuş o da :Yok ebenin Zola'sı diye cevap vermiş. " diyelim bu bahis kapansın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-6760616471564243843?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/6760616471564243843/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/sil-bastan-replay.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6760616471564243843'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6760616471564243843'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/sil-bastan-replay.html' title='SİL BAŞTAN (REPLAY)'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7629274883071069839</id><published>2010-06-04T10:07:00.005+03:00</published><updated>2010-06-05T15:15:55.560+03:00</updated><title type='text'>Konuşmasam Taş Olsam</title><content type='html'>Lisede iken bir gün konuşmaktan vazgeçsem hayalleri kurardım. Hayattan, okuldan, kızlardan, Fenerbahçe'den umutlarımın olmadığı yıllardı.  O dönemde okuldan direk eve gelir, yemek yedikten sonra odaya geçerdim. Önce Polis Radyosunu açardım. Güzel müzik çalardı. Saat beş gibi TRT 3'e dönerdim. Radyo dinlerken kah uyur, kah kitap okurdum. Ne bulursam okurdum o dönemde. Barbara Cartland da okurdum. Dostoyevski, Camus de okurdum. Hatta o dönem babamın eve aldığı Cinsel Bilgiler Ansiklopedisini de okurdum. Gerçi onun resimli yerlerini gördükten sonra her seferinde bir ihtiyaç molası verirdim:). (15 yaşında ergen bir erkek olduğumu unutmayın)&lt;br /&gt; Şimdi kırk yaşındayım. Konu başlıkları farklı olsa da sıkıntı baki, onu anladım. Varoluş ağır bir yük. Kapitalizm ve Global düzen tek tek bireylerin ümüğünü sıkıyor. Gerçekten hedefleri olanlar,  hayat denilen bu oyunu  iyi oynuyorlar, biz dışarıdan bakıyoruz. Zaman zaman oyuncu değişikliği işaret ediyorlar. Aramızdan bazıları da oyuna giriyor. Ben de zaman zaman topun peşindeymişim gibi hissediyorum. Ama benim bu oyunda olmam, bu kadar salak neden bir topun peşinde koşuyoruz diye düşünmemi engellemiyor.&lt;br /&gt;Son bir ayda ülkede olanlara bakıyorum. Grizu patlaması, yirmi üç şehit, Filistin olayları. Kılıçdaroğlu, Baykal vs vs. Maymunlar cehenneminde insanmışım gibi geliyor. Kişisel kurtuluşumu düşenebilecek durumda değilim. Celine ve psikolog var. Yoksa inanın dakika durmam bu coğrafyada. Gravesend'den doğusu yalan. Ortadoğu, Yakındoğu, isimlerinde bile meymenet yok. Vay efendim Anadolu  medeniyetin beşiği imiş. Binlerce medeniyet yaşamış. Yaşamış da ne olmuş hepsi bitmiş. Madem bu kadar medeniyet yaşamış bu coğrafyada, genetik olarak bu toprağın insanına nasıl olmuşta bir miras kalmamış. Tek bildiğimiz yoketmek, bozmak. Neyse söyleyecek daha çok şey var da ben sıkıldım. Acaba diyorum mecburiyet dışında hiç konuşmasam mı bundan sonra. Aklıma bir bu,  bir de Bülent Ortaçgil'in "Benimle oynar mısın ?" şarkısı geldi; yazdım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7629274883071069839?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7629274883071069839/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/konusmasam-tas-olsam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7629274883071069839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7629274883071069839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/konusmasam-tas-olsam.html' title='Konuşmasam Taş Olsam'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-6833383528370325252</id><published>2010-06-03T22:52:00.003+03:00</published><updated>2010-06-03T23:00:45.975+03:00</updated><title type='text'>Leonel MARSHALL</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TAgIIbBFnGI/AAAAAAAAAOw/Rn4uoKnquQs/s1600/4464.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 214px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5478637887480503394" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TAgIIbBFnGI/AAAAAAAAAOw/Rn4uoKnquQs/s320/4464.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Valeybol dünyasının uçan adamı Leonel Marshall Fenerbahçe'de...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bayan valeybol ve basketbol,erkek basketbol derken şimdide erkek valeybol...Vee oraya da bir Dünya Starı..Ehh artık, gerçekten çok oluyoruz ama yahu..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-6833383528370325252?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/6833383528370325252/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/leonel-marshall.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6833383528370325252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6833383528370325252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/leonel-marshall.html' title='Leonel MARSHALL'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/TAgIIbBFnGI/AAAAAAAAAOw/Rn4uoKnquQs/s72-c/4464.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7191598213270936990</id><published>2010-06-03T22:05:00.002+03:00</published><updated>2010-06-04T12:03:32.219+03:00</updated><title type='text'>Saçmalar</title><content type='html'>-Geçen gün Garanti Bankasına gittim.&lt;br /&gt;-Eeeeee&lt;br /&gt;-Orada para yatırırken memura ben Garanti'de işe girsem beni Marmarise yollarlar mı? diye sordum.&lt;br /&gt;-Yolluyorlar mı?&lt;br /&gt;-Bir süre sonra evet.&lt;br /&gt;-Neden kaçıyorsun?&lt;br /&gt;-Olan bitenden&lt;br /&gt;-Ondan kaçılmaz. Sorun ne?&lt;br /&gt;-İşimden çok sıkıldım.&lt;br /&gt;-İş iştir.&lt;br /&gt;-Öyle olmuyor herzaman.&lt;br /&gt;-Psikologa ihtiyacın var.&lt;br /&gt;-Onun bana ihtiyacı var.&lt;br /&gt;-Anlamadım&lt;br /&gt;-Para kazanmak için.&lt;br /&gt;-Sorun ne?&lt;br /&gt;-Sorun yok.&lt;br /&gt;-Akıllı ol.&lt;br /&gt;-Tutamadım kafatasımda uçtu.&lt;br /&gt;-Küçük burjuva oldun oğlum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7191598213270936990?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7191598213270936990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/sacmalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7191598213270936990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7191598213270936990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/sacmalar.html' title='Saçmalar'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1032172897985767673</id><published>2010-06-01T18:02:00.005+03:00</published><updated>2010-06-02T09:17:01.966+03:00</updated><title type='text'>Ölenler öldüğü ile kalır bu coğrafyada.</title><content type='html'>"Rotamız Filistin, yükümüz insani yardım" O kadar çok duydum, okudum ki bu sloganı, ezberledim. Geçtiğimiz hafta 5N 1K'da Cüneyt Özdemir etraflıca işlemişti bu konuyu. Gidecekleri tarihi biliyordum. Dün sabah tüm televizyonlarda olanları görünce şok olmadım. Ben asıl İskenderun'da şehit olanları duyunca şok oldum. Filistin yolcularına üzüldüm ama şaşırmadım. İsrail böyle davranacağını önceden belirtmişti. Şiddetin ölçüsü korkunç, ama beklenen bir şey. Burada hata, madem buna Türkiye hükümeti bu kadar sahip çıkıyor ve destekliyordu, yanlarına Türk savaş gemileri de verseydi. Müdahale eden delikanli varsa görürdün. Efendim duyamadım. Hükümetin gücü ona yetmez mi dediniz? O zaman ne diye efelik yapıyorsun. Adama gülerler acı acı. Ya da Recep bey bu kadar kızgın ve racon adamı ise şimdi 3 gemi daha yollasın yanlarında savaş gemileri ile. Yok yapamıyorsan oturursun oturduğun yerde. One minute, two minute sayarsın. Hayır yapılan hükümete karşı posta koymak olsa umurumda olmaz. Ama arada biz de karambole gittik. Ölenlere rahmet, kalanlara başsağlığı dileyelim. &lt;br /&gt;Ama benim ciğerimi yakan son bir ayda terörist saldırılarda 20'nin üstünde şehit verdik. Görünen daha da vericez. Allah aşkına birileri bunu durdursun. Bu akan kan bizim, düşen ateş bizi yakıyor. Barış istiyoruz, çok mu. Hep aynı nutuklar, hamaset dolu söylemler. Karın doyurmuyor. &lt;br /&gt;Son söz AKP'ye: Büyük devlet olmak, Osmanlı'nın mirasına sahip çıkmak sözde olmuyor kardeş. Laf ağızdan bir kere çıkar. Dedin mi yapacaksın. Yoksa çeneye vurur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1032172897985767673?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1032172897985767673/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/olenler-oldugu-ile-kalr-bu-cografyada.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1032172897985767673'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1032172897985767673'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/06/olenler-oldugu-ile-kalr-bu-cografyada.html' title='Ölenler öldüğü ile kalır bu coğrafyada.'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-5950423541111598989</id><published>2010-05-28T16:49:00.002+03:00</published><updated>2010-05-28T17:03:22.847+03:00</updated><title type='text'>Kenan İMİRZALIOĞLU</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S__KRhyO7AI/AAAAAAAAAOo/s9IQ3ll5jSs/s1600/ki.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 101px; DISPLAY: block; HEIGHT: 143px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5476318074381462530" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S__KRhyO7AI/AAAAAAAAAOo/s9IQ3ll5jSs/s320/ki.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Bu arkadaşı, ilk işi olan Deli Yürek dizisiyle izlemeye başladım ve her yaptığı dizi veya film'de zevkle takip ettim.Bir hatırlayalım bakalım,neler yapmış;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diziler;&lt;br /&gt;Deli Yürek (1999-2002)&lt;br /&gt;Alacakaranlık (2003-2005)&lt;br /&gt;Acı Hayat (2005-2007)&lt;br /&gt;Ezel (2009-     )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmler;&lt;br /&gt;Deli Yürek:Bumerang Cehennemi (2001)&lt;br /&gt;Yazı Tura (2004)&lt;br /&gt;Son Osmanlı Yandım Ali (2006)&lt;br /&gt;Kabadayı (2007)&lt;br /&gt;Ejder Kapanı (2010)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana göre bütün oynadığı rollerin hakkını tam olarak vermiştir,bende ona hakkını teslim etmek istedim;Helal olsun sana Kenan..&lt;br /&gt;Not:Bir insan'ın eline silah bu kadar mı yakışır kardeşimmm..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-5950423541111598989?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/5950423541111598989/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/kenan-imirzalioglu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5950423541111598989'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5950423541111598989'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/kenan-imirzalioglu.html' title='Kenan İMİRZALIOĞLU'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S__KRhyO7AI/AAAAAAAAAOo/s9IQ3ll5jSs/s72-c/ki.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-3396273076063246687</id><published>2010-05-25T18:22:00.004+03:00</published><updated>2010-05-27T10:30:28.547+03:00</updated><title type='text'>KISKANMAK</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/S_4Tdsb7A6I/AAAAAAAAAIs/IPur4SHA0HU/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 109px; height: 141px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/S_4Tdsb7A6I/AAAAAAAAAIs/IPur4SHA0HU/s320/images.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5475835597794509730" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mesele kıskanmak değil kardeş. Mesele kıskandığını belli etmemek. Zeki Demirkubuz her daim favori yönetmenlerimdendir. &lt;em&gt;Masumiyet&lt;/em&gt; ve &lt;em&gt;Kader&lt;/em&gt; bu ikisinin üstüne film çekmese bile efsanedir. &lt;em&gt;Kıskanmak&lt;/em&gt; son filmi. Zonguldak'ta 1940'larda geçiyor olması ve son faciadan dolayı kasvetli bir ortam var. Filmde erkek kardeşi ve karısı ile yaşayan çirkin bir kadının hikayesi var. Adam kömür işletmesinde mühendis. Gözü işten başka bir şey görmüyor. Karısı ceylan gibi, kocası ona fazla sekmediği için sıkılıyor ve taşra Kazanovası bir çipil ile çaka çuka olaylarına giriyor. Kocası madenlere inerken o hedonizm doruklarına çıkıyor. Görümcesi (görümce lafını bir yazıda kullandığıma inanamıyorum:) )'ne bir ara açılıyor. "Ben şöyle bir bok yedim" diyor. O da "Gençsin, güzelsin, motorsun olur" diyor. Abla da (Berrak) pompaya devam ediyor. Sonra çocuğun annesi görümceye bu işi çöz yoksa ben çözerim ültimatomu veriyor. O da abisine durumu söyleyince abi çocuğu şişliyor. Görümcenin film boyunca tek falsosu da mahkemede abisini satmak oluyor.&lt;br /&gt;Filmin konusu kabaca yukarıda anlattığım gibi. Ben bir kıskançlık görmedim açıkcası. Film ile ilgili kuzen Gizem "Romanı çok güzelmiş onu okumak lazım" dedi. Sanırım doğru, film benim seyrettiğim gibi kitabı okumadan izleyince, bittiğinde "Eeee ne yani" oluyorsun.&lt;br /&gt;Ama tekrar etmekte fayda var. Zeki Demirbukuz'un kredi sonsuz. Ne etse güzel eyler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu ile ilgisi yok ama son dönemde kendimi 3 boyutlu bir film izliyorken gözlük gözümden düşmüş gibi hissediyorum. Perdeye bakıyorum bir şeyler oluyor ama herşey flu. Yok kendimi kötü falan hissetmiyorum. Mutsuz da değilim. Sadece kendimi hayata veremiyorum gibi geliyor. Varoluşu yeteri kadar hafifletmek lazım. Yaz geldi tatil iyi gelir sanırım. Sanatçı olsaydım yaratıcı olurdum bu aralar. Sorun yok panik yapmayın. Sizi samimi buldum paylaştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde Karşıyaka maçına gittim. Kaybettiler. Uğursuzluk bende. Can'a "Ben GS'lı olacağım. Uğursuzluk bende ise geride kalanlar sevinsin bari" dedim. Böyle iyiyiz abi dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-3396273076063246687?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/3396273076063246687/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/kiskanmak.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3396273076063246687'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3396273076063246687'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/kiskanmak.html' title='KISKANMAK'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/S_4Tdsb7A6I/AAAAAAAAAIs/IPur4SHA0HU/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7594035340347941797</id><published>2010-05-25T11:43:00.002+03:00</published><updated>2010-05-25T11:45:24.989+03:00</updated><title type='text'>Friend$tock</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S_uN1lg6chI/AAAAAAAAAOg/dHAKn-Du4Go/s1600/friendstock_image_200.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 140px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5475125723741712914" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S_uN1lg6chI/AAAAAAAAAOg/dHAKn-Du4Go/s320/friendstock_image_200.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Facebook'taki oyun şu sıralar çok popüler,tavsiye ederim..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7594035340347941797?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7594035340347941797/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/friendtock.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7594035340347941797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7594035340347941797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/friendtock.html' title='Friend$tock'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S_uN1lg6chI/AAAAAAAAAOg/dHAKn-Du4Go/s72-c/friendstock_image_200.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7116721973513002802</id><published>2010-05-20T22:19:00.004+03:00</published><updated>2010-05-21T06:52:10.141+03:00</updated><title type='text'>Kör Olasın Kahpe Devran</title><content type='html'>"Ölmek madencilerin kaderinde var" Recep Tayyip Erdoğan.&lt;br /&gt;Nasıl böyle bir şey  dersin. Ne düşünürsün? bilemiyorum. Şimdi biri çıkıp " Asılmak politikacıların kaderinde var" derse ne hissedersin. Ben olsam çok kızarım. Öfkelenirim. Sana da kızdım. Umurunda mı ?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7116721973513002802?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7116721973513002802/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/kor-olasn-kahpe-devran.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7116721973513002802'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7116721973513002802'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/kor-olasn-kahpe-devran.html' title='Kör Olasın Kahpe Devran'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1344878721054565066</id><published>2010-05-18T09:28:00.006+03:00</published><updated>2010-05-20T12:47:19.788+03:00</updated><title type='text'>Mayıs Sıkıntısı</title><content type='html'>Kahramanımız (Yani ben :)) kendini hiçbir şey Denizli maçından kötü olamaz diyerek avutuyordu. Hele Nursel'in kaybı üzerine en azından bu sene için başka bir üzüntüyü ajandasına not almamıştı. Pazar sabahı kahvaltısı her zaman bir şölendir onun için. Askerde dahi bu böyle olmuştu. Yumurta yediği tek sabah idi. (Yakın zamandan bu yana Çarşambaları da yemeye başladı.) Bu Pazar yasak savar gibi yedi. Psikolog ve Celine'i saat 13.30 gibi Sarıyer'de bir doğumgünü partisine bırakacağından karşıya geçmek için beklemesi gereken saatler düşündürüyordu onu. Bu saatler boyunca içki içemezdi. Çünkü araba kullanacaktı. Üstelik sabah sabah bu ne içmesi diyerek daraltılma ihtimali de yüksekti. Televizyonu açtı. Her yerde akşam oynanacak maç ile ilgili yorumlar vardı. Denizli maçının sıkıntısı içine çökmüştü. "Mayıs Sıkıntısı" dedi. Yok ya sorun çıkmaz maç Kadıköy'de bağlarız dedi. Hem zaten Arjantin forması hazırdı. O an aklına geldi, Nursel vefat ettikten sonra lig maçlarında puan kaybetmemişlerdi. Ömer Seyfettin yazmıştı; "Diyet". Aklına geldi gitti,duş aldı. Formayı üzerine törenle giydi. Daha önceki haftalarda yaptığı herşeyi dikkatlice düşündü. Duş aldıktan sonra dişlerini fırçalamış mıydı? Su mu içmişti? Herşeyi hatırlamak, tekrar yapmak istiyordu. Bu tedirginlik arttıkça huzursuzlaşıyor, huzursuzlaştıkça tedirginlik artıyordu. Artık 40 yaşında olduğu için bu huzursuzluğunu diğer insanlara aktarmamak için azami dikkat ediyordu. &lt;br /&gt;Aklına akşama çalacağı CD'leri toplamak geldi. Zaman alırdı nasıl olsa. Başka zaman olsa alırdı en azından :)&lt;br /&gt;Bir yandan da maçtan sonra kaybedersek çalar mıyım düşüncesi geçti. Ürperdi. Ulan Denizli aklımıza sen soktun bunları dedi. Bundan 4 sene öncesine kadar son hafta 1 puan önde giren takım Fenerbahçe olacak ve maç İstanbul'da hiçbir iddası olmayan Trabzon ile olacaktı. Hiçbir telaşı korkusu olmazdı. Ama o Denizli faciası herşeyi ters yüz etmiş. Ezber bozmuştu. Bir kere olduysa yine olabilirdi.&lt;br /&gt;Yola çıktılar. Sarıyer'e araba ile Celine ve psikolog bırakılacak, tekrar eve dönülecek. Araba garaja bırakılıp metrobüsle ver elini Kadıköy. Yol boyunca gözü dönüş yolunda idi. Dönüşte trafiğe takılmadan dönmenin hesapları. Sarıyer'e varış. Ayıp olmasın diye ev sahiplerine merhaba de. Normalde öpüşmekten nefret eder. Ama bugün bırak isteyen öpsün seni diye düşündü. Akşama öpülmekten iyidir. Ayrıca şimdi gıcık olur biri beddua eder. Maç muhabeti olmadan kaçsam diyerek hızlı bir tur attı. Arada biri "Arjantin maçı mı var?" diyecek oldu. Kulak asmadan tüydü. "Yok Arjantin maçı, ben  Güney Afrika'ya yürüyerek gideceğim o yüzden erken yola çıkıyorum " deseydim diye düşündü.&lt;br /&gt;Dönüş yolu kolaydı. Çantayı omuzuna attı. Metrobüs karnaval yeri gibi idi. Formalı 100'lerce kişi doldurmuştu. İnsanların neşeli olması iyi gelmişti. "Sorun yok, sorun yok, sorun yok" diye tekrarladı. Kadıköy'de inince tribünde her maça kızı ile gelen adamla karşılaştı. "Develi'ye gidiyoruz, nasılsın?" diye sorunca. "Endişeliyim" dedi. Kendi de şaşırmıştı verdiği cevaba. İlk defa yüksek sesle söylemişti. &lt;br /&gt;"Korkma alırız. Her şey yolunda" cevabını duyduğuna sevindi.&lt;br /&gt;Vintage yolunu her zamanki güzergahtan çıktı. Artık herşey tamam gibi idi. Yeni Vintage çok güzel olmuş. Kapıda Cem ve Hüseyin vardı. Hemen bir altılık bira damarlara enjekte edilmeye başlandı. Alkol zamanın hızını bedene uydurunca gelenler ile sohbet başladı. Sülalenin en güzel kızı Gizem'i kapan Alkan Cannes'e gitmiş. (Yazıldığı gibi okuyun bırakın kan demeyi :)"Cannes'dayım istediğin birşey var mı?" diye mesaj attı alkollü kafa ile. Cevap yazmadı.İblis Alkan.&lt;br /&gt;Sister Müge orda idi. Güzelleşmiş, ışıldıyor. Birşey iyi gelmiş ona.&lt;br /&gt;19.40 yola koyulma. Her zamanki güzergahtan. Stada girince alkol seviyesi artık yeterli seviyede olduğu için hissiz bir şekilde sahaya bakmaya başladı. Takım ardı ardına ataklarla Trabzon'u bunaltıyordu. Geldi gelecek gol 13. dakikada gelince bu iş bitti diye düşündü. Atın ikiyi, çekin fişi derken anlamsız bir vuruşla top Fener ağlarına gitti. Yok ya bu maç dönmez derken Bursa 2-0 galip haberi eyvah! dedirtti. Candyman filmini izledikten sonra istem dışı şekilde insanın ""Candyman Candyman Candyman" demesi gibi Denizli dedi içinden. Etrafına baktı. Kimse farketmemişti. Devrede uğurlu wc ziyareti. 60'a kadar bir tane kitleriz diye bakmaya başladı sahaya. Alkol etkisini kaybetmeye başlamıştı ki bu kötü idi. 70,75,80 derken top girmiyordu. Çıkalım diye bakıştılar Mete ile. Yolda gol sesleri ve sevinç sesleri duydular. Ama BJK maçının 2-1 bittiğini mesaj olarak almışlardı. Tripte her gören  "Sen gelmezsin sanıyorduk" diye karşılıyordu. Cevap vermek yerine güümsedi. Müzik iyi gelir diye kabine geçti. 5 kere Müslüm Gürses "Tutamıyorum Zamanı", 8 kere Hayko Cepkin "Yol Gözümü Dağlıyor" çalınca iyi geldi hakikatten. Eve dönüşte adresi kağıda yazıp taksiciye vermeyi düşündü. Konuşamayacak kadar sarhoştu.&lt;br /&gt;Eve varınca ilk iş Arjantin forması çöpe gitti.&lt;br /&gt;Gözlerini açtığında Celine "Maç ne oldu" diye sordu.&lt;br /&gt;Psikolog "Gel Celine sen kahvaltını yap, rahat bırak onu" dedi. Düştüğümüz hale bak diye düşündü.&lt;br /&gt;Kalktı.Banyoda kendine bakarken Denizlispor'dan Allah razı olsun. Bu sefer o kadar koymadı diye düşündü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Her yerde soruyorlar Fenerliler ne yapmıştır diye, ben bunları yaptım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not 1: Biz çıktıktan sonra stadda yaşanan şebeklikleri sonradan öğrendim. Aksi GS'a ya da BJK'ye olsa ben de çok gülerdim. O yüzden dalga geçenlere kızmıyorum. Espri zeka işidir. Tek uyarım, bu işi abartıp Fenerbahçe ve Fenerlilerle olan başka sorunlarınızı çözmeye kalkmayın, o işe yaramaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not 2: Sahada timsah yürüşü yapanlar var ya işte onlar tarihe geçti :):):)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1344878721054565066?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1344878721054565066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/mays-sknts.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1344878721054565066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1344878721054565066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/mays-sknts.html' title='Mayıs Sıkıntısı'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7341611942136399884</id><published>2010-05-15T18:36:00.003+03:00</published><updated>2010-05-17T12:25:27.169+03:00</updated><title type='text'>Vintage açılsın, çatışmalar başlasın.</title><content type='html'>Yarın 16 Mayıs, Vintage yeni yerinde açılıyor. Dr. Esat Işık Cad. No:4 Kadıköy adresinde. Trip'ten çık sağa dön, yol bittiğinde karşında. Saat 2 pm gibi orda olmayı planlıyorum. Özlemişim Mete'yi. Koray'ı da unutmayalım, Askerliği yedi bitirdi. Açılış onun onuruna yarın. Çokca içer laflarız. Akşama maça gitmeyi planlıyoruz. Planlıyoruz diyorum çünkü bizim kartlara adam başı 1.000 TL canlı veren olursa satarız. Önemli olanın biz olduğunu bilecek yaştayız. Fenerbahçe bir metafor, ben yoksam o da yok. &lt;br /&gt;Neyse, maçtan sonra Trip'te ben çalıyorum. Umarım şampiyonluk sonrası çalarım. Ocaktan beri ilk olacak. Karışık duygularla çalacağım. Ama biliyorum ki Nursel orda olur. Maça zaten üçümüz gideceğiz. &lt;br /&gt;Konuyu değiştirelim. Nick Clegg yani Liberal Demokrat Parti başkanı 43 yaşında. Tıpkı Cameron gibi. Ben 40 yaşındayım daha evde bile iktidarda değilim.&lt;br /&gt;Bu kadar desem, bitirsem, ayıp olmaz değil mi? Telafi ederiz.&lt;br /&gt;Yarın açılışa ve akşam Trip'e herkesi beklerim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7341611942136399884?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7341611942136399884/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/vintage-aclsn-catsmalar-baslasn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7341611942136399884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7341611942136399884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/vintage-aclsn-catsmalar-baslasn.html' title='Vintage açılsın, çatışmalar başlasın.'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7876589501630644781</id><published>2010-05-14T17:18:00.005+03:00</published><updated>2010-05-14T18:03:11.579+03:00</updated><title type='text'>DOLSTOY YA DA TOSTOYEVSKİ</title><content type='html'>Bu sabah psikolog işyerinde kendinden yaşlı bir iş arkadaşının kendisine " Klasikleri oku; mesela Tolstoy" dediğini ama kendisinin okumadığını, "uzun uzun tasvirlere dayanamadığını" anlattı. Sen okudun mu dedi? "Okudum galiba Suç Ve Ceza onundu. Değil mi ?" dedim. "Olur mu şapşal o Dostoyevski , Tolstoy Savaş Ve Barış" ı yazdı dedi. Ben de olur mu asıl Suç Ve Ceza'yı Dolstoy, Savaş Ve Barış'ı Tostoyevski yazdı. Ya da Tolstoy önce Savaş Ve Barış'ı yazdı. Komünizmden sonra soyadı kanunu ile soyadını Dostoyevski olarak değiştirdi ve Suç Ve Cezayı yazdı. Ya da  ikisini de Rusya da iken ben yazdım. Ama bu isimle basamazsın bu kitapları dediler. Bende birini Dostoyevski diğerini Tolstoy ismi ile basın dedim. Ya da Dostoyevski Suç Ve Savaş'ı Tolstoy ise Barış Ve Ceza'yı yazdı dedim. Ya da dediğimde... ; Psikolog yeter manyak mısın diye bağırdı.&lt;br /&gt;" Ve Durgun Akardı Don " dedim. Ya da......................................&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7876589501630644781?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7876589501630644781/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/dolstoy-ya-da-tostoyevski.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7876589501630644781'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7876589501630644781'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/dolstoy-ya-da-tostoyevski.html' title='DOLSTOY YA DA TOSTOYEVSKİ'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-5071571368956371487</id><published>2010-05-13T10:07:00.002+03:00</published><updated>2010-05-13T10:11:14.922+03:00</updated><title type='text'>Diana TAURASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-ulX1g4l_I/AAAAAAAAAOY/K1ezjiNIG8E/s1600/giris.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 212px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5470648001292179442" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-ulX1g4l_I/AAAAAAAAAOY/K1ezjiNIG8E/s320/giris.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yazık,cincon için çok üzülüyorum yahu,yakında ezeli rekabet diye bir şey kalmıyacak...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-5071571368956371487?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/5071571368956371487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/diana-taurasi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5071571368956371487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5071571368956371487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/diana-taurasi.html' title='Diana TAURASI'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-ulX1g4l_I/AAAAAAAAAOY/K1ezjiNIG8E/s72-c/giris.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-3050381112521375684</id><published>2010-05-12T22:58:00.008+03:00</published><updated>2010-05-13T09:30:36.569+03:00</updated><title type='text'>Sayın Baykal, az yana kaykal</title><content type='html'>Sayın Baykal Kadir gecesi doğmuş olabilir mi? &lt;br /&gt;Sen CHP'yi hizip partisi yap, Demirel'in sol versiyonu ol, 100 kere git 1000 kere gel, rakibin diye karşına çıkan Sarıgül olsun. Yani rakibin olmasın. İnsanların -başta benim- lanet ederek oy verdiği partinin başkanı ol, Başbakanın kendi adamını ana muhalefete koysa daha zarar göreceği bir muhalefet yap. Bütün bunlar senden kurtulmamıza sebep olmasın. Kaknem bir kadınla o da kesin olmayan bir video kaydın yayınlansın, sen de istifa et. Yok öyle yağma. Senden kurtulmayı bu kadar basitleştiremezsin. Sen başarısız olduğun için gitmelisin. Senin bir kadınla yaşadığın şey yalnızca seni ve eşini ilgilendirir. Sen bize yaptığın ve yapmadıklarınla hesap vermelisin. Ya,biz "Atam vatan elden gidiyor çaresine baksana" kıvamındayız sen uçkur davasındasın. İstifa edeceğine yaptım ya da yapmadım de. Allah aşkına İngiltere'nin yeni başbakanı Cameron 43 yaşında. Bir tek ben mi şaşırdım buna. Partisi Muhafazakar parti. Nasıl bir muhafazakarlık bu ya. Bizim muhafazakar! partimiz CHP'ye bakın siz. Monarşik düzen, Politbüro üyeleri gibi adamlar, Pantalonlar gırtlağa kadar çekilmiş ki göbek saklansın. "Yok mu çaresi dostlar fesüpanallah". Bir de sayın Baykal'a sormuşlar, Dönecek misiniz?, "Halkımıza sorun" demiş. Cevap veriyorum. "Ya abla çirkin, bu mudur sosyal demokrasimizin düştüğü durum"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-3050381112521375684?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/3050381112521375684/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/sayn-baykal-az-yana-kaykal.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3050381112521375684'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3050381112521375684'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/sayn-baykal-az-yana-kaykal.html' title='Sayın Baykal, az yana kaykal'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-6728813157907112758</id><published>2010-05-11T15:44:00.002+03:00</published><updated>2010-05-11T15:49:32.466+03:00</updated><title type='text'>World Snooker 2010</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-lRZBOpnYI/AAAAAAAAAOQ/zxltxovYBRk/s1600/wslogoforweb123_fullsize.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 139px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469992712686640514" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-lRZBOpnYI/AAAAAAAAAOQ/zxltxovYBRk/s200/wslogoforweb123_fullsize.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2010 World Snooker Rankings;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;1.Ronnie O'Sullivan&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2.Stephen Maguire&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3.Shaun Murphy&lt;/div&gt;&lt;div&gt;4.John Higgins&lt;/div&gt;&lt;div&gt;5.Ali Carter&lt;/div&gt;&lt;div&gt;6.Ryan Day&lt;/div&gt;&lt;div&gt;7.Mark Selby&lt;/div&gt;&lt;div&gt;8.Marco Fu&lt;/div&gt;&lt;div&gt;9.Neil Robertson&lt;/div&gt;&lt;div&gt;10.Stephen Henry&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-6728813157907112758?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/6728813157907112758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/world-snooker-2010.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6728813157907112758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6728813157907112758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/world-snooker-2010.html' title='World Snooker 2010'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-lRZBOpnYI/AAAAAAAAAOQ/zxltxovYBRk/s72-c/wslogoforweb123_fullsize.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-5363247348620656577</id><published>2010-05-11T15:29:00.002+03:00</published><updated>2010-05-11T15:34:34.339+03:00</updated><title type='text'>Gö.men Özdenak</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-lN_2tQj0I/AAAAAAAAAOI/n0_haZzASoI/s1600/gokmen_jr_ozdenak.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 112px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469988981830618946" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-lN_2tQj0I/AAAAAAAAAOI/n0_haZzASoI/s200/gokmen_jr_ozdenak.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Best idiot television football commentator of the year...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-5363247348620656577?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/5363247348620656577/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/gomen-ozdenak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5363247348620656577'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5363247348620656577'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/gomen-ozdenak.html' title='Gö.men Özdenak'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-lN_2tQj0I/AAAAAAAAAOI/n0_haZzASoI/s72-c/gokmen_jr_ozdenak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-5698159659276354594</id><published>2010-05-11T10:37:00.003+03:00</published><updated>2010-05-11T10:45:06.955+03:00</updated><title type='text'>Turkcell Süper Lig - Altın 11'im</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-kJ_N144AI/AAAAAAAAAOA/h_LPL-vI5Qk/s1600/turkcell-super-lig0012.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 140px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469914204070273026" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-kJ_N144AI/AAAAAAAAAOA/h_LPL-vI5Qk/s200/turkcell-super-lig0012.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GK...İvankov...Bursaspor&lt;br /&gt;DL...Dos Santos...FB&lt;br /&gt;DC...Ömer Erdoğan...Bursaspor&lt;br /&gt;DC...Matteo Ferrari...BJK&lt;br /&gt;DR...Gökhan Gönül...FB&lt;br /&gt;DMC...Selçuk İnan...Trabzon&lt;br /&gt;DMC...Emre Belezoğlu...FB&lt;br /&gt;AML...Arda Turan...G.S&lt;br /&gt;AMC...Alex...FB&lt;br /&gt;AMR...Volkan Şen...Bursaspor&lt;br /&gt;SC...Makukula...Kayserispor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-5698159659276354594?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/5698159659276354594/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/turkcell-super-lig-altn-11im.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5698159659276354594'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5698159659276354594'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/turkcell-super-lig-altn-11im.html' title='Turkcell Süper Lig - Altın 11&apos;im'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-kJ_N144AI/AAAAAAAAAOA/h_LPL-vI5Qk/s72-c/turkcell-super-lig0012.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-4076295941227138852</id><published>2010-05-11T10:31:00.003+03:00</published><updated>2010-05-11T10:37:01.600+03:00</updated><title type='text'>Turkcell Süper Lig - Teneke 11'im</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-kH8c5oNjI/AAAAAAAAAN4/WQmdaxm9yTM/s1600/super-lig-2.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 144px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469911957549626930" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-kH8c5oNjI/AAAAAAAAAN4/WQmdaxm9yTM/s200/super-lig-2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;GK...Gökhan Tokgöz...Diyarbakır&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DL...Çağlar...Denizli&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DC...Yasin...Sivasspor&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DC...Bilica...F.B&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DR...Burak Akyıldız..Denizli&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DMC...Mustafa Sarp...G.S&lt;/div&gt;&lt;div&gt;DMC...Ayman...Diyarbakır&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AML...Elano...G.S&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AMC...Tabata...BJK&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AMR...Sedat Ağçay...Antalya&lt;/div&gt;&lt;div&gt;SC...Daniel Güiza...FB&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-4076295941227138852?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/4076295941227138852/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/turkcell-super-lig-teneke-11im.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4076295941227138852'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4076295941227138852'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/turkcell-super-lig-teneke-11im.html' title='Turkcell Süper Lig - Teneke 11&apos;im'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S-kH8c5oNjI/AAAAAAAAAN4/WQmdaxm9yTM/s72-c/super-lig-2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1572394641049978861</id><published>2010-05-09T12:02:00.006+03:00</published><updated>2010-05-10T09:17:55.885+03:00</updated><title type='text'>Sevgili Günlük</title><content type='html'>Sevgili günlük,&lt;br /&gt;Bugün "Anneler Günü". Annelik çok acayip bir olgu. Benim psikologta gözlemliyorum, sonsuz bir bağlılık, adanmışlık söz konusu. İnsan Celine'ni ne kadar düşündüğünü nasıl onsuz olamadığını görünce "Anneler Kutsaldır" diyor. Ama öte yandan hastalıklı bir durum, kendinden vazgeçme sözkonusu. Hem kendisinin hem Celine'nin özel alanı kalmıyor. Neyse fazla uzatmadan şunu söyleyelim anneler kutsaldır. Herşey gibi anneliğin fazlası da zararlı. Babalar mı? &lt;em&gt;Nöbetçi Eczane &lt;/em&gt;gibiyiz biz. O kadar! Ne eksik ne fazla. Yorum, yargılama yok. Kabullenme! Babaları açıklayan kelime.&lt;br /&gt;Sevgili günlük orada mısın,ben İzmir'deyim. Çocukluğumdan beri kendimden kaçmaya çalıştığım için midir, yoksa kök salmaya olan tepkimden midir nedir, sürekli yaşadığım yerden kaçmak en sevdiğim şeydir. Kaçtığım yer İstanbul. O sebeple bu haftasonu İzmir'e gelme fikrine havada atladım. Bu akşam saat 20.00'de &lt;em&gt;Yenilmez&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Mutfakta&lt;/em&gt; olacağım merak etme. Evet uğurlu Arjantin formamı giydim. Evet söz verdiğim gibi Kordon'da bira patates yaptım. Birazdan çıkıp Bostanlı'da bira içmeye gidicem. İçmek kendimle arama bir mesafe koymama yardımcı oluyor, seviyorum. Gündüz içmek ise en güzeli. Kim ne derse desin bence ayıklık, yaşadığının farkında olmak en büyük ceza.&lt;br /&gt;Akşama maç ne mi olur. Ne olursa olsun son dönemde sürekli olarak dönen yok şu maçı sattı, yok bu maçı aldı, tartışmasından kötü olmaz.&lt;br /&gt;Ya sevgili günlük,6 Mayısta Bursa Nilüfer'de Deniz Gezmiş ve arkadaşları için ÜÇ FİDAN anıtı açıldı. MHP Bursa İl Başkanı "Terör suçundan asılmış kişilere anıt yapılması ayıp" anlamına gelen sözler söylemiş. Canım sıkıldı ağladım duyunca. Bu adamlara kaldık diye. Ya güzel kardeşim bu çocukların bir hiç uğruna asıldığını sen de biliyorsun. Yine haksız yere "Vatana İhanet" suçu ile asılmış Menderes ve arkadaşlarının da anıt mezarı var, bu konuda ne dersin diye mi soralım sana, demek isterdim bu beyefendiye neyse.&lt;br /&gt;Memlekette Muhafazakarlar ile Liberal Demokratlar koalisyon kuracak. Bu sabah BBC'de konu bu. Muhafazakarları biraz yumuşatır Liberaller, ki bu iyi bir şey.&lt;br /&gt;Neyse sevgili günlük ,daha çok şey var ama ben ayılmaya başladım, en iyisi daha ayılmadan içmeye devam etmek. Ben kendimi Bostanlı'nın barmenlerine emanet ediyorum. Kendine iyi bak.&lt;br /&gt;Haftaya 16  Mayıs'ta Vintage'ın yeni yeri açılıyor. Akşamına Trip'te ben çalıyorum. Kardeşimiz Koray askerden geliyor. Güzel günler bekliyor bizi. &lt;br /&gt;Psikolog sevgilim ve tüm annelerin anneler günü kutlu olsun. Seviyorum Psikolog sevgilimi ve Celine'i.&lt;br /&gt;Nursel senin de anneler günün kutlu olsun. Senin için dua etmeyi unutmuyorum. Umarım yararı oluyordur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1572394641049978861?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1572394641049978861/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/sevgili-gunluk.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1572394641049978861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1572394641049978861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/sevgili-gunluk.html' title='Sevgili Günlük'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-415327828027034534</id><published>2010-05-01T13:36:00.005+03:00</published><updated>2010-05-03T09:49:01.775+03:00</updated><title type='text'>1 Mayıs 2010</title><content type='html'>Çocukluk yıllarımda 1 Mayıs demek, sokağa çıkma yasağı demekti. Bizim ailede okumuş dolayısı ile solcu hiç yok o yıllarda. Goministler Allahsız ve vatansız canavarlar bizim için. 1 Mayıs ise "Yaşayan Zombiler Bayramı". Hiç tasvip etmediğimiz hareketler yani. Öte yandan işçi kavramı farklı benim için. Gerek seyrettiğim filmler, gerek ise okuduğum kitaplarda işçi çalışkan, dürüst, namuslu, kanaatkar, haksızlığa karşı çıkan bir kişilik. İçten içe babam işçi olsaydı diyorum. 1 Mayıs "İşçinin Emekçinin Bayramı" ama benim kafamdaki işçi bu bayrama gitmez diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;Bugün 1 Mayıs 2010, benim kafamdaki işçi kavramı hala aynı. Üreten, çalışan kesime saygım büyük. 1 Mayıs "İşçi Ve Emekçi Bayramı"nı destekliyorum. En önemlisi işçilerin örgütlü olmasını bir ve birlik olmasını destekliyorum. Bu toprakların en büyük eksiği sosyal örgütlenme. Bir yerden başlamalıyız bu işe. İşçiler bu ülkenin en gür ve en örgütlü sesi olmalı. Zam dışında da direnmeliler. O zaman demokrasi özgürlük olur. &lt;br /&gt;Ama herşeyden önce bu sabah 4 şehit daha verdik. Bu canlar bizim canlarımız. İşçilerin çocukları ve en çok onların çocukları ölüyor. Artık şehit haberi duymak istemiyorum. Şehit anaları görmek istemiyorum. Onlar damat anası olsun istiyorum.&lt;br /&gt;Umarım bu 1 Mayıs her çeşit  acının, yasağın, baskının, zulmün sonu olur diyorum.&lt;br /&gt;Not: Çok daha eğlenceli, ateşli bir yazı yazacaktım. Şehitlerin haberi tüm keyfimi kaçırdı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-415327828027034534?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/415327828027034534/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/1-mays-2010.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/415327828027034534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/415327828027034534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/05/1-mays-2010.html' title='1 Mayıs 2010'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1188678815816552365</id><published>2010-04-29T10:28:00.004+03:00</published><updated>2010-04-29T13:21:01.538+03:00</updated><title type='text'>Balıkesir Bandırma Sen Bunlara Aldırma, Adamımsın Jose</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/S9lAcanPxjI/AAAAAAAAAIk/U8531N79QtY/s1600/jose.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 137px; height: 101px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/S9lAcanPxjI/AAAAAAAAAIk/U8531N79QtY/s320/jose.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5465470479715255858" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir takımla yerel ya da uluslararası başarılara imza atabilirsiniz. Bu sizin başarılı ve iyi bir T.D olduğunuzu gösterir. Ama bu başarılara birden çok ülkede ve takımda imza atarsanız sizin bir marka olduğunuz ortaya çıkar. Capello, Hiddink uluslararası düzeyde aklıma ilk gelenler. Yerel düzeyde Mustafa Denizli ilk akla gelen. Fatih Terim de "Milli Takım, GS, Fiorentina, Milan (bence başarılı idi)" başarıları ile bir marka. Fatih Terim GS ile UEFA kupasını aldıktan sonra kadroyu koruyup takımın başında kalsa Porto ve Mourinho efsanesinden önce doğardı. Gerek şartlar gerekse tercihler bunu önledi. &lt;br /&gt;Adamım Jose'nin hikayesini bilmeyen yoktur. Tercümanlıkla başlayan kariyeri bugün dünyanın en iyi T.D lerine kadar yükseltmiştir. Stress yönetimi başarısı, egosantrik kişiliği ile "ya siyah ya da beyaz" bir adam. Ya seversin ya da nefret edersin. Ben sevenlerindenim. Bu kadar düşman yaratıp, aradan sıyrılmak tek başına fenomen yapıyor onu. Ayrıca Portekiz, İngiltere, İtalya'da en önemli kulüpleri çalıştırıp birbirinden kaprisli oyuncuları yönetmek ayrı bir bilim. Yıllarca şampiyonluğu olmayan Chelsea'yi şampiyon yapmak, İnter'e 38 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'nde final oynatmak, inanılmaz başarı.&lt;br /&gt;Ayrıca çalıştırdığı her takımın kadro yapısına uygun futbol oynatması da çok önemli. Çünkü birçok T.D inandığı oyunu oynatmak için futbolcuları, yılları harcar ve sonunda başarısız olur. Bakınız Aragones, Zeman vs vs ......&lt;br /&gt;Ayrıca rakip takıma göre taktik hazırlamasının yanında Mourinho her takıma karşı rakip camianın zayıf yönlerine doğru müthiş bir psikolojik savaş yürütebilmektedir. Başarılı olduğu sürece düşmanlarının başını önüne eğip gittiği bu durum. Başarısızlıkta da yağlı urganla kendisini bekleyen bir düşman kitlesi yaratmıştır.&lt;br /&gt;Dolayısı ile Mourinho bir kez daha sırat köprüsünden başarı ile geçmiştir. Bir sonraki sınava kadar...&lt;br /&gt;Olaya Barcelona tarafından bakarsak, benim gözümde Barca hala dünyanın en iyi futbol oynayan takımı, Messi dünyanın en heyecan verici futbolcusu, Guardiola ise Barca özelinde çok başarılı bir T.D dür. Futbolun güzel tarafı Barcelona'nın  kaybetme ihtimalinin olması ve dahi bunun gerçekleşmesidir. Dream Team 1'i düşünün, o takım yenilmezdi. Bence NBA yıldızlarının tam katılımı ve istekli olması durumunda hiçbir Dream Team maç kaybetmez. Bu basketbola özgü bir durum. Voleybol da aynı şekilde. Çünkü bu tür sporlarda esas olan hücum ve oyun elle oynandığı için iyileri durdurmak nerede ise imkansız. Ama futbolda her maç 0-0 başlar ve böyle bitebilir. Dİğer sporlarda ise skor mutlaka olur ve en yüksek skoru yapan kazanır. Atamadığınız zaman en iyi savunmayı yapın, kaybedersiniz.&lt;br /&gt;Futbol bize mahallenin en yakışıklısını, en zenginini, en başarılısını sahada tekmeleme izni verir son tahlilde. Daha ne yapsın derim ve uzarım.&lt;br /&gt;Saygılar&lt;br /&gt;Not: Finalde Bayern kazansa üzülmem.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1188678815816552365?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1188678815816552365/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/balkesir-bandrma-sen-bunlara-aldrma.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1188678815816552365'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1188678815816552365'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/balkesir-bandrma-sen-bunlara-aldrma.html' title='Balıkesir Bandırma Sen Bunlara Aldırma, Adamımsın Jose'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/S9lAcanPxjI/AAAAAAAAAIk/U8531N79QtY/s72-c/jose.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-3719660280176693538</id><published>2010-04-28T14:27:00.005+03:00</published><updated>2010-04-28T17:49:39.682+03:00</updated><title type='text'>ETSTUR İLE DÜNYA TURU İŞ BAŞVURUSU</title><content type='html'>Sabah NTV seyrederken şu haberle irkildim:  Bir tur şirketi bir çifti 1 seneliğine dünya turuna yolluyor!! Tüm masrafları karşılıyor!! Üstelik ayda 5.000 TL maaş veriyor. Adaylardan istenen Blog yazabilmek, İngilizce bilmek. Allahım oldu dedim. Psikolog "Bence kesin başvur" dedi. Ben ya Mete ya da Mert ile giderim diye düşündüm. Psikolog "Annenle git" dedi. "Yok ya ne annesi, bizim çocuklar iyidir yanlız bak başvurursam bana çıkar" dedim.  "Sonradan bıdı bıdı etme diye ekledim". "Sen biz olmadan bir yıl geçirebilirsen, biz de geçiririz "diye zehir attı. Nasip diyerek işe geldim. Bir yandan hayal kuruyorum, Arjantin, Şili, Kolombiya, Jamaika diye. Sonra Mete gelmez, benim işim gücüm var, ne yapıcam senle bir sene diye söylenir diye düşündüm. Biz Mert'le gideriz dedim. Bir an Zafo diye düşündüm. Onun işi iyi o da bırakmaz dedim. Başkan yeni evli, hele bir de oğlu var, gelirim derse Ali amcadan dayak yer de dedim. Mert bir şekilde gelir diye rahatladım. Can yedekte beklesin diye de ekledim kendi kendime. &lt;br /&gt;ETS turun internet sitesine girip detaylara bakmaya karar verdim. Ve sıçtık. Bir erkek, bir kadın olmak şartı var. Başvuruya en az 120 sn.lik video ekleme şartı var. &lt;br /&gt;120 sn.lik videoda neden seçilmen gerektiğini anlatacaksın.&lt;br /&gt;Ben vazgeçtim. Ama aranızda bu konu ile uğraşırım diyenler var ise kaçırmasın derim. Hele yeni evlenecek ya da heyecan arayan bir çift iseniz sağlam eğlence olur.&lt;br /&gt;Gitsek iyi olurdu. Ben psikologla gitmeyi çok isterim ama o Celine olmadan gelmez. &lt;br /&gt;Bir sene bu coğrafyadan uzaklaşmak çok iyi gelirdi. Mert ile gitsek dünyanın tüm sporlarını izler, tüm içkilerini içerdik. Tabii dünyanın tüm bekar kadınları da ne kaçırdıklarını görürdü. Onlar kaybetti :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-3719660280176693538?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/3719660280176693538/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/etstur-ile-dunya-turu-is-basvurusu.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3719660280176693538'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3719660280176693538'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/etstur-ile-dunya-turu-is-basvurusu.html' title='ETSTUR İLE DÜNYA TURU İŞ BAŞVURUSU'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-812128739886063819</id><published>2010-04-26T15:59:00.008+03:00</published><updated>2010-04-27T09:34:03.340+03:00</updated><title type='text'>Lop Lop Çikilop</title><content type='html'>25 Nisan psikoloğun doğum günü. Fener maçına denk gelince huzursuz oldum. Çünkü olası bir kötü sonuç hem benim surat asmama, hem de o doğum gününü kötü hatırlamama sebep olurdu. Son üç haftadır her akşam içiyorum. Şikayetçi miyim? Asla. Ama kısa zamanlı hafıza kaybı başladı bende. Sabah uyandığımda akşam en son ne olmuştu, nerde uyuya kaldım, hatırlamıyorum. Akşamın nasıl bittiğini hatırlamak zaman alıyor. Pazar sabahı uyandığımda cep telefonuma baktım. Can'dan mesaj gelmişti. "Maçı bağladın di mi abi" diyordu. Ben ne yollamışım diye baktım. Aklıma Cumartesi sabahı geldi. Dedeman otelinin karşısında Sivasspor otobüsünü görünce hemen bir foto çektirmiştim. Bu fotoğrafı Mete ve bizim çocuklara yolladım. Mete "Yürü be Yiğid'O Sullivan" yazmıştı. Çok yaratıcı. Can da BJK Sivas maçına atıfta bulunmuş. Maç berabere bitmiş. "Vay be dedim hakikatten bağlamışım maçı". Pazar sabah kahvaltı yaparken Celine'i bir kenara çektim. "Gel bir bahane bulup tüyelim, doğum günü hediyesi alırız, bir de pasta alırız, saat üç gibi evde oluruz" dedim. Cevahir'e gittik. Başladık dolaşmaya. Bana kalsa ilk girdiğim yerden en pahalı olanı ya da ilk beğendiğimi alır çıkarım. Celine yedi yaşında olmasına rağmen tam bir kadın, her mağazaya girmeyi ve uzun uzun bakmayı tercih ediyor'muş' öğrendim. En sonunda baktım olacak gibi değil "Şu işi hemen halledelim de sana da birşey alalım" dedim. Sihirli kelimeyi duyunca Celine hemen hediyeyi seçti. Pasta organizasyonunu da hallettik. Eve döndük, pasta seromonisi ve hediyeden sonra ben yenilmez mutfağa geçtim. Fakat psikolog ve Celine'de orada takılmaya devam edince ben duvara sıkışmış kedi gibi dönüp durmaya başladım. Psikolog durumu anladı ve ayak altından çekildiler. Maç başlamış, dakika on olmuştu ki ben ikinci Efes'in dibini gördüm. "Hopdedikus" dedim kendime. Devreye iki bira yeter. "Matizyan olmayalım sabah sabah" dedim ve durdum. Vodoo olsun diye maçı TRT 1'den dinlerim. Her zaman uyuz olurum ama dün Harbiye Radyo Evini basacaktım. Tam maça konsantre olmuşum, merkez Turkcell süperlige çoktan çıkmış Karabük maçına bağlanıyor. Oradan hiçbir anlamı olmayan Gaziantep-İ.B.B maçına, tam kurtulduk derken reklamlar başlıyor. "Çikilop, M Oil, Tahsildaroğlu" artık kara listemde. Radyo 1 reklam kuşağı anlama özürlüler için yapılmış. Sürekli tekrar üzerine kurulu. Beş dakika süren reklam kuşağında, üç kere intiharın eşiğine geliyorum. Üçüncü Efes'i tanrılara o sırada kurban veriyorum. İlk yarı bitiyor. Aklımda Mehmet Topuz ve Gökhan Gönül'ün  birer şutu kalmış. İkinci yarı alırız diye düşünüyorum. Ama ya alamazsak hele bir de gol yersek. Akşama da Bursa kazanırsa, ıyyyyyyyyyyyy hemen başka şeyler düşünmeye çalışıyorum. Gözüm sigaraya gidiyor. Dolapta Cin var. İkisini de normalde kullanmıyorum. Gol olmazsa vodoo olarak onlara başvurabilirim. Bu arada cep telefonum mütemadiyen çalıyor. İnternette bulunan kiralık ve satılık ilanları için insanlar arıyor. Tanımadığım numaraları açmıyorum bu yüzden. İçimden puan kaybedersek birini açarım  ya da cevapsız aramalardan birini geri ararım. Emlak için arıyorsa "Ne be ne, ne arıyorsun bok mu var. Bizim bi Pazar günümüz yok mu? Hem Fener maçı var, sen ne diye başka bir şeyle ilgileniyorsun" derim diyorum. Cuma günleri namaz vakti için de böyle bir projem vardı. Biri Cuma vakti aradığında arayana "Ben şu an Cuma'dayım. Siz niye değilsiniz?" mesajını dinletmek projesi. Birileri ciddiye alır sonra başımıza iş alırız diye vazgeçmiştim. &lt;br /&gt;İkinci yarı ile huzursuzluğum en üst safhaya çıkıyor. Önce deli dana gibi dolanıyorum mutfakta. Dördüncü Efes'te pes edip balkonun köşesinde yere çöküyorum. Dakika yetmişbeş olunca aklıma salonda FB TV'yi açıp karşındaki sehpaya oturma fikri geliyor. Bu arada Guiza vurdu top ağlarda .... değil diyor spiker. Mutfak dolabına yumruğu çakıyorum. Guiza'nın annesi ile birgün tanıştırılırsam aklımdan geçenlerin hesabını nasıl veririm diye düşünerek kendimi salona atıyorum. Kafam bir dünya ekrana bakıyorum. Sürekli aynı golleri gösteriyorlar, üstüne maç anlatıyorlar FB TV'de, bu da ayrı bir çılgınlık. Kafa iyi iken beş kat fazla kafa yapıyor. Bu arada kornerde kaleci boşa çıkıyor, Bekir ve top ağlarda'yı duyunca öyle bir zıplayıp bağırıyorum ki psikolog ambulans çağırmayı düşünüyor. Söylemese de biliyorum bunu düşündüğünü. Celine "Biraz abartmadın mı diyor?" Ne deseler kaldırırım. Maçı okuyarak üfleyerek bitiriyorum. &lt;br /&gt;Kendime gelince "Mutlu şampiyonluk yoktur, yoktur" diye sayıklıyorum bir süre. Daha sonra FB TV'de Ali Koç'u görüyorum. Yönetici olduktan sonra yaşlandı diye düşünüyorum. &lt;br /&gt;Sonra da amaaan be kazandık işte  bu kadar futbol manyağı yanılmış olamaz, yaptıklarımız kötü değil diye diye sızıyorum.  Kafamda "Lop lop çikilop, bisküvi krema çikilop " dönüp duruyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-812128739886063819?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/812128739886063819/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/lop-lop-cikilop.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/812128739886063819'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/812128739886063819'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/lop-lop-cikilop.html' title='Lop Lop Çikilop'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-238426207548223766</id><published>2010-04-24T18:10:00.004+03:00</published><updated>2010-04-26T09:01:54.028+03:00</updated><title type='text'>Bugün 24 Nisan Hüzün Doluyor İnsan</title><content type='html'>Atam, bugün 24 Nisan 2010. Amacım "Ah Atam vah Atam" diye ağlanmak değil. Celine dönem ödevini yapıyor. Bize yüksek sesle okuma yapıyor. Atatürk 10 Kasım 1938'de öldü kısmını okuduğunda ben ağlamaya başladım,için için. Sen öldün ya, bizler sakat doğduk Atam. Oğuz Atay'ın "Tutunamayanlar" romanında dediği gibi "Müslüman mahallesinde doğan Ortodokslar gibi ortada kaldık". İsmet Paşa ve diğerleri sen öldükten sonra herhalde böyle demek istedi diyerek birşeyler yapmışlar. Aslında s.....lar ama söylemek bana düşmez. Neyse dediğim gibi amacım ağlayıp dövünmek değil. Sen siroz hastalığından ölmüşsün. Yani çok içmişsin. Ben bugün kendi kendime insan niye alkol tedavisi görmek ister diye düşündüm. Sanırım tek cevap, içki alacak parası olmadığı ya da dünyada içki kalmadığındandır. Yoksa böyle içerseniz ölecekseniz dediler diye insan içmeyi bırakmaz. İnsan sonuçta "Ölmek için yaşar".  Neyse Atam fazla uzatmayacağım aklıma geldin bu akşam da senin için içeyim diye düşündüm. Ha unutmadan söyliyeyim; ülkenin durumu senin bıraktığından da bulduğundan da kötü. Anlayacağın çok içmek lazım çok.&lt;br /&gt;Atam son olarak görürsen Nursel'e selamlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-238426207548223766?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/238426207548223766/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/bugun-24-nisan-huzun-doluyor-insan.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/238426207548223766'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/238426207548223766'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/bugun-24-nisan-huzun-doluyor-insan.html' title='Bugün 24 Nisan Hüzün Doluyor İnsan'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-3892972663848658641</id><published>2010-04-20T21:04:00.008+03:00</published><updated>2010-04-21T15:14:29.321+03:00</updated><title type='text'>Seni Ne Çok Sevdiğimi Söylesem de Bilemezsin</title><content type='html'>Sevgili Alex,&lt;br /&gt;Geçen Cuma akşamı Trip'te Can caldı. Evet evet bizim Can. Rahmetli çok severdi Can'ı.&lt;br /&gt;O sağken niye hiç çalmadı diye sorucam şimdi, keyfimiz kaçacak. Neyse Cuma akşamı bizim tayfa eksiksiz oradaydı. Çağrı beni yazsana benim hakkımda bir şey yazsana diye söylüyor ne zamandır. Çağrı için söyleyeceğim tek şey "Dahiler yalnızdır, şimdiden alışsan iyi edersin". Bizim Zafo, Mert ve ben halay çekmişiz. Ayhan öyle dedi. Doğrudur. Ayhan ne dese doğrudur. Can benim için çalıyor diye düşündüm. Arka arkaya sevdiğim ve duymak istediğim şarkıları çaldı. Şule gün içinde Can "Ben sadece Gino'ya çalıcam" demişti dedi. Alex'im be bizim çocuklar iyidir; hem de çok iyi.&lt;br /&gt;Cumartesi ofisi saat 08.30'da açtım. Ama rüzgara karşı yeldeğirmenleri gibi ayakta sallanıyordum gün boyu. Saat üç gibi Mete beyi aradım. 'Babylon Lounge'tayım plak fuarı var dedi. "Gelirim" dedim. "Uç" dedi. Gittiğimde kapıda Emek,Tayfun, Mete demleniyordu. Ben de iki tane bira bağladım. Ben oraya gelmeden önce siftahı yoktu. Ben gidince sağlam ciro yaptı. Kendimi bereket tanrısı gibi hissettim. Ayhan ve Işıl geldi. Onlarla da makara kukara derken saate baktım, külkedisi olmadan  Planet Earth'e geri döndüm. Akşamına "İki Dil Bir Bavul" adlı filmi izledim. Aklımda kalan düşünce "İnsanlar çocuk iken sahip oldukları masumiyeti hangi noktada kaybediyor" oldu. Pazar senin oynadığın maç için Kayseri maçında yaptıklarımı aynen yaptım. Maksat Vodoo olsun. Arjantin formamı giydim. Duş çıkışı saçlarım ıslak iken kendimi Batistuta'ya benzettim. "Hadi lan ordan" dedim kendime. Silivri'ye gidip iki saat oturup döndüm. Saat 17.00'da metrobüsteydim. Zincirlikuyu durağında BJK Çarşı taraftarları durağa geldi. Mertobüsteki Fenerbahçe formalılara küfür ettiler. Tam tersi durumda  Genç Fenerliler BJK formalılara küfür ederdi. Yani hepsi aynı bokun soyu. Dünyada Fenerbahçeliler ve diğerleri yok. İyi ve kötü insanlar var Alex. Hangi formayı giydikleri ile ilgilenmiyorum. &lt;br /&gt;Vintage yeni yerinde iyi olmuş. Hatta olmuş. Dostlar vardı. İçtik söyleştik. Maça doğru yola çıktık. Mete bey "Ben asla unutmayacağım" dedi. Ben "Unutan utansın" dedim. Unutmayacağız be Alex. Unutmayı düşünmek bile ayıp. Gerçi bazen düşünüyorum da rahmetli bizim bu halimizi görse "Hadi lan ordan toplayın kendinizi" derdi. Cevabım olsun o zaman "Biz böyle iyiyiz bizi merak etme".&lt;br /&gt;Tam stada geldik. Beşiktaşlıların önünden geçerken gol sesi geldi. Biz cılız bir ses geldi, BJK attı, gol yedik diye düşünerek içeri girdik. Bir baktık sen atmışsın. Senelerdir bunun hayalini kurardık be profesör. Derby maçı ve stada girdiğimizde skor lehimize bir sıfır. Çattı, pattı, kaç attı derken maçı bitirdik. Hakemin maçtayken anlayamadığımız kararları, otçunun kaçırdıkları, Volkanın kurtarışı derken zaman geçmiş. Bu arada biz Mete ile maç iki sıfır olursa çıkacağız dedik diye Başkan çok kızdı. Maç bir sıfır bitince "Çıkamadınız size kapak olsun" dedi. Ben de "Böyle kapak hiç çıkmasın" dedim. Çıkışta Ali Ergun babayı gördük sarıldık, bayramlaştık.&lt;br /&gt;Bu maçı da sen aldın ya Alex'im Allah ne muradın varsa versin. &lt;br /&gt;Biz çok üzüldük son günlerde, sen bize o maç boyunca mutlu ettin ya Allah seni  ve aileni de ömür boyu mutlu etsin.&lt;br /&gt;Not: Bilica'ya söyle adam olsun. Ayıp ediyor.&lt;br /&gt;Not 1 : Başlık senin için.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-3892972663848658641?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/3892972663848658641/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/seni-ne-cok-sevdigimi-soylesemde.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3892972663848658641'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/3892972663848658641'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/seni-ne-cok-sevdigimi-soylesemde.html' title='Seni Ne Çok Sevdiğimi Söylesem de Bilemezsin'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1357531184870118395</id><published>2010-04-14T16:12:00.004+03:00</published><updated>2010-04-14T17:16:07.375+03:00</updated><title type='text'>The More You Ignore Me Closer I Get</title><content type='html'>Dün akşam oynanan Fenerbahçe - Manisa maçı sonrası aklıma gelen başlığı yukarıya yazdım. Federasyon kupasını 27 yıldır alamadığımız ve son 6 yılda 4. finali oynayacağımız göz önünde bulundurulursa, kupa ile aramızda böyle sado-mazo bir ilişki mevcut. Bu kadar süredir alınamaması seni üzüyor mu diye sorarsanız cevabım şudur: Çok önemli değil. Ama bu finallerden ikisini canlı olarak izlemiş biri olarak, GS'ye "İstanbul Olimpiyat Stadı"nda kaybettiğimiz finali GS haketmişti, BJK'ye "İzmir Atatürk Stadı" nda kaybettiğimize ise çok üzülmüştüm. Bizim hakkımızdı. &lt;br /&gt;Bu kupa ile ilgili duyduğum en iyi tanımlama "Federasyon Kupasının tek esprisi, Fenerbahçe'nin 27 senedir kazanamamış olması". Bloglardan birinde okudum. İlk hangisi hatırlamıyorum. O yüzden sahibinden özür dilerim.&lt;br /&gt;Finalin oynanacağı tarihlerde Mete Bey İngiltere'de olacak. GS maçlarında yaptığımız vodoo'yu yani maçı izlememe uğurunu  tek başıma Moda'da yapabilirim ya da gelmek isteyenleri beklerim. &lt;br /&gt;Son dönemde Hürriyet gazetesinde yapılan taraftar anketi ciddi rate aldı. Her yerde duyuyorum. GS taraftarının adet olarak Fener taraftarını geçmiş olması bence de olası. Ama 2000-3000 kişi ile yapılan kamuoyu yoklaması ne taraftar sayısı, ne de profili için doğru değil bence.&lt;br /&gt;Tek tip taraftar profili olması mümkün olmayan ülkelerden biri Türkiye. Taraftar olma sebepleri keskin değil. Dolayısı ile bir takımın taraftarının gösterdiği davranışın, geldiği etnik kökenin, ekonomik sınıfın aynısı diğer takımın taraftarları içinde aynı.&lt;br /&gt;"O takımın taraftarı mı fazla, bu takımın taraftarı fazla?" konusuna cevabım şudur;&lt;br /&gt;"Tek Fenerbahçe taraftarı ben kalsam da çok kalabalığım, ben yoksam tüm dünya Fenerli olsa da kimse Fenerli değildir"...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1357531184870118395?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1357531184870118395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/more-you-ignore-me-closer-i-get.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1357531184870118395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1357531184870118395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/more-you-ignore-me-closer-i-get.html' title='The More You Ignore Me Closer I Get'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1617729768100843978</id><published>2010-04-13T21:59:00.003+03:00</published><updated>2010-04-14T09:26:28.337+03:00</updated><title type='text'>16 Nisan Cuma Can Trip'te Çalıyor.</title><content type='html'>"Her Kadıköy'e gittiğinde gözünden yaş geliyor mu gerçekten ?" dedi. "Evet" dedim. "Ölenle ölünmez" dedi. "Her yaşayanla da yaşanmaz" dedim.&lt;br /&gt;Can "Abi  haftaya Cuma ben çalıyorum" dedi. "Kızımla sen evlen" demek isterdim. &lt;br /&gt;"Vay be" demişim.&lt;br /&gt;Can adı gibi candır. Mert, Başkan, Can , Emrah sadece varlıkları ile bile bana güven veren insanlar. Can çalıyorsa vardır bir sebebi. Beni seven dikkate alan herkesi beklerim. Ayrıca gelince  "Gino  ben geldim" diye bana haber edin. " Ver elini karlı dağlar aşalım bayramlaşalım" şeklinde bayramlaşalım. Dostu her gördüğümüz an bayramdır bize. Cumartesi günü bir daire gösterdim. Mühendis bir arkadaş "Ben sana  sadece %1.5 veririm %3 çok fazla" dedi. Bende "Senin aldığın para çok fazla hak etmiyorsun" desem ne hissedersen ben şimdi onu hissediyorum dedim. Siya siya gitti.&lt;br /&gt;Mete bey ile konuştuk. " Beşiktaş'ı ben bağlarım" dedi. Hakikatten bağladı. Hakiki çocuktur. &lt;br /&gt;Pazar Cevahir Debenhams'tan üç adet beyaz gömlek aldım. Geçen sefer aldıklarım kısa kollu çıkmıştı. Dikkatli seçtim bu sefer. Oradan Bershka'ya geçtik. Ya bir şey almayanı dövüyorlar ya da ........... tövbe tövbe. Böyle kalabalık olmaz. Fiyatları görünce çıkalım dedim. Çıkana kadar psikolog iki adet yara vermiş bize.&lt;br /&gt;Salı salı Mete bey aradı. "Bugün maç varmış, ben radyoya gitmesem dedi. Git git Bursa maçı gibi olabilir, şahit olma dedim"&lt;br /&gt;Neyse bir-bir'e bağladık.&lt;br /&gt;Bu yazı bu kadar. Kendinize iyi bakın. Siz bana lazımsınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1617729768100843978?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1617729768100843978/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/16-nisan-cuma-can-tripte-calyor.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1617729768100843978'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1617729768100843978'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/16-nisan-cuma-can-tripte-calyor.html' title='16 Nisan Cuma Can Trip&apos;te Çalıyor.'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-6223178286845172589</id><published>2010-04-09T10:36:00.002+03:00</published><updated>2010-04-09T10:41:25.375+03:00</updated><title type='text'>Ekaterina GAMOVA</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S77ZXlPyv3I/AAAAAAAAANw/U_3XaHxny0k/s1600/Ekaterina_Gamova_4.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 262px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5458038797578190706" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S77ZXlPyv3I/AAAAAAAAANw/U_3XaHxny0k/s320/Ekaterina_Gamova_4.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S77ZSnHBzHI/AAAAAAAAANo/3hADIC3oEt4/s1600/2009-10-23_eczaci1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 288px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5458038712178953330" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S77ZSnHBzHI/AAAAAAAAANo/3hADIC3oEt4/s320/2009-10-23_eczaci1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; İce ice baby...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-6223178286845172589?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/6223178286845172589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/ekaterina-gamova.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6223178286845172589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6223178286845172589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/ekaterina-gamova.html' title='Ekaterina GAMOVA'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S77ZXlPyv3I/AAAAAAAAANw/U_3XaHxny0k/s72-c/Ekaterina_Gamova_4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-5510882170934954177</id><published>2010-04-09T07:25:00.001+03:00</published><updated>2010-04-09T07:26:57.554+03:00</updated><title type='text'>Robert Lester ''Bobby'' ZAMORA</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S76sglRCFfI/AAAAAAAAANg/B37vfnz9vP4/s1600/180px-Bobby_Zamora,_Fulham.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 180px; DISPLAY: block; HEIGHT: 253px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5457989474178962930" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S76sglRCFfI/AAAAAAAAANg/B37vfnz9vP4/s320/180px-Bobby_Zamora,_Fulham.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-5510882170934954177?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/5510882170934954177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/robert-lester-bobby-zamora.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5510882170934954177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/5510882170934954177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/robert-lester-bobby-zamora.html' title='Robert Lester &apos;&apos;Bobby&apos;&apos; ZAMORA'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S76sglRCFfI/AAAAAAAAANg/B37vfnz9vP4/s72-c/180px-Bobby_Zamora,_Fulham.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1511515928508732762</id><published>2010-04-06T17:48:00.008+03:00</published><updated>2010-04-12T18:37:26.542+03:00</updated><title type='text'>"I don't mind if you forget me"</title><content type='html'>Celine o kadar ısrarla istedi ki,  maça götürmek konusunda başka seçeneğim kalmadı. Silivri'ye gidip araba ile onu almam gerekti. Beşiktaş'tan vapurla geçmeye karar verdik. 16.45 vapuruna bindik. Cam kenarı bir yer bulduk. Oturduğumuzda karşımda oturan kıza baktım. Tanıyorum, nerden? derken aklıma geldi. 97 Bristol. Kalkıp yer mi değiştirsek diye düşünürken, selam nasılsın ......dedim. "Aaaa nasıl tanıdın ben de seni Çelik sandım" dedi. "Yanındaki kızın mı, aaa evli misin?" faslı derken Allahtan yol bitti. Kendi kendime acaba ben Benjamin Button muyum diye düşündüm. Çünkü yaş olarak daha gençken ben çok çirkindim. Yıllar lehime işliyor. Ama ölümlüler için tam tersine işleyen bir düzenek var. O yüzden eskiden tanıdığım kadınları yıllar sonra gördüğümde yüzlerinde "Bu herif eskiden çirkin değil miydi? Ne değişmiş?" bakışını yakalıyorum çokca.&lt;br /&gt;Celine "Psikolog bundan daha güzel" dedi. Aynı fikirdeyiz, dedim.&lt;br /&gt;İçimden yanımda Celine varken hayat çok daha güzel, çok daha anlamlı diye geçirdim.&lt;br /&gt;Trip'te mola verdik. Ben "Abbot Ale" pint ile iki "Efes" içtim. Hayatımız ironi. Mete ile oturuyoruz. Vintage için yeni yer tuttuk. Trip'in sokağına yakın, daha büyük. Havadan sudan konuşuyoruz. Havada hep bir hüzün ve ürkeklik var. Bu duygunun ne zaman başladığını biliyorum. Ne zaman biteceği ise meçhul, en azından şimdilik.&lt;br /&gt;Maç öncesi Mete köfte ekmek yiyor. Stadın arkasındaki otoparkın olduğu yerde karavan ile kurulan köfte-ekmekçi ablanın yeri favorimiz. Celine'e "Açsan ye, sonra stada girince dandik köfte ekmeğe 8 TL bayılmayalım" diyorum. "Aç değilim diyor" ama aklı maçta farkındayım.&lt;br /&gt;İçeri giriyoruz. Hava güzel, gece olmamış. Özlemiş böyle havada maça gelmeyi. Gözler sahada ama akıllar Sarı Melekler'de. Koridorda hatırı sayılır sayıda insan televizyondan voleybol maçını izliyor. Bayan voleybol ile ilgimiz son birkaç seneye kadar sıfır iken, şimdi peşindeyiz her servisin. Asıl olan Fenerbahçe; Badmington takımı olsa, armayı böyle yukarılara taşısa onu da böyle takip ederiz. &lt;br /&gt;Futbol takımı sahada tam istediğimiz gibi başlıyor. Baskı, pas, şut, gözyaşı,ter, kan herşey var. "Takım aynı Liverpool" &lt;br /&gt;Gollerde Celine ayakta alkışlıyor takımı. Tribünde bu sene iki yanımızda oturan bir arkadaş var. Her kornerde "Hadi Diego" diye bağırıyor. Diego bu sefer kırmıyor. İkinci gol "Diego Lugano"dan. Arkamda oturan bir pozisyonda "Selçuk"cum deyince, arkadaşı ne zaman "Selçuk"cum oldu diyor. O da "GS ye gol attı, böyle oldu. Bugün de gol atsın Selçuğum olacak" diyor. Gülüyor eğleniyoruz. Malum günden beri ne zaman sevinsem, mutlu olsam, bir hüzün çöküyor üstüme içim sızlıyor.&lt;br /&gt;Benim annem babam Balkan göçmeni bizim hüznümüzde sevinç, sevincimizde hüzün vardır. &lt;br /&gt;Ama yine de şarkıda dediği gibi&lt;br /&gt;"Doğarken ağladı insan, bu son olsun! son!"&lt;br /&gt;65.dakikada çıkıyoruz. Taksi ile eve dönerken Celine "Kız voleybolcular ne oldu?" diye soruyor. Mesaj geliyor 3-2 kaybetmişler. Canları sağolsun diyorum.&lt;br /&gt;Güzel bir gün daha bitiyor.&lt;br /&gt;Başlıktaki şarkı Morrisey'den geliyor. Konu ile ilgisi yok bu aralar kafamda çalıyor. &lt;br /&gt;"Rejection is one thing, but rejection from a fool is cruel"  ne laf ama..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1511515928508732762?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1511515928508732762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/i-dont-mind-if-you-forget-me.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1511515928508732762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1511515928508732762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/i-dont-mind-if-you-forget-me.html' title='&quot;I don&apos;t mind if you forget me&quot;'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-866114129212979550</id><published>2010-04-03T19:48:00.003+03:00</published><updated>2010-04-04T08:47:28.279+03:00</updated><title type='text'>Mütemadiyen ağlıyorum.</title><content type='html'>Beni bilen bilir sporun her çeşidine ilgi duyarım. Sözkonusu Fener ise branş ayırt etmem. Kız  voleybol takımı Türkiye şampiyonu olduğundan beri short list'imde. Bu akşam vodoo olsun diye ilk dört seti izlemedim. Son seti izledim. Rakibin çığırtkanına , Çinli antrenörüne ettiğim küfürlerle burdan Çin'e yol olur. Son sayıya kadar tek dileğim vardı bu seri burada bitmesin, ve birgün Celine bu takımda oynasın. Kazandığımız anda ağlamaya başladım. Nurselden beri ilk ,hayatımda ikinci kez böyle ağladım. Size değer kızlar. Siz o forma için savaşın biz ölürüz.Son dönemde en sevdiğimiz tezahüratla bitirelim &lt;br /&gt; "Çooook sevdik çooooooooooooooooooooooook. Kanaryam seni canımızdan bile çok sevdik çok."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-866114129212979550?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/866114129212979550/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/mutemadiyen-aglyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/866114129212979550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/866114129212979550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/mutemadiyen-aglyorum.html' title='Mütemadiyen ağlıyorum.'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-7122173705086558861</id><published>2010-04-03T11:35:00.004+03:00</published><updated>2010-04-03T11:59:18.310+03:00</updated><title type='text'>HAYKO  CEPKİN  "SANDIK"</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/S7cDXpoYc6I/AAAAAAAAAIc/BoRspwpsIT4/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 130px; height: 130px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/S7cDXpoYc6I/AAAAAAAAAIc/BoRspwpsIT4/s320/images.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5455833178429748130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hayko Cepkin'i duruşu, taviz vermez yapısı ve samimiyeti nedeni ile çok severim. Müzikal anlamda yaptıkları otorite olmadığım için çok beğenirim diye değerlendirebileceğim çalışmalar. Teknik taktik yorumları müzikal anlamda yapmamaya gayret gösteriyorum. &lt;br /&gt;Albümde 2.şarkı "Yol Gözümü Dağlıyor" klip şarkısı olarak seçilmiş. Gerek melodi gerek sözler gerekse şu an içimde bulunduğumuz durumlar itibarı ile favorimiz oldu. Özellikle Hayko'nun "Çok Zor" haykırışları çok güzel oturmuş. &lt;br /&gt;3.Şarkı "Gelin Olmuş" Girişten itibaren parayı alır. " Dağ dağ üstüne yol su gök derdime" kısmı favorim.&lt;br /&gt;4.Şarkı "Balık Olsaydım" da geçen  "Seninde bugün bir derdin var. Bunu bilmek malesef şeyimde değil" hayat mottomuz olabilecek kadar açık. Bu sözü Hayko söyleyince anlamlı oluyor. Adamın dış görünüş ve etnik köken olarak dertleri nedeni  ile başkasının dertleri ile ilgilenmemesi kadar normal bir şey olamaz:)&lt;br /&gt;"Kaç Kurtul" haykırışları 10 üzerinden 10.&lt;br /&gt;6.Şarkı " Doymadınız" da bulunan "Kan" vokalleri tek başına şarkıyı dinletir.&lt;br /&gt;Yukarıda yorumladığım şarkılar benim için öne çıkanlar. 5. ve 7. şarkılarıda seviyorum, ama ikincil sıradalar.&lt;br /&gt;Sonuçta adamım Hayko yine başarılı bir albüm yapmış. "Rock isyandır, başkaldırıdır, öteki olmaktır" duyguları bu albümde fazlası ile anlatılıyor. Kesinlikle bir tane edinin.&lt;br /&gt;Ben Türkiye de çekilmiş  filmleri sinemada izlemeyi , Türkiye de yapılmış albümleri satın almayı sürdürüyorum. Size de tavsiye ederim.&lt;br /&gt;Not: Hayko albümü yapan  şirketle görüşse bugüne kadar yaptığı albümleri LP olarak piyasaya sürse ne güzel olurdu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-7122173705086558861?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/7122173705086558861/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/hayko-cepkin-sandik.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7122173705086558861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/7122173705086558861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/04/hayko-cepkin-sandik.html' title='HAYKO  CEPKİN  &quot;SANDIK&quot;'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/S7cDXpoYc6I/AAAAAAAAAIc/BoRspwpsIT4/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-4128452430852370841</id><published>2010-03-30T20:56:00.003+03:00</published><updated>2010-03-30T21:38:15.970+03:00</updated><title type='text'>HERCAİ</title><content type='html'>Pazar günü saat 12.oo am evdeyiz. Celine ve psikolog "Bizi Cevahir'e bırak sonra serbestsin" diyorlar. Cevahir de yer sarı gök kırmızı. Seviyorum kırmızıyı. Heyecanı hissediyorum. Ama tek yumurta ikizi hain evlat Ökkeş gibiyim. Zıttını seviyorum çoğunluğun. Arabaya biniyorum , radyoyu açıyorum. "Gel yarim ol , sevdalım ol diyor"!!!!  "Siktir Çelik" kapatmalıyım diye düşünüyorum. Şeytan dürtüyor, açıyorum camları sesi de sonuna kadar. Görenler aaaaa derken el sallıyorum. Ulan diyorum desinler ki Çelik Getz'e biniyor. Kendi şarkılarını dinliyor. &lt;br /&gt;Metrobüs ile geçiyorum. Kadıköy papatya tarlası gibi. "Türkiye ne Türkiye'dir Türkler'e ne Türkistan. Kadıköy'dür kurtarılmış vatan. " dizelerini yazıyorum. Avunduk dinlenme tesislerindeyim. Efes ile Fenerbahçe sponsurluk anlaşmasını 2 yıl uzatmış. Katkıda bulunmak için destek kıtaları istiyorum marketten.&lt;br /&gt;Mete "Bak ne çalıcam" diyor. "Honey if you're  looking for love, I'm tougher then the rest " duyunca , "Bruce" diyorum. "Camera Obscura yorumlamış". diyor.&lt;br /&gt;Cem ile Esen geliyor. "Dost dost diye nicesine sarıldım" diyorum. Esen farklı parlıyor. "Nedir?" soruyorum. "Artık Üniversite'de hocayım". diyor.&lt;br /&gt;Arkadaş dost candır. "Sana gelen bana gelsin" diyorum. Mutluyum mutlusun mutlu.&lt;br /&gt;İki saat her türlü memleket meselesinden konuşuyoruz. Sonunda Mete televizyonu açıyor. NTV spor alt yazı geçiyor. GS 0 FB 1. Rıdvan gülmüyor. Ama çocuklar gibi şen.&lt;br /&gt;Biz akınlarda çocuklar gibiyiz. İki senedir Ali Sami Yen'de maç olduğunda Mete bey ile tv ,radyo, cepler kapalı oturuyoruz. Çünkü gerek Fener kötü, gerekse bizim midemiz kaldırmıyor maçı izlemeye. &lt;br /&gt;Maçtan önce çokca tartışıldı. Fenerliler Özhan abi'nin cenazesini alkışladılar. GS'liler Fener'i alkışlar mı diye. Ulan dedim  nasıl bir ölü sevicilik bu insan insanın dirisinden bu kadar mı korkar.&lt;br /&gt;Not: Araba radyosunda çalan Çelik şarkısı "Hercai" idi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-4128452430852370841?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/4128452430852370841/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/hercai.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4128452430852370841'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4128452430852370841'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/hercai.html' title='HERCAİ'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-930738196957256661</id><published>2010-03-24T11:53:00.008+02:00</published><updated>2010-03-24T15:56:17.940+02:00</updated><title type='text'>Yol Gözümü Dağlıyor</title><content type='html'>Sevgili Hayko, &lt;br /&gt;Cumartesi günü metrobüsten indim. Yaklaşık 20 gün sonra ilk defa Trip'e doğru çıkıyordum. Bir yandan kafamdan "Yol Gözümü Dağlıyor" dinliyordum. "Yol gözümü dağlıyor ağlasan da boş" derken ağlamaya başlamışım. Trip'e girince arkada oturan Mert'i görünce anladım. Havadan sudan konuşmaya çalıştık. Ama senin şarkıda bağırdığın gibi "Çoooooooooooooooooooooooooooook Zooooooooooooooooooooooooooooooor" hele bir daha, imkansız. Neyse maça girdik. Mete bey olmadığı için erken girdik. Eğer Fenerbahçe'nin oynadığı futbol ise, ben bugüne kadar yanlış öğrenmişim bu oyunu. Bursa'ya İstanbul'da yenildiğimizden beri takım ne yaptığını bilmiyor. Bence takımın sorunu birlikte hareket edememek. Kimse arkasındakine güvenemiyor, ilerdekine biz bile güvenmiyoruz:). Takım oyunları, adı üstünde takım olarak birlikte oynanıyor. Bireysel performans takım halinde hareket edildiğinde değerli. Fenerbahçe'de ne bireysel, ne toplu performans yok gerçi. Otçu bir gol attı bu arada, yok böyle bir gol. Olmadığını ikinci yarıda daha kolay bir pozisyonda topu taca kadar atarak kanıtladı. İlk yarı oynanırken tribündeki bir takım insanlar önümüzde pankart açmaya çalıştı. "Ne bu?" dedim "Evlenme teklifi" cevabını duyunca "Dur yardım edelim de belasını bulsun dedim". Maç boyunca pozisyona girmeden maçı kazandık. Çıkışta "Mert iki maç arka arkaya geldin" dedim. "Ama toplamda bir maç izleyemedim " dedi. Doğru tespit.&lt;br /&gt;Dönüşte bir gün önceden kararlaştırılmış Trip toplantısına gittik. Mete hariç tüm tayfa oradaydı. Hüzün yerini tedirginliğe bırakmış gibi geldi bana. Herkes birbirinden güç alıyordu. Normal şeylerden konuşmaya, herşey eskisi gibiymiş yapmaya çalıştık. Tam öyle de değil, yani eskisi gibi yapmaya çalışmak da değil, sanki üstesinden gelmek daha doğru. &lt;br /&gt;Ben 23.30'da döndüm eve.&lt;br /&gt;Psikolog TV karşısında uyuyakalmıştı.&lt;br /&gt;Ben haberlere bakarken Başbakan "Türkiye'de 100.000 kaçak Ermeni var. Onları sınırdışı mı edelim" dedi. Bence öyle bir şey yapmasınlar Hayko. Sen Ermenistan'da ve diasporada yaşayan tüm Ermenileri çağır. Gelsinler, görsünler, tanısınlar bizi. Bizler de etten kemikten insanlarız. Acılar çekiyoruz. Hayatımız çok zor. Hakim ve yöneten sınıflar haricinde yoksul ve vicdanlı insanlarız. Acı paylaşmayı biliriz. Ayrıca maddi olarak bir şeyimiz yok. Olanlar korkuyordur, sizinkiler bir tazminat talebinde bulunur diye. Benim gibi olanlar harama, başkasının olana el hiç uzatmadık. O yüzden dediğim gibi gelin kucaklaşalım, birbirimizi anlayalım, anladıkça severiz.&lt;br /&gt;Neyse Hayko şimdilik bu kadar. Bu arada medyada okuyup duyuyorsundur. Birinin karısı ölmüş diye. Ne kadar acıklı bir olay diye. Ama ne hikmetse kızın adı pek dönmüyor ortada, o yüzden ben sana yazıyorum şimdi, kızın adı NURSEL'di. &lt;br /&gt;"Çoooooooooooooooooooooooooooook Zoooooooooooooooooooooooooooor"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-930738196957256661?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/930738196957256661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/yol-gozumu-daglyor.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/930738196957256661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/930738196957256661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/yol-gozumu-daglyor.html' title='Yol Gözümü Dağlıyor'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-6440793199320024858</id><published>2010-03-18T16:07:00.004+02:00</published><updated>2010-03-22T15:27:11.384+02:00</updated><title type='text'>Hiçbir şey gece kadar rahatsız etmiyor...........</title><content type='html'>Pazar günü Schumi'yi izlemeden önce 6 adet Efes kış birası almaya gittim. Dönüşte önümden giden araba karşıdan gelen arabaya yol vermek için sağa girdi. Ben de doğal olarak arkasına. Araba geçtikten sonra öndekinin hareket etmesini beklerken öndeki hareket etti. Ama öne değil arkaya doğru. Ben herhalde beni görüyordur, duracaktır derken yaklaşmaya devam etti. Kornaya asıldım. Bana çarptı ve durdu. Ben bir şey olmadığını bildiğim ve uğraşmak istemediğim için arabadan inmedim. Öndeki arabadan karikatür gibi bir amca indi ve bana :&lt;br /&gt;" Arabamun arkasinda ne arisun?" dedi&lt;br /&gt;"Amca senin arabanın arkasında durulmaz diye bir kural mı var?" dedim gülerek.&lt;br /&gt;"Ne barisun silahımı çekip furim mi seni" deyince yine gülerek "Git silahını al gel ben beklerim vur" dedim. "Sen çok dik duraysun bizim oraların çociğu misun?" deyince ben sıkıldım ve "Hadi amca geçmiş olsun ben gidiyorum" dedim. O da sanki haklıymış ve affetmiş gibi "Tamam, tamam" dedi. Eve giderken ulan bu ülkede yaşamak zorunda kalmak için önceki yaşamımda nasıl bir suç işledim acaba dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RTL'in açıklamasına göre geçen yılın ilk F1 yarışını canlı yayında seyreden kişi sayısı beş milyon iken bu sene bu rakam onbir milyon olmuş, Schumi farkı. Bende TV başındaydım. Schumi yoksa F1 yok. Hayatın kendisi gibi F1'de fark yaratan biri varsa ve içinden onu alırsan anlamsızlaşıyor.Schumi 6. oldu. Ama sonuncuda olsa orda olması yeterli idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Semih Kaplanoğlu'nun üçlemesinin ikinci filmi olan Süt'ü izledim. Benim beğendiğim bir türde film. Biraz fazla sembolizm ve göndermeler var gibi geldi. Bu benim fikrim, otorite değilim. Oyunculuklar, çekimler harika. Film çekmek özellikle Türkiye'de deli saçması bir şey. Büyük cesaret istiyor. O yüzden ben kötü bir film için bile kötü konuşmam. Ama Süt iyi, on üzerinden yedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülkede Diyarbakırspor'un başına ne zaman kötü bir olay gelse, Diyarbakır ülke bütünlüğü için kümede kalmalıdır lafı kadar saçma bir söz yok bence. O zaman benim görüşüme göre ülke ve benim bütünlüğüm için de her sene Fenerbahçe şampiyon olmalıdır.Galatasaray'ın kendi evinde oynadığı son maçta bir seyirci kapalıdan aşağı atıldı. GS'a saha kapatma ya da tarafsız sahada oynama cezası verileceği konuşuluyor. Öncelikle bir Fenerli olarak GS'yi yeneceksek Ali Sami Yen'de taraftarının önünde olmasını tercih ederim. Yenileceksek nerede olduğu farketmez. İkincisi GS kombinesi olan bir taraftar olsam şu an o olaya yol açanları öldürmek isterdim. İki salak yüzünden bir sene beklediğim maçı izleyememe ihtimali beni çıldırtırdı. Şu kanunu düzenlesinler artık eylem bireysel ise ceza da bireysel olsun. İki salak yüzünden saha kapanmasın. Şimdi Federasyon tam sıçtı, ceza vermese eyyam, verse GS camiası tepelerine çöker. Ağır para cezası ile geçiştirecekler bence. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün altı ay önce, tek yaşayan orta yaşlı bir adama daire kiraya verdiğim binanın yöneticisi aradı. "Beyefendi bu kiracının akli dengesi bozuk sürekli içip, herkese bağırıp duruyor" dedi. "Siz de için" diyecektim, Dr. musunuz dedim. İSKİ'den emekliyim dedi yönetici. "Anladım o zaman Dr. ya da polis çağırın, anlamadığınız işler hakkında da yorum yapmayın" dedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam yatak odasına gittim yattım. Odada benim dışımda bir çok canlı daha varmış gibi hissettim. Uyuyamadım. Salona döndüm. Sızmışım. Bir şey sanki beni dürttü. Uyandım odaya döndüm. Oda boşalmıştı sanki. Uyudum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam vişne şarabı ile başlamıştım. Bitti. Biraz cin buldum kola ile bitirdim. Uyurum birazdan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli düşünceler geçiyor beynimden , fon müziği Replikas'tan " Hiçbir şey gece kadar rahatsız etmiyor" yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-6440793199320024858?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/6440793199320024858/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/hicbir-sey-gece-kadar-rahatsz-etmiyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6440793199320024858'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/6440793199320024858'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/hicbir-sey-gece-kadar-rahatsz-etmiyor.html' title='Hiçbir şey gece kadar rahatsız etmiyor...........'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-4753946081668866739</id><published>2010-03-16T11:37:00.002+02:00</published><updated>2010-03-16T12:12:43.447+02:00</updated><title type='text'>Ortaya karışık</title><content type='html'>- Fener`den yüzümüz gülmedi Hamburg`u tutalım , hem Van the man Nistelrooy`u da aldılar dedik. Sağolsunlar Fener`i aratmadılar 6 maçta 1 galibiyet aldılar. Şampiyonlar Ligi bile hayal oldu.Hamburg Bundesligadan düşmeyen tek takım falan ama bu şehrin asıl takımı St. Pauli dedik. Hem solcuların takımı ,hem de başkanları sibop vardır bir kerameti diye düşündüm ama Bundesliga ya çıkmasına kesin gözüyle bakılan takım 3 duruma düştü şu an. Onları da ikinci ligde tutacağım herhalde. Adamların manyak taraftarı var , bir maçlarına gitmek istiyorum ama bilet bulmak imkansız.&lt;br /&gt;Adamlar 2 milyon Euro bedelle Nistelrooy`u aldılar hala mutlu değiller. Tabii Guiza gerçeğiyle yüzleşmediklerinden herhalde. Burada spor programının sponsoru bira markasıysa babalar hem yorum yapıyor hem kafayı çekiyor. Tam bizlik ortam , yorumlar Türkiye`yi aratmıyor.75 yaşındaki Udo Lattek birayı çekince Nistelrooy için ' 2000 model Porsche de hala güzel ama önemli olan motor ' tadında bir yorum bile yaptı.&lt;br /&gt;Bu arada Gino helal olsun , tek satır yazı yazdın Real`i eledin .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 1 haftadır Schumi ile yatıp kalkıyorduk. Yok 3 gün kaldı , yok 1 gün kaldı falan diye.6. oldu da rahatladık. Arkadaşlar adam F1`i öyle popülerleştirmiş ki , ben size söyleyim yakında eğer milliyetçi kaygılar olmazsa arabaların yarısından çoğunu Alman pilotlar kullanır. Alttan anormal adam geliyor. Daha bisiklete zor binecek bebeler her hafta sonu liglerde yarışıyor.&lt;br /&gt;Oysaki Nowitzki`nin hiç bir etkisi olmamış . Ulan dünyanın en iyi 5 basketbolcusundan biri Alman , adamların umurunda değil.Buradaki basketbol liginin adı da Beko Basketbol Ligi .Anlayın artık gerisini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada Mehmet Scholl Rıdvan Dilmen ( yorumcu olarak ) , Mesut Özil ise Arda Turan muamelesi görüyor.Guiza ile aynı para olan Robben`in tek başına Bayern`i şampiyon yapması konusuna hiç girmeyeceğim sizin de siniriniz bozulmasın.&lt;br /&gt;Bu arada Graffite , Grafiç , Guiza ise Huita diye okunuyormuş.&lt;br /&gt;Oğlanı 2 gece hastaneye yatırdık ,  her tarafını bir de biz kontrol edelim dediler. Ama Çapa gibi değildi hiç sıkıntı çekmedik Biz Çapa`ya 2 bavulla gitmeye alıştığımız için ne getirelim özel olarak falan deyince şaşırdılar. Bez , emzik ,biberon bile getirmeyin herşeyi biz veriyoruz sadece kıyafet getirin deyince inanamadım. Biz İstanbul`da Hocayla bir dakika konuşmak için yaklaşık 5 saat beklediğimiz için , profesör beni bekleme salonunda karşılayınca ödüm patladı , kötü birşey söyleyecek zannettim meğer adam nezaketinden yapmış .Hastanede anne ve çocukların kaldığı katın bir üst katı babalara tahsis edilmiş . Biz saplar orada kaldık , inanılmazdı. Çocuklar uyuyunca odaya çıkıp bira içerek texas hold-em oynadık.&lt;br /&gt;Sonuçta maşallah oğlanda bir sıkıntı yok şimdilik.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-4753946081668866739?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/4753946081668866739/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/ortaya-karsk.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4753946081668866739'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4753946081668866739'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/ortaya-karsk.html' title='Ortaya karışık'/><author><name>plugger</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17302707675488799289</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-8985918941532805259</id><published>2010-03-16T11:18:00.002+02:00</published><updated>2010-03-16T11:34:22.441+02:00</updated><title type='text'>Başınız sağolsun</title><content type='html'>Biz Saint-Joseph`lilerin kendi aramızda kullandığımız bir mail zinciri var.Oradaki mesajlarda benden küçük aziz yusuflu bir kardeşimizin eşinin  beyin kanaması sonucu hayatını kaybettiği haberi geldi.Ben Kaan`ın yazar olduğunu falan da bilmiyordum. Linkleri takip ederek Palmares resminden Kaan`ın kim olduğunu hatırladım ve eşi için yazdıklarını okumaya koyuldum .Eşinin isminin Nursel olması ve tam bizim kafada olması sebebiyle yavaş yavaş büyük resimden şüphelenmeye başladım ama artık o kadar da değildir diye düşünüyorum. Nursel`i hayatımda da hiç görmedim , gördüysem de Gino`nun yanında falan, hatırlamıyorum.İnsanın hep mi korktuğu başına gelir anasını satayım  . Bugün bloğa girince acı gerçekle yüzleştim.Bıktım artık hayatı , Lille maçında Bilica faulü yaptığı anda golü yiyeceğimizden emin olmuş  bir şekilde beklemekten.Gino nisan başında eve taşınıyorum istersen bir kaç gün gel , kafan dağılır.&lt;br /&gt;Tekrar hepinizin başı sağolsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-8985918941532805259?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/8985918941532805259/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/basnz-sagolsun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/8985918941532805259'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/8985918941532805259'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/basnz-sagolsun.html' title='Başınız sağolsun'/><author><name>plugger</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17302707675488799289</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-2456029781466535079</id><published>2010-03-16T00:27:00.002+02:00</published><updated>2010-03-16T00:35:43.863+02:00</updated><title type='text'>Yine Yeni Yeniden</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S560js-GW8I/AAAAAAAAANY/l74cKHMUCR4/s1600-h/Michael-Schumacher-001.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 192px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5448991124624923586" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S560js-GW8I/AAAAAAAAANY/l74cKHMUCR4/s320/Michael-Schumacher-001.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;F1'in efsane ismi Shumi yine yeni yeniden aramızda..&lt;br /&gt;3 yıl aradan sonra başka hiç kimse beni,ajanım Gürkanı vede tabiki Ginomu tekrar ekran başına oturtamazdı.Her ne kadar hafta sonu koşulan Bahreyn yarışında 7. başlayıp 6. olarak bitirebilsede, biz yinede Shumi'nin Mercedes GP takımına çok şey katacağını vede takımı geliştireceğine inanıyoruz.&lt;br /&gt;Farkındamısınız,başladı bile....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-2456029781466535079?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/2456029781466535079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/yine-yeni-yeniden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2456029781466535079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2456029781466535079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/yine-yeni-yeniden.html' title='Yine Yeni Yeniden'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S560js-GW8I/AAAAAAAAANY/l74cKHMUCR4/s72-c/Michael-Schumacher-001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-2750084691919505403</id><published>2010-03-16T00:02:00.003+02:00</published><updated>2010-03-16T00:17:09.075+02:00</updated><title type='text'>Bando ESES</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S56utfNoAjI/AAAAAAAAANQ/mVOqM5bNa2g/s1600-h/resim012y.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 213px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5448984695660872242" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S56utfNoAjI/AAAAAAAAANQ/mVOqM5bNa2g/s320/resim012y.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Türkiye'nin ilk ve tek taraftar bando takımı;Bando ESES..&lt;br /&gt;Anadolu'nun yıldızı Eskişehirspor taraftarları, bir ilke imza atarak izleyenleri ve dinleyenleri büyülüyor.Gönüllü taraftarlardan kurulan bu bando takımı yaptıkları şovlarla tribünlere renk katıyorlar.Bu nasıl bir ahenktir,nasıl bir çümbüştür,aman Allahım.Süpersiniz.&lt;br /&gt;Zaten hali hazırda Eskişehir kenti ve takımını seven bendeniz, bu organizasyonu gerçekleştiren herkesi tebrik ediyorum.Hele bide en son kendi sahalarında cin con'u yendiler yaa..Helal olsun diyorum..&lt;br /&gt;Es es es ki ki ki,eski eski es...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-2750084691919505403?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/2750084691919505403/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/bando-eses.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2750084691919505403'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/2750084691919505403'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/bando-eses.html' title='Bando ESES'/><author><name>siyavuş10</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05777306645860608103</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_kHlah3bCT_Y/S56utfNoAjI/AAAAAAAAANQ/mVOqM5bNa2g/s72-c/resim012y.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-1272261443809433779</id><published>2010-03-14T11:52:00.005+02:00</published><updated>2010-03-15T09:08:22.677+02:00</updated><title type='text'>Tutamıyorum Zamanı</title><content type='html'>Emlakçı olmak en az diğer işlerde çalışmak kadar kötü. Aslında daha kötü de şimdi herkes kendi işinin ne kadar kötü olduğunu anlatmasın diye öyle dedim. Cumartesi çalışmak, Pazar daire görmek isteyenler olması ve çalışmıyorum dediğimde suratlarındaki hayret ifadesi bile ne kadar siktiri boktan bir iş yaptığımızın yeterli kanıtı aslında. Dün bir mal sahibi bana hiç para almadan yaptığım bir kontrat hakkında kendini aldatılmış hissettiğini söyledi. Hanımefendi suç kocanızda demeyi çok isterdim. Ama ben babamla kardeşimin yanında işçiyim ve bakmak zorunda olduğum bir ailem var. Yoksa dün ilk iş Atatürk Havalimanına gider yetişebildiğim Londres uçağına binerdim. &lt;br /&gt;Avunduk ile Facebook'ta yazıştık. Keyfi yok, anlayabiliyorum. Zaman herşeyi yoluna koyar diye umut ediyorum. Yalnız sadece kendime yetecek kadar umudum bile yok bu aralar kimseye umut veremiyorum. Bu aralar bana sorulan her soruya bilmiyorum cevabı vermek istiyorum. Gerçekten hiçbir şey bilmiyorum. Bu travmadan aldığım ders: Sen bir bok değilsin Cüneyt ve hiçbir bok bilmiyorsun.&lt;br /&gt;Akşam Fener maçı vardı. Bu aralar yeteri kadar derdimiz yokmuş gibi bir de Fener eklendi. Eskiden maç akşamlarını sevinçle beklerdim. Şimdilerde ise "Anan öle Daum, yetim kalasın Aziz" şarkısı eşliğinde bekliyoruz.Yenilmez mutfakta dinleyeceğim. Celine bende ödev yapacağım diye yanıma geliyor. Mütemadiyen konuşuyor. Bir ara spiker Gençlerbirliği 0 Fenerbahçe 0 deyince "Yuuuuuuh" diye bağırıyor. "Ne oldu?" diyorum. "Fenerbahçe'ye 0 diyemez, o yüzden bağırdım" diyor. "Bu salaklar bu futbol ile 0 bile değiller" demem lazım diyemiyorum.Deivid bir gol kaçırıyor maç başında, bir dahakine atarız diyorum. Eski dostum Jack ile dertleşiyoruz. İkinci kadehte Jack bitiyor. Bende psikolog sevgilime aldığım çilek şarabına bağlanıyorum. İnsan sonsuz içer bu şaraptan,tam bir tuzak. İkinci yarı Celine gidiyor. Hah şimdi olur, şimdi olacak derken maç bitiyor. Radyodan dinlediğim kadarı ile Mehmet Topuz, Deivid, Gökhan Ünal, Wederson, Christian hiçbir şey oynamadılar. Daum Christian'ın yerine Deniz'i alınca rengini belli etti. Aman gol yemeyelim rengi. Maç bitince akşam arkadaşları ile dışarı çıkmasına izin  verilmeyen genç kız gibi salonda ellerimi bağlayıp,  somurtarak oturuyorum. Bu sene bir daha maça gitmeyeyim, izlemeyeyim, hatta seneye kombine almayayım diye düşünürken Başkan aradı. "Gino maç ne oldu? " diye sordu. Sesi neşeli idi. "Boşver maçı, canını sıkacak sebep mi arıyorsun dedim. 0-0 diye ekledim" Başkan güldü telefonu kapadık. Televizyonda ilk defa Dexter izledim. Arkasından Nip Tuck'ta Christian'ın yeni bir ablayı domalttığını gördük. Uyumuşum.&lt;br /&gt;Sabah kalkınca aklıma biz Fenerlilerin cezası kendimizi dünyanın en büyük takımının taraftarı sanmamız, takım hiçbir bok oynamasa da kazanır, hep şampiyon oluruz, dokunulmaz, yenilmez erişilmeziz sanıyoruz, düşüncesi geldi. Lanetimiz bu olsa gerek. GS ve özellikle son dönemde BJK'liler de bu moda girmeye başladılar. Uyarması benden yol yakınken bırakın bu işleri sonrasında insan çok yoruluyor.&lt;br /&gt;Şarkımız Aziz Yıldırım, Daum ve futbolculara gelsin.&lt;br /&gt;"Kaaaaaaaaaaal gittiğin yerde mutlu ol"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-1272261443809433779?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/1272261443809433779/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/tutamyorum-zaman.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1272261443809433779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/1272261443809433779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/tutamyorum-zaman.html' title='Tutamıyorum Zamanı'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-8361032151091359848</id><published>2010-03-10T18:34:00.006+02:00</published><updated>2010-03-11T09:27:27.084+02:00</updated><title type='text'>Pis Moruk İtiraf Ediyor.Şarap Lekeli Defterden Bölümler</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/S5fMzmMKxhI/AAAAAAAAAIU/U7NOzYL8vAI/s1600-h/images.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 80px; height: 115px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/S5fMzmMKxhI/AAAAAAAAAIU/U7NOzYL8vAI/s320/images.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447047461124883986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;18 yaşında iken The Doors dinleyip Bukowski okuyordum. Amacım dışı Jim Morrison, içi Bukowski olan bir adam olmaktı. 40 yaşındayım. İçim sütlaç, dışım Çelik'e benzedi. Bukowski'nin yeni kitabı yayınlanmış. 18 yaşında bana yaşama gücü veriyordu. 40 yaşında bir kez daha ve tam zamanında karşıma çıktı. Tesadüf değildir. Bukowski severseniz okuyun, okumadıysanız deneyin. Sevmiyorsanız taş olun.&lt;br /&gt;Son söz benden olsun.&lt;br /&gt;"Çoktan seçmeli hayat sınavında tüm şıklar içmek ise benim cevabım e hepsi olsun."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-8361032151091359848?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/8361032151091359848/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/pis-moruk-itiraf-ediyorsarap-lekeli.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/8361032151091359848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/8361032151091359848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/pis-moruk-itiraf-ediyorsarap-lekeli.html' title='Pis Moruk İtiraf Ediyor.Şarap Lekeli Defterden Bölümler'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_e4ZB-qvES4E/S5fMzmMKxhI/AAAAAAAAAIU/U7NOzYL8vAI/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6641439975602797230.post-4685474543462680729</id><published>2010-03-08T10:41:00.008+02:00</published><updated>2010-03-09T18:00:41.541+02:00</updated><title type='text'>The Side I'll Never Show</title><content type='html'>Babaannemin lafıdır, Allah verdi, Allah aldı. Bir günden fazla ağlamak günahtır. İnançlı ve akıl sağlığını korumak isteyen biri olarak ben de uydum bu görüşe. Cumartesi günü Mete bey ve Sister Müge'yi havaalanına bıraktım. Kendimi Real Süpermarket'e attım. Alışveriş merkezlerini değil ama süpermarketleri çok seviyorum. Saatlerce kalabilirim. Hatta reyon sorumlusu olarak çalışmaya gönüllüyüm. Alışveriş yaparken yakınımdan "Aaa o galiba" ladını duyunca birileri Çelik sandı diye düşündüm ve kafamı kaldırmadım. "Cüneyt" sözünü duyunca irkildim. Bana Cüneyt denmesine alışık değilim. Gino, Ginola, Cüno bunlar alışık olduğum hitaplar. Bizim kuzen ve ailesi karşımda duruyordu. Akşama film izlemeye karar verdik. Film alma işi bana kaldı. Yahşi Batı, Recep İvedik 3 (Evet biliyorum siz izlemezseniz ama kafa dağıtmaya ihitiyacım var, ben izlerim), Neşeli Hayat sıralaması ile DVD'ciye (çakma) gittim. Hayatımda hep başıma geldiği gibi son tercihimi tutturdum. Neşeli Hayat'ı izledik. 10 üzerinde 6 verdim. Yılmaz Erdoğan'ın Bolulu aksanı çok kötü, dediklerinin yarısı anlaşılmıyor. Oyuncular biraz zayıf kalmış. Film bir yıldız çıkaramamış bence. Görüntüler, mekan seçimleri başarılı. Senaryo sınıfı geçer. Ama şaşırtmıyor ya da naiflik sınırı vasatın altında kalıyor. Başarılı bölümleri var. Sınıfı bu sayede geçiyor. Kötü diyemeyeceğimiz ama iyi de diyemeyeceğimiz bir film olmuş. Söz konusu Yılmaz Erdoğan olunca beklenti artıyor. Benim tavsiyem yine de bir kaç yıldız oynatsın filmlerinde. "Çok Güzel Hareketler Bunlar" ateşte fazla kaldı ve yandı bence. Dönüşüme uğramak, kendi başlarının çaresine bakmak zorundalar yine bence.&lt;br /&gt;Cumartesi gününü perşembe, cuma gibi içkisiz tamamladım. Bu arada adı geçen üç gününde toplam 30 saat uyumuşumdur. Cumartesi akşamı Real maçını izledim mi? Evet, izledim. Ronaldo'yu sevmezdim. Bu maçtan sonra hala sevmiyorum ama saygım arttı. Bu maçın sonunda aklıma şu düşünce geldi. "Barca şöyle Barca böyle diye atıp tutuyoruz, Real'i de itin götüne sokuyoruz ama ligde aynı puandalar, Şampiyonlar liginde aynı turdalar. Yani kafamızda yarattığımız imaj doğru değil" &lt;br /&gt;Pazar günü Celine hanım "Alice Harikalar Dünyasında" filmine gitmek istedi. Cevahir'de 3D gidelim dedik. Ama bilet bulamadık, eve döndük götümüze baka baka. Ben Fener maçı için Mert, Zafo ve Başkan ile sözleştim. Celine gitme diye ısrar edince, gitmemeyi düşündüm. Ama kartlar bende olduğu için 18.15'te metrobüsteydim. Maçtan önce bugün maça gelenler arasında yapılacak çekilişle Ford Fiesta verilecektir anonsunu duyunca madem başımıza bir felaket geldi, bir de tam tersi gelir herhalde diye heveslendim. Çocuklara da eğer bu bana çıkarsa arabayı satarız, parası ile de bizim tüm çocuklarla İngiltere'ye gidip içeriz dedim. Çıkmadı. Maça gelince takım istekli başladı. Antalya düşene bir tekme de ben vurayım diyerek üstümüze gelince, Saraçoğlu'nda kontrataktan gol yeme fantezisine maruz kaldı. Pembe Panter Ömer'in can sıkıcı zaman geçirmeleri yıllardır demode olmuyor. Bir hakemin cezalandırdığını göremeden futbolu bırakacak sanırım. Forveti Veysel-Necati Ateş olan takımdan gol yenmez, nitekim Fener de yemedi. Emre, Santos, Lugano iyi,  Wederson, Guiza gayretli idi. Bence bu Guiza gerçekte okçu. Aynı zamanda futbol da oynuyor. Ek iş olarak bayağı iyi oynuyor. Takımın son dakikalarda geri çekilmesi iki pas yapamamasını artık midem kaldırmıyor. Tribünler takımdan on kat daha iyi idi. Destek miktarı ve zamanlaması harika idi.&lt;br /&gt;Eve döndüm. Bir kadeh Jack koydum televizyona bakarken psikolog sevgilim senin bir başkası ile bu kadar iyi arkadaş olabilmen gücüme gitti aslında dedi. Kıskanmak değil ama, keşke ben bu kadar yakınında olsaydım dedi. Ben de ona, bir ben var bende benden içeri yazısını oku dedim. Ama sonuç olarak ben sana rağmen değil seni sevdiğim için senleyim ve bu evdeyim dedim. Bir daha yazayım, benim birden fazla kişiliğim ve arkadaş çevrem var, beni ben yapan bu çeşitlilik. Sonuçta tüm kişiliklerimin toplandığı nokta sensin sevgili psikolog rahat ol lütfen.&lt;br /&gt;Sonra da aklıma Dream Syndicate  "The Side I'll Never Show" şarkısı geldi. Bu yazıyı yazdım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6641439975602797230-4685474543462680729?l=brunoginobili.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://brunoginobili.blogspot.com/feeds/4685474543462680729/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/side-ill-never-show.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4685474543462680729'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6641439975602797230/posts/default/4685474543462680729'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://brunoginobili.blogspot.com/2010/03/side-ill-never-show.html' title='The Side I&apos;ll Never Show'/><author><name>Cüneyt Kaşeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10877116720630914816</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry></feed>
